?>

Akletmenin bedeli

Ekrem Işık

2 ay önce

​Geçtiğimiz günlerde dostlarla hasbihal ederken kadim bir soru düştü gündemimize: "Müslüman, teslim olan demekse; Kur’an neden sürekli 'Neden akletmiyorsunuz?' diye sorar?"

​Aslında cevap, içinde yaşadığımız toplumsal yozlaşmanın tam merkezinde duruyor. İslam düşüncesinde teslimiyet, aklı rafa kaldırmak değil; aklın rehberliğinde ulaşılan en yüksek bilinç halidir. Ancak gelin görün ki, bugün "teoride" inandığını söyleyenlerin "pratikte" sergilediği tutum, bizi Yunus Suresi’ndeki o sarsıcı uyarıyla yüz yüze bırakıyor: "Allah, aklını kullanmayanları pislik içinde bırakır."

 ​Teoride "İman", Pratikte "Çıkar"
​Özellikle ticaret ve siyaset mecralarında bu çelişkiyi iliklerimize kadar hissediyoruz. Dilimizde "Rızkı veren Allah’tır" (Teslimiyet) cümlesi pelesenk olmuşken; iş tartıya, ihaleye veya koltuğa geldiğinde "kısa günün kârı" için her yolu mübah gören bir "çıkarcılık" baş gösteriyor.
​Necm Suresi’nde Peygamberimizin rehberliği anlatılırken, onun asla "hevâsına" (şahsi arzu ve çıkarlarına) göre konuşmadığı vurgulanır. Bizim sınavımız da tam buradadır: Hevâmıza mı teslim oluyoruz, yoksa hakikate mi?

​ Eş Güdümlü Dönüşüm Şart

​Peki, bu sarmaldan nasıl kurtuluruz? Sadece "iyi insan" olmak yetmiyor, sadece "iyi kanunlar" çıkarmak da...

​ Bireysel Dönüşüm (İçsel İnşa):

Ticaret erbabı, "Bizi aldatan bizden değildir" ilkesini dükkanının duvarına asmakla yetinmeyip terazisine indirmeli. Siyasetçi, makamı bir "mülkiyet" değil, "emanet" olarak görmeli. Bu, Bakara 151’de ifade edilen o "arınma" (tezkiye) sürecidir.

​ Yapısal Dönüşüm (Sistemsel İnşa):

 Bireyin dürüst kalmasını kolaylaştıracak adil bir zemin şarttır. Liyakatin esas alındığı, denetimin şeffaf olduğu, yanlış yapanın sistem tarafından tasfiye edildiği bir yapı kurmak zorundayız.

​Sonuç olarak

​Birey değişmeden yapı, yapı değişmeden birey tam manasıyla huzur bulamaz. Değişim "eş güdümlü" olmalıdır. Aklını kullanmayan bir toplum, kendi yarattığı kaosun (pisliğin) içinde boğulmaya mahkûmdur.

​Unutmayalım ki; gerçek teslimiyet, güç ve çıkar karşısında eğilmemek; yalnızca Hakk’ın ve hakikatin önünde durabilmektir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI