Gazze’de çocuklar hâlâ bombalar altında can verirken, dünya sessiz. Birileri, bilinçli bir şekilde, yüzümüzü başka tarafa çevirmeye çalışıyor. Oysa biz biliyoruz: Gazze’yi unutturmaya çalışsalar da unutmayacağız. Çünkü Gazze, insanlığın vicdanıdır; oraya sırt dönen, kendi insanlığına sırt dönmüştür.
Ama sadece Gazze değil; aynı oyun şimdi Sudan’da da sahneleniyor. Fakir halkının yeraltı kaynakları sömürülürken, Sudan kan ağlıyor. Katledilen, aç bırakılan, kadınlarına tecavüz edilen o insanlar sadece “bir başka Afrika ülkesi” değil — ümmetin unuttuğu kardeşlerimizdir.
Ve bu zulmün arkasında kim var?
Kendini Müslüman diye tanıtan ama Müslüman kanıyla beslenen melunlar!
Birleşik Arap Emirlikleri’nin emiri Muhammed bin Zeyid Al Nahyan, işte o melunlardan biridir.
Kendisini “modern Arap lideri” diye tanıtıyor, ama gerçekte Gazze’nin de, Sudan’ın da vampiri!
Siyonistlerle aynı masada oturuyor, onlara hizmet ediyor, Müslüman coğrafyaları parçalayan taşeron örgütleri finanse ediyor.
Sudan’ın Faşir kentinde şu an yaşananlar, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçiyor.
Birleşik Arap Emirlikleri tarafından silahlandırılan HDK milisleri, Sudanlılara karşı soykırım işliyor.
Kadınlar kaçırılıyor, köyler yakılıyor, insanlar diri diri gömülüyor.
Bir yandan da ülkenin altın madenleri işgal ediliyor, kamyonlar dolusu altın gizlice Birleşik Arap Emirlikleri’ne taşınıyor.
Yani hem can alıyorlar, hem servet çalıyorlar.
İşte bu çağın modern sömürge düzeni budur!
Ama ilginçtir, yine Müslümanlar susuyor.
Tepki veren, sokağa çıkan, ses yükseltenler kimler?
Batı’nın vicdanlı insanları!
Londra’da, Manchester’da, Berlin’de insanlar “Sudan’da soykırıma dur de!” diye haykırıyor.
Bizimse çoğumuz hâlâ gündelik telaşların içinde, ekranlarda futbol konuşuyoruz.
Belki de gerçekten Güneş Batı’dan doğuyor.
Çünkü Doğu’nun kalbinde vicdan kararmışken, Batı’nın sokaklarında adalet ışığı yanıyor.
Ama unutmayalım: bu topraklarda hâlâ kalbi Gazze için atan, Sudan için dua eden, mazlumun ahını duyan milyonlar var.
Müslüman görünümlü melunların, saraylardan fetvalarla zulmü meşrulaştıranların devri geçecek.
Tarihin çarkı dönüyor, hak yerini bulacak.
Gazze’nin çocukları, Sudan’ın yetimleri, Yemen’in açları bir gün hesap soracak.
Ve o gün geldiğinde, mümin görünümlü melunlar, halklarının gözünde değil, Allah’ın huzurunda da maskesiz kalacaklar.