Bazı insanlar vardır…
Gürültü yapmazlar ama bulundukları yere ağırlık katarlar.
Gösterişleri yoktur ama duruşlarıyla iz bırakırlar.
Merhum Sedat Özsümer işte tam da böyle bir isimdi.
Batman’ın “altın çağ” diye andığımız yıllarında, şehrin kalbi sayılan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı bünyesinde uzun yıllar görev yaptı. O yıllar sadece petrolün değil; dostluğun, emeğin ve dayanışmanın da toprağın altından çıktığı yıllardı. TPAO bir kurumdan öte bir aileydi. Sedat ağabey de o ailenin vakur, güven veren bir ferdiydi.
Kurum içinde farklı birimlerde görev aldı. Sosyal Hizmetler gibi hassas ve insan odaklı bir birimi başarıyla yönetti. İnsanla temas eden her işte onun adı vardı; düzen, disiplin ve nezaketle anılırdı.
TPAO’nun Kristal Park tesislerinde ve Sivrice Kamp Amirliği görevinde de yıllarca büyük bir özveriyle çalıştı. Her yaz kamp sezonu başladığında aileler gönül rahatlığıyla çocuklarını, sevdiklerini o ortama emanet ederdi. Çünkü bilirlerdi ki orada sadece bir yönetici değil, sorumluluk sahibi bir ağabey vardır. Kamp bitiminde herkes mutlu ayrılır, geride güzel hatıralar kalırdı. Sedat ağabey, dokunduğu her yerde iz bırakırdı.
Emekli oldu…
Ama bazı insanlar kurumdan ayrılır, şehirden ayrılmaz.
O da Batman’dan hiç kopmadı.
Çünkü onun hikâyesi sadece mesai saatlerinden ibaret değildi.
***
Bir Kulüpten Fazlası: Batman Petrolspor
Bir dönem vardı; Petrolspor sadece bir futbol kulübü değildi.
Bir kimlikti.
Bir aidiyetti.
Bir yaşam tarzıydı.
Sedat Özsümer o ruhun içinden geldi. Petrolspor formasıyla ter dökmüş, o kırmızı-beyaz sevdayı yüreğinde taşımış “Eski Petrolsporlu” unvanını her zaman gururla anmıştı. Sahada sadece top koşturan değil; dostluk, saygı ve spor ahlakını temsil eden bir karakterdi.
Onu tanıyanlar bilir…
Eski dostlukları unutmazdı.
Spor camiasında adı geçtiğinde yüzlerde hep bir tebessüm belirirdi.
Çünkü o, kazanmaktan önce adam olmayı önemseyenlerdendi.
***
Bir Vefatın Ardından
Kasım 2025 de, bu şehrin bir değeri daha aramızdan ayrıldı.
Vefatı hem TPAO camiasında hem spor dünyasında derin bir hüzün bıraktı.
“Batman bir değerini daha kaybetti” denildi.
Aslında kaybedilen sadece bir isim değildi; bir dönemdi, bir zarafetti, bir beyefendilikti.
O; değer bilen, değer gören bir dosttu.
Bir ağabeydi.
Güven veren bir isimdi.
Ama şunu unutmamak gerekir:
Bazı insanlar öldükten sonra da yaşamaya devam ederler.
Bir hatırada, bir tribün sohbetinde, eski bir takım fotoğrafında…
Bir kamp anısında, bir yaz akşamı Kristal Park’ta yapılan sohbetlerde…
Sedat Özsümer de bu şehrin hafızasında öyle yaşayacak.
Sessizliğiyle iz bırakmış bir beyefendi olarak.