Bazı insanlar vardır; hayatlarını büyük cümlelerle anlatmazlar. Sessizce yaşar, sessizce üretir, sessizce iz bırakırlar. Onlar gittikten sonra ise anlarız ki aramızdan ayrılan sadece bir insan değildir; bir dönemin hafızası, vicdanı ve güzel hatıraları da eksilmiştir.
Merhum Sabri Özdemir, işte o güzel insanlardan biriydi.
Takvimler 1997 yılını gösteriyordu. Batman, kültür ve sanat adına henüz yeni filizler vermeye çalışan genç bir şehirdi. O günlerde ortak bir hayalin peşine düştük. Fotoğrafın ışığında buluşan bir avuç gönül insanıyla Batman Fotoğraf Topluluğu’nu kurduk. O küçük adım, yıllar sonra Batman Kültür Sanat Derneği (BART) çatısı altında büyüyerek kentin kültürel hafızasına yön veren güçlü bir dayanışmaya dönüştü.
BART yalnızca bir dernek değildi; bir okuldu, bir vicdandı, bir umut kapısıydı. Sanatın insanı değiştiren gücüne inanan insanların ortak yuvasıydı.
Bu yuvada Sabri Özdemir’in yanı sıra Engin Altun, Gökhan Özdemir, Bınevş Narin Hezer, Recep Kavuş, Selim Toprak, Ayfer Özen, Kadri Kurt, Barış Eviz, Fadıl Özdemir ve bugün isimlerini tek tek sayamadığım onlarca kültür ve sanat emekçisiyle aynı idealler uğruna yürüdük. Kimi zaman bir serginin heyecanını paylaştık, kimi zaman bir tiyatro oyununun kulisinde sabahladık, kimi zaman da Hasankeyf’in çığlığını duyurabilmek için alanlarda omuz omuza durduk. Çünkü bizim mücadelemiz Yalnızca sanat için değildi; insan için, doğa için, tarih için ve bu kadim şehrin ruhu içindi.
Yıllar boyunca aynı yönetimlerde görev yaptık. Aynı masanın etrafında oturduk, aynı ekmeği bölüştük, aynı dertleri omuzladık. Bir derneğin üyeleri olmaktan öte, gerçek anlamda büyük bir aile olduk. Sevinçlerimiz de ortaktı, acılarımız da… Birimizin derdi hepimizin derdi, birimizin mutluluğu hepimizin mutluluğuydu.
Sabri Başkan, işte o büyük ailenin en mütevazı, en samimi ve en vefalı insanlarından biriydi.
Onun Batman sevgisi gösterişli sözlerde değil, attığı her adımda saklıydı. Şehrin kültürüne sahip çıkarken de, gençlerin elinden tutarken de, Hasankeyf’in tarihini savunurken de aynı içtenliği, aynı tevazuyu taşıyordu. Hiçbir zaman ön planda olmayı istemedi. Alkış beklemedi, unvan peşinde koşmadı. Yaptığı her işi yalnızca bu şehre duyduğu sevgi ve sorumluluk duygusuyla yaptı.
Böyle insanlar yaşadıkları döneme sessizce mühür vururlar.
12 Temmuz 2024 te aramızdan ayrıldığında yalnızca bir dostu değil; Batman kültür ve sanat camiasının en güzel yüreklerinden birini uğurladık. O gün eksilen sadece bir sandalye değildi; yılların dostluğu, emeği, tebessümü ve gönül zenginliğiydi.
Bugün BART’ın geçmişine baktığımda; duvarlarda asılı fotoğrafların, düzenlenen etkinliklerin, gerçekleştirilen söyleşilerin ve verilen mücadelenin her köşesinde Sabri Özdemir’in sessiz emeğini görüyorum. Çünkü bazı insanlar isimlerini tabelalara değil, dostlarının yüreğine yazarlar.
Sabri Özdemir iyi bir dosttu.
İyi bir Batman sevdalısıydı.
İyi bir yurtseverdi.
Ve en önemlisi, ardında güzel insanlar, sarsılmaz dostluklar ve tertemiz bir hatıra bıraktı.
Bugün geriye dönüp baktığımda gözümün önünden geçen yalnızca yıllar değil; birlikte kurduğumuz hayaller, paylaştığımız umutlar ve omuz omuza verdiğimiz mücadelelerdir.
Sevgili dostum…
Sevgili kardeşim…
Yokluğun hâlâ yüreğimde derin bir sızı.
Seni her BART etkinliğinde, her eski fotoğrafta, her dost meclisinde yeniden hatırlıyor, aynı özlemle anıyorum.
Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin.
Senin gibi güzel insanlar toprağa emanet edilseler de gönüllerden asla silinmezler.