?>

Sallapati şehircilik: plansızlığın acısı

Ekrem Işık

10 ay önce

Kentleşmenin hızla sürdüğü ülkemizde şehir planlaması, ne yazık ki çoğu zaman bilimsel kriterlerden uzak bir şekilde yürütülmektedir. Özellikle imar uygulamalarının plansız ve koordinasyonsuz yapılması, toplumsal yaşamı doğrudan etkileyen ciddi sorunlara yol açmaktadır. “Sallapati” olarak adlandırılan bu durum, özensiz, düzensiz, istikrarsız ve denetimsiz bir yapılaşma sürecini tanımlamaktadır. Bu yazıda, Batman ili özelinde Hasankeyf yolu güzergâhı ve Güney Çevre Yolu örnekleri üzerinden plansız şehirleşmenin getirdiği sorunlar irdelenecektir.

İdeal bir şehirleşme süreci, altyapı hizmetlerinin tamamlanmasının ardından yapılaşmanın başlamasını gerektirir. Ancak pratikte bunun tersi yaşanmaktadır. Batman Hasankeyf yolu güzergâhında yapılan binalar ve siteler, uzun süre yolsuz, susuz, kanalizasyonsuz ve elektriksiz bir şekilde inşa edilmiştir. İnsanlar kuyu suyu ile yaşamaya mecbur bırakılmış, tek şeritli ve dar bir yoldan yıllarca faydalanmak zorunda kalmışlardır.

Yeni yapılan yol ise, görünürde sorunu çözmüş gibi dursa da, emniyet şeridi, yan yol ve makul hız limitleri gibi temel unsurlardan yoksundur. Bu durum, kazaların artmasına ve güvenli ulaşımın sağlanamamasına neden olmaktadır. Sitelere giriş yapmak isteyen bir araç sürücüsünün hızını düşürmesi, arkasından gelen bir aracın çarpma riskini artırmaktadır. Bu noktada, basit bir yan yol uygulaması dahi birçok kazanın önüne geçebilecekken, bu tür detayların göz ardı edilmesi “sallapati” anlayışın bir sonucudur.

Benzer bir tablo, Güney Çevre Yolu’nda da gözlemlenmektedir. Burada yer alan spor stadyumu, maç günleri ciddi bir yoğunluğa neden olmakta; yakında hizmete girecek olan şehir hastanesi ise bu yoğunluğu daha da artıracaktır. Şehirlerarası yol niteliğindeki bu güzergâh, ne yazık ki yaya geçidi, üst geçit, emniyet şeridi gibi güvenlik unsurlarından yoksundur. Bu yolun altyapısı, henüz oluşmamış trafik yükünü bile taşıyamayacak durumdadır.

Plansız ve öngörüsüz yapılan her yol, her bina ve her proje, bir sonraki sorunun temelini atmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Kısa vadeli çözümlerle inşa edilen yollar, uzun vadede hem can hem de mal kayıplarına neden olmakta; aynı hatalar defalarca tekrar edilmektedir. Oysa ki yapılması gereken çok nettir: Uygulanabilirliği yüksek, bilimsel ve uzun vadeli projeler hazırlanmalı; uzman görüşleri alınmalı ve altyapı tamamlanmadan yapılaşmaya izin verilmemelidir. Şehirler, gelişi güzel değil; insan onuruna, güvenliğine ve refahına yaraşır bir şekilde planlanmalıdır. Aksi takdirde “sallapati şehircilik” anlayışı, kentlerimizi yaşanmaz hale getirmeye devam edecektir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI