?>

Ramazan’da Anlayış

Ekrem Işık

2 ay önce

Ramazan’da Anlayış

​Ramazan ayı, rahmet ve mağfiret iklimini ruhlarımıza taşıyarak geride kaldı. Ancak bu mübarek ayın bizde bıraktığı asıl iz, ibadetlerimizin sayısından ziyade, sergilediğimiz anlayış ve hoşgörü seviyesidir. Maalesef bu yıl da bazı manzaralar, Peygamber efendimizin sünneti ile aramızdaki mesafenin ne kadar açıldığını acı bir şekilde hatırlattı.
​Bu Ramazan’da kulaklarımıza çalınan en üzücü haberler, çocukların "ses çıkardıkları" gerekçesiyle camilerden soğutulması, hatta kovulması oldu. Oysa biliyoruz ki; "Camide çocuk gürültüsünden daha kötüsü, camide çocuk sesinin olmamasıdır." Eğer biz bugün bir çocuğu camiden uzaklaştırırsak, o çocuğun yarın farklı ve karanlık mecralara kanalize olmasının vebalini hiçbirimiz ödeyemeyiz.
​Çocukları camiden soğutmak, geleceğimizi sokaklara terk etmektir. Oysa bizim rehberimiz olan Peygamber Efendimiz (s.a.v), minberde hutbe verirken torunu Hz. Hasan’ın düştüğünü görünce hutbesini yarıda kesip aşağı inmiş, torununu kucaklayıp doğrulttuktan sonra görevine devam etmiştir. Yine bir secdesinde torunu Hz. Hüseyin sırtına çıktığında, o inene kadar secdesini uzatmış, ashabını bekletmiştir.
​Şimdi sormak gerekir: Biz kimin ümmetiyiz? Çocuklara tahammül edemeyen bir anlayış, çocukları başının tacı yapan bir Peygamberin sünnetine ne kadar uygundur?
​Bir diğer düşündürücü tablo ise teravih namazlarında yaşandı. Diyanet bünyesindeki bazı görevlilerin, namaz aralarını adeta bir şan dersine veya şarkı yarışmasına çevirmesi, ibadetin ruhuna gölge düşürdü. Uzatılan beyitler, makam gösterileri ve ses denemeleri, huşu içerisinde ibadet etmek isteyen cemaati yormaktan başka bir işe yaramadı.
​Unutulmamalıdır ki; cami saflarında yaşlılar, hastalar, ayakta durmakta zorlananlar veya acil işi olan insanlar var. İbadeti aslından uzaklaştırıp şekilsel bir gösterişe dökmek, "kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız" düsturuyla bağdaşmaz. Camiler ses sanatlarının sergilendiği mekanlar değil, gönüllerin sükunete erdiği secdegahlardır.

​Sonuç Olarak

​Ramazan bitti ama imtihanımız devam ediyor. Eğer çocukları caminin neşesi olarak görmeyi başaramazsak ve ibadetlerimizi sade bir samimiyetten çıkarıp şekilci bir yük haline getirirsek, gerçek anlayıştan uzaklaşmışız demektir. Gelecek nesillerin cami ile bağını koparmamak ve ibadetin vakarını korumak için, Peygamberi bir hoşgörüye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
YAZARIN DİĞER YAZILARI