?>

Gücünüzü İsrail’e gösterin

Ekrem Işık

2 ay önce

​Bugün Ortadoğu, sadece sınırların değil, onurun ve varoluşun sınandığı tarihi bir dönemeçten geçiyor. Bir yanda küresel güçlerin sınırsız desteğini arkasına alan bir işgal rejimi, diğer yanda ise bu devasa mekanizmaya karşı tek başına direnmeye çalışan bir irade var. Ancak bu mücadele artık sadece bir devletin veya bir ideolojinin kavgası değildir; bu, insanlık vücuduna yayılmaya çalışan bir kansere karşı verilen beka mücadelesidir.

​Metastaz Yapan Bir Tehdit: Siyonizm

​İsrail, bölge için sadece siyasi bir rakip değil, tüm insanlık bünyesine sızmış bir kanser hücresi gibidir. Bu hücre, girdiği her dokuyu tahrip etmekte, uluslararası hukuku hiçe sayarak yayılmaktadır. Eğer bu kanserin metastaz yapması engellenmezse, sadece Filistin değil, tüm bölge coğrafyası işgalin karanlığına gömülecektir. İran, geçmişte Suriye ve Irak’ta izlediği mezhepçi politikalar nedeniyle eleştirilse de, bugün geldiğimiz noktada tüm Müslümanların ve insanlığın ortak düşmanına karşı en ön safta, bedel ödeyerek çarpışmaktadır.

​Neden İran’a ve Direnişe Destek Verilmelidir?

​Bu destek, bir tercihten ziyade tarihi ve dini bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun üç temel sütunu vardır:
​Coğrafi Beka: İsrail’in "Arz-ı Mev'ud" hayalleri, bugün üzerinde yaşadığımız toprakların tamamını tehdit etmektedir. Bu yayılmacı emellerin önündeki barikatları yıkmak, yarın kendi kapımızın önünde tankları görmek demektir.
​Mescid-i Aksa’nın Onuru: Müslümanların ilk kıblesi bugün kuşatma altındadır. Yarın bu mukaddes yapının yıkılmasına seyirci kalmak, inanç değerlerimize ihanettir. Onu korumak için işgalciyi yıpratmak her müminin borcudur.
​Soykırıma Karşı İnsanlık Safı: Yıllardır çoluk çocuk demeden Filistin halkına uygulanan sistematik soykırım, sadece İslam dünyasının değil, vicdan sahibi her insanın kanayan yarasıdır. Bu zulmü durduracak olan tek güç, laf üreten masalar değil, sahada varlık gösteren iradedir.

​İşbirlikçilik ve Empati Yoksunluğu

​Bugün bazı Körfez ülkeleri, topraklarındaki ABD üslerinden kalkan uçaklar komşularını vururken şikayet etmektedir. Ancak sormak gerekir: Düşmanınız, komşunuzun bahçesinden havalanıp sizi vursaydı siz ne yapardınız? Hukuk dilinde bunun adı *"yardım ve yataklık"*tır. Kendi topraklarını emperyalistlerin saldırı üssü haline getirenler, bu suçun ortağıdır ve bu suçun bedeli ağırdır.

​ABD’nin İllüzyonu ve Müslümanların Yalnızlığı

​Kendini ABD’ye mecbur hissedenler, tarihin acı derslerini görmelidir. ABD’nin tek önceliği İsrail’in güvenliğidir; Müslüman kanı veya insanlık onuru onun için sadece istatistiktir. Batılı güçlerin sizi yalnız bıraktığını gördüğünüzde duyacağınız pişmanlık, iş işten geçtikten sonra bir anlam ifade etmeyecektir. Kurtuluş, emperyalizmin gölgesinde değil, Müslüman ülkelerin kendi arasındaki sarsılmaz işbirliğindedir.

​Sonuç: Dünyada Utanç, Ahirette Azap

​Bu tarihi sorumluluğu yerine getirmeyenler, sadece bu dünyada zillet ve işgal ile karşılaşmayacak, aynı zamanda ilahi huzurda da bu sükutun hesabını vereceklerdir. Gün, küçük hesapları, mezhepsel farklılıkları ve korkuları bir kenara bırakma günüdür. Gün, gücünüzü zalime, yani İsrail’e gösterme günüdür. Unutmayın; kanser tedavi edilmezse tüm vücudu öldürür.
YAZARIN DİĞER YAZILARI