?>

Odalar ne yapar?

Ekrem Işık

4 ay önce

Yeni yıl gelirken yalnızca takvim değişmedi.

Yağmur yağdı, kar yağdı…

Bir de zam yağdı.

Fırıncılar Odası ekmeği 20 TL’den 25 TL’ye çıkardı.
Şoförler Odası minibüs ücretlerini 20 TL’den 27 TL’ye yükseltti.
Çaycılar Odası çayı 10 TL’den 15 TL’ye taşıdı.
Berberler ve Kuaförler Odası “Ben de buradayım” diyerek sıraya girdi.

Ancak asıl soru hâlâ ortada duruyor:

Odalar ne yapar?

Gerçekten ne yapar?

Odaların Hukuki Görevi Nedir?

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na göre odalar;

Meslek mensuplarının hak ve menfaatlerini korumak,

Mesleki etik ve disiplini sağlamak,

Ürün ve hizmetlerin kalite standartlarına uygunluğunu gözetmek,

Haksız rekabeti önlemek,

Tüketicinin korunmasına katkı sağlamakla yükümlüdür.

Yani odalar yalnızca zam talep eden değil;

aynı zamanda denetleyen, uyaran ve gerektiğinde yaptırım uygulayan kurumlardır.

Peki pratikte ne oluyor?

Zam var.

Ama denetim yok.

Zam Yetkisi Var mı? Keyfilik Var mı?

Odaların doğrudan “zam yapma” yetkisi yoktur.

Ancak fiyat tarifesi teklif etme yetkileri vardır.

Bu tarifeler:

Belediyeler,

Ticaret odaları,

Esnaf odaları temsilcilerinden oluşan komisyonlarda görüşülür.

Sorun tam da burada başlar.

Bu komisyonlarda:

Tüketici temsilcisi yoktur,

Bağımsız denetim raporu aranmaz,

Hizmet kalitesi ölçülmez.

Yani fiyat artışı olurken,

hizmetin ne olduğu sorgulanmaz.

Bu durum hukuki değil, sistemik bir boşluktur.

Hizmet Kalitesi Kimin Sorumluluğunda?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun açıkça der ki:
Ayıplı mal ve ayıplı hizmet yasaktır.

Ekmekte hijyen yoksa,

minibüs can güvenliği sağlamıyorsa,

çay bayatsa,

berber hijyen kurallarına uymuyorsa…

Bu bir ayıplı hizmettir.

Ve bu ayıbı sadece esnaf değil,

denetlemeyen oda yönetimi de büyütür.

Ahilik Sadece Bir Nostalji midir?

Ahilik teşkilatı, fiyatı belirlerken şunu sorardı:

Bu mal helal mi?

Bu hizmet temiz mi?

Bu kazanç kul hakkı doğurur mu?

Bugün ise şu soruluyor:

“Zam yapmazsak geri kalır mıyız?”

Oysa Ahilik,

kalitesiz mal satanı dışlayan bir sistemdi.

Bugün ise kalitesizlik adeta korunuyor.

Hukuki Çözüm ve Somut Öneriler:

1. Zam–Kalite Bağlantısı Kurulmalı

Fiyat artışı talep eden her oda:

Hijyen, güvenlik ve kalite raporu sunmak zorunda olmalı

Bu raporlar kamuoyuna açık olmalı

2. Tüketici Temsilcisi Zorunluluğu

Fiyat tarifesi komisyonlarında:

Baro,

Tüketici dernekleri

Akademisyen temsilcileri yer almalı

3. Oda Denetim Yetkisi Aktif Kullanılmalı

5362 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri işletilmeli:

Uyarı

Para cezası

Geçici faaliyet durdurma

Oda üyeliğinin askıya alınması

4. Hizmet Puanlama Sistemi Getirilmeli

Minibüs, fırın, berber ve çay ocakları:

Temizlik

Güvenlik

Hizmet kalitesi üzerinden puanlanmalı

Puanı düşük olan zamdan yararlanamamalı

5. Tüketici Şikâyetleri Oda Kayıtlarına Girmeli

CİMER ve belediyeye yapılan şikâyetler:

Odalara resmi olarak iletilmeli

Oda yönetimleri bunlara cevap vermek zorunda olmalı

Zam yapmak kolaydır.

Zor olan, haklı zam yapmaktır.

Kalite artmıyorsa,

hizmet iyileşmiyorsa,

denetim yoksa…

Bu zam, ekonomik değil;

ahlaki bir sorundur.

Odalar yalnızca esnafın değil,

toplumun vicdanıdır.

Vicdan susarsa,

fiyatlar konuşur.

Ama unutulmamalıdır ki:

Hukukun olmadığı yerde bereket olmaz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI