?>

Vicdansız Öğretim

Ekrem Işık

12 ay önce

Eğitim, bireyin zihnini, kalbini ve ahlakını şekillendiren en temel süreçlerden biridir. Ancak bu süreçte vicdan devre dışı bırakıldığında, bilgi zalimleşebilir, eğitim ise sömürüye dönüşebilir.
Günümüzde bilgiye sahip olan ancak vicdanını kaybeden birçok profesyonel, eğitimli oldukları ölçüde zarar verme kapasitesine de sahiptir.
Özellikle sağlık gibi insan hayatının doğrudan etkilediği alanlarda bu durum çok daha trajik boyutlara ulaşmaktadır.

Yaşanmış Bir Tecrübe

Yıllar önce ensemde belirginleşen bir baş ağrısı nedeniyle Batman’ın önde gelen özel hastanelerinden birinin dahiliye uzmanına başvurdum. Sadece bir tansiyon ölçümüyle üç farklı ilaç reçete edildi.
 O an, doktorun önerisine güvenerek bu ilaçları yıllarca kullandım. Ancak zamanla kendi ölçümlerimle tansiyonumun sürekli düşük seyrettiğini fark ettim. İki ilacı bıraktım. Tek bir ilaçla tansiyonum neredeyse normal seviyelere geldi.
Bunun üzerine kamuya ait bir hastaneye giderek durumu bir başka dahiliye uzmanına anlattım. Doktor, bir hafta boyunca düzenli tansiyon takibi önerdi. Bilimin ve vicdanın buluştuğu gerçek bir hekim yaklaşımıyla karşılaştım.
Gerçekten de eğer ilk doktor, 24 saatlik holter takibi ya da en az bir haftalık tansiyon takibi sonrası karar verseydi, buna itirazım olmazdı.
Ancak böyle bir izlenim ve gözlem süreci olmadan, sadece yüzeysel bir muayene ile yapılan teşhis ve ilaç yüklemesi, bilimsel ve etik hiçbir temele dayanmıyordu.
Üstelik bu sorun sadece bireysel bir hatadan ibaret değildi. Aynı doktora giden başka tanıdıklarımın da benzer şekilde gereksiz tahlil ve tetkiklere yönlendirildiklerini, hatta bazı branş doktorlarının maddi çıkar gözeterek benzer yöntemlerle hastaları sömürdüklerini duydum.
 Örneğin, ortopedi bölümünde diz ağrısı şikayetiyle başvurduğumda MR ve röntgen çektirildim. Teşhis, başlangıç düzeyde kireçlenme idi. Buna rağmen iğne yapılması önerildi. Başlangıç aşamasında olan bir durum için bu öneri, tıbbi değil, ticari bir yaklaşım gibi geldi.
Tüm bu yaşananlar bizi temel bir soruya götürüyor: Öğretim, vicdan olmadan ne işe yarar? Tıp fakültesinden mezun olmuş bir hekimin bilgi sahibi olması, onun doğruyu uygulayacağı anlamına gelmiyor.
 Eğer bir birey, aldığı eğitimi sadece kazanç aracı olarak görüyorsa; bilgi, hizmet etmek için değil, sömürmek için kullanılmaya başlanır. Bu durum yalnızca sağlık sektöründe değil, tüm meslek gruplarında karşımıza çıkabilir.
Vicdansız öğretim, zalim bir topluma yol açar. Hak yiyen, çıkar uğruna insanların bedenini ya da ruhunu istismar eden her eğitimli kişi, sadece bireylere değil, eğitimin kendisine de zarar verir. Vicdan, öğretimin ruhudur.
Onsuz bilgi, karanlık bir güce dönüşebilir. Unutmamalıyız ki; bu dünyada hesap sorulmasa da, ahirette mutlaka sorulur. Para için yapılan sömürülerin bedeli, vicdan terazisinde en ağır şekilde ödenecektir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI