?>

Sosyal medya uçurumu

Ekrem Işık

8 ay önce

Gençlik giderek yozlaşıyor.

Bu yozlaşmanın en büyük kaynağı ise hiç kuşkusuz sosyal medya. Artık evde, okulda, yürürken, hatta araba kullanırken bile ellerde telefon, zihinlerde sanal dünya…

Gençlerimiz gerçek hayatla bağını koparmış durumda. Yanı başında anne-babası oturuyor ama ruhen çoktan başka bir evrene göç etmiş: sanal âlem.

Peki, nasıl bir âlem bu?

Beğeni uğruna ahlaksızlığın, ilkesizliğin, küfrün ve edepsizliğin mubah görüldüğü bir mecra… Nefretin, vahşetin, çıplaklığın, zinanın, uyuşturucunun, kumarın, dolandırıcılığın sıradanlaştığı bir bataklık.
Gençlerimizi adım adım içine çekiyor.

Eğitim bile bu girdaptan nasibini alıyor. Sınıfta derse odaklanamayan, telefonunu eline almak için sabırsızlanan, bir dakikalık yoksunlukta bile huzursuz olan bir nesil yetişiyor.

Peki, bu nereye kadar sürecek?

Daha ne kadar seyirci kalacağız?

Dünya ülkeleri bu gidişata dur demek için adımlar atıyor:
Avustralya: 16 yaşından küçüklere sosyal medya yasağı. Amaç, çocukları bağımlılık ve psikolojik zararlardan korumak.
Fransa: 15 yaşından küçüklerin sosyal medya hesabı açabilmesi için ebeveyn izni şartı.
Almanya: 13-16 yaş arası için ebeveyn onayı zorunluluğu.
Belçika: 13 yaşından küçüklere ebeveyn izni olmadan sosyal medya hesabı yasak.
Norveç: Yaş sınırı 15’e çıkarılmaya hazırlanıyor.

Nepal: TikTok tamamen yasaklandı; gerekçe, “toplumsal uyumun bozulması”

Çin: Facebook, Instagram, YouTube gibi platformlar kapalı; kendi kontrollü alternatiflerini kullanıyor.

Dikkat edin: Bu yasak ve kısıtlamaların hemen hepsi “zararlı içerik”, “bağımlılık”, “mental sağlık”, “uyku düzeni” gibi gençlerin bedensel ve ruhsal sağlığıyla doğrudan ilgili gerekçelere dayanıyor.

Üstelik yalnızca yasaklarla da sınırlı değil.
Birçok ülkede okullarda telefon yasağı, ekran süresi sınırlaması, yaş doğrulama ve ebeveyn izni gibi önlemler uygulanıyor.

Peki biz ne yapıyoruz?

Gözümüzün önünde geleceğimiz, yani çocuklarımız, sanal bir uçuruma doğru sürükleniyor.

Bir nesil, ahlakını, kültürünü, kimliğini ve hayallerini ekran ışığına kurban ediyor.

Artık sormanın zamanı gelmedi mi?

Biz ne zaman sosyal medyaya kısıtlama getireceğiz?
Biz ne zaman evlatlarımızı koruyacağız?
Yoksa geleceğimizin göz göre göre yok olmasına daha ne kadar seyirci kalacağız?
YAZARIN DİĞER YAZILARI