?>

Bayram: barışın, kardeşliğin ve umudun günü…

Selim Toprak

1 yıl önce

Bayram denildiğinde çoğumuzun aklına çocukluğumuzun o tatlı telaşları gelir.
Evlerde günler öncesinden başlayan temizlik, bayram sabahına kadar süren hazırlıklar, mutfaktan yükselen mis gibi yemek kokuları…
Mahallede dostlukla paylaşılan şekerler, akrabaların el öpme karşılığında avuçlarımıza bıraktığı harçlıklar…
O günlerin coşkusu ve neşesi hafızalarımızdan silinmez.
Bayram demek, sevginin ve paylaşmanın en güzel haliyle yaşandığı, zamanın bile daha yavaş aktığı o kıymetli anlar demektir.
Ama bugün bayramı karşılayışımız bambaşka…
Dünya, kaosun ve acının girdabında savrulurken, savaşın gölgesi bayramların üzerine düşüyor. Bir yanda bayram sofraları kurulurken, diğer yanda açlıkla sınanan milyonlar var.
Bir yanda çocuk kahkahaları yükselirken, diğer yanda bombaların gökyüzünü parçaladığı topraklarda çocuklar korku içinde titriyor.
Bayram sabahına, sevdiklerine sarılarak değil, enkazlar arasında uyananlar var.
Adaletin, vicdanın, insanlığın sınandığı bir dünyada biz nasıl bayram edebiliriz?
Oysa bayram, sadece geleneklerin tekrarlandığı bir gün değil; insanca yaşamanın, barışın ve kardeşliğin kutsandığı bir zaman dilimi olmalıdır. Bayram, sadece sevdiklerimizle sofraya oturduğumuz değil, aç bir çocuğun gözlerindeki ışık olabildiğimiz, bir mazlumun sofrasına umut götürebildiğimiz gün olmalıdır. Asıl bayram, sınırların ve ayrılıkların ötesinde, insanların birbirine kalpten sarıldığı, yüreklerin aynı ritimde attığı bir dünyada yaşanır.
Benim bayramım, savaşın olmadığı, çocukların korkmadan büyüdüğü, adaletin herkes için eşit olduğu günlerde gerçek bayram olacaktır. İnsanların din, dil, ırk ayrımı gözetmeden kardeşçe yan yana durduğu, sokaklarında barış şarkılarının yankılandığı bir dünyada, halayla, horonla, zılgıtlarla kutladığımız bayram, işte asıl o zaman bayramdır!
Bayramı bayram yapan; soframızdaki ekmeği bölüşmek, bir yetimin başını okşamak, hakkı savunmak ve adaleti talep etmektir.
Bayram, yalnızca sevdiklerimize sarılmak değil, kimsesizlerin de yüreğini ısıtabilmektir. Bir annenin gözyaşını silmek, bir çocuğun umudunu büyütmek, haksızlığa karşı tek yürek olmaktır. Çünkü bayram, sadece bir gün değil, vicdanlı insanların el ele verip barışı inşa ettiği bir hayat felsefesidir.
Ve o gün geldiğinde, biz bayramı en güzel haliyle yaşayacağız!
Şehirler neşe içinde uyanacak, çocuklar gülerek uykularından sıçrayacak, anneler korku yerine umutla dualar edecek. O gün geldiğinde, dünyanın her köşesinde insanlar kardeşçe kucaklaşacak, bayram yalnızca bir takvim yaprağı değil, kalplerimize işlenmiş bir sevgi dili olacak.
Bayramınız umut olsun, bayramınız barış olsun!
YAZARIN DİĞER YAZILARI