?>

Elektrik tarifelerinde adalet ihtiyacı

Ekrem Işık

9 ay önce

Türkiye’nin enerji politikalarında yıllardır uygulanan tek tip tarife sistemi, farklı iklim koşullarına sahip bölgeler arasında ciddi bir adaletsizliğe yol açmaktadır. Zira Anayasa’nın 10. maddesinde açıkça ifade edilen “kanun önünde eşitlik” ilkesi, her vatandaşın aynı koşullarda eşit muamele görmesini öngörür. Ancak enerji tüketiminde bölgesel iklim farklılıkları dikkate alınmadığında, bu eşitlik fiilen ortadan kalkmaktadır.

Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgeleri yaz aylarında uzun süreli ve yüksek sıcaklıklara maruz kalmaktadır. Batman gibi şehirlerde yazın ortalama sıcaklık 40 dereceyi bulmakta, klimalar adeta bir zorunluluk haline gelmektedir. Bu durum, hane halklarının elektrik tüketimini ciddi biçimde artırmaktadır.

Buna karşılık, İç Anadolu ve Karadeniz gibi serin bölgelerde vatandaşların klima ihtiyacı sınırlı kalmakta ve elektrik tüketimleri daha düşük olmaktadır. Aynı tarife altında serin bölgelerde yaşayan bir vatandaş makul faturalara ulaşırken, sıcak bölgelerde yaşayan bir vatandaş aynı kullanım hakkı içinde fahiş faturalar ödemek zorunda kalmaktadır. Bu, eşitlik ilkesine aykırı bir durumdur.

240 kWh Sınırının Adaletsizliği

Bugün mesken aboneleri için 240 kWh’a kadar düşük tarife, bunun üzerindeki tüketimler için yüksek tarife uygulanmaktadır. Ancak Batman gibi sıcak bölgelerde, neredeyse her hanenin yaz aylarında 600–800 kWh’ı aşması kaçınılmazdır. Bu nedenle düşük tarifeden faydalanma süresi çok kısa sürmekte, faturalar katlanarak artmaktadır.

Nitekim geçtiğimiz ay tarafıma gelen DEDAŞ faturasında 830 kWh tüketim bulunmasına rağmen, gece-gündüz ve puant tüketimleri eşit kabul edilmiş, 240 kWh sonrası tüm tüketim kilovat başına 3,13 TL’den faturalandırılmıştır. KDV dahil 2.900 TL civarında ödeme yapılmış, ancak faturada devlet katkısı olarak belirtilen 2.200 TL’nin nasıl yansıtıldığı net olarak görülmemiştir. Vatandaş bu noktada hem şeffaflık hem de adalet açısından ciddi soru işaretleri yaşamaktadır.

Bölgeler arasındaki iklim farklılıkları göz önünde bulundurularak kademeli tarife sınırlarının yeniden düzenlenmesi zorunludur. Sıcak bölgelerde yaşayan vatandaşların adil koşullarda elektrik kullanabilmesi için:

İlk kademe sınırı en az 600 kWh olarak belirlenmelidir.
Yaz ayları için (Haziran–Eylül) ayrı bir tarife uygulanmalıdır.
Şeffaflık sağlanarak devlet katkısı veya sübvansiyonlar faturalarda anlaşılır biçimde gösterilmelidir.

BATMAN İÇİN VEKİLLERDEN BEKLENTİMİZ

Batman, yaz aylarında en sıcak illerden biridir ve elektrik faturaları halkın en büyük ekonomik yüklerinden birini oluşturmaktadır. Bu sebeple, Batman milletvekillerimizin özellikle bu konuda bir kanun teklifi hazırlamaları elzemdir.

Avukat kimliğiyle hukuki yönü iyi bilen Sayın Serkan Ramanlı başta olmak üzere tüm vekillerimiz, vatandaşlarımızın haklı taleplerine öncülük etmelidir. Elektrik tarifelerinde bölgesel farklılıkların gözetilmesi yalnızca ekonomik bir düzenleme değil, aynı zamanda sosyal adalet ve anayasal eşitlik meselesidir.

Türkiye’nin enerji politikalarında gerçek anlamda eşitlik sağlanması için bölgesel iklim koşullarını dikkate alan yeni bir tarife sistemine ihtiyaç vardır. Aksi takdirde, sıcak bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız anayasanın öngördüğü eşitlikten mahrum kalmaya devam edecektir.
Enerji adaletinin sağlanması için, Batman’dan yükselen bu çağrı yalnızca bir ilin değil, bütün sıcak bölgelerin ortak sesidir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI