?>

İşleyen sistem: İsveç

Ekrem Işık

1 yıl önce

4-5 günlük İsveç gezisi çok verimli geçti. Ancak hızlı ve dar kapsamlı oldu. Bu 4-5 günlük gezi sadece Stockholm’ü kapsamış oldu.
Hava durumuna bakarak elbise götürdük. Mont ve kışlık gömlek götürdüğüm halde üşüdüm. Kazak götürmediğim için pişman oldum.

İlk iki gün hava sıcaklığı 7-8 derece civarında idi. İlk gün fazlaca gezemedik. Çünkü yol yorgunu idik. Havaalanından otobüsle kalacağımız Otele geçtik.

Havaalanında, pasaport kontrolünde bayağı soru soruldu. “Kaç gün kalacaksınız?”, “Hangi amaçla geldiniz?”, “Nerede kalacaksınız?”, “Ne kadar paranız var?” “Dönüş biletiniz var mı?” sorulardan bazıları idi.

Yeşil pasaportumuz olmasına rağmen bu kadar sorgulamaya tutulmamız  ve daha önceki Avrupa gezilerinde böyle bir şeyin olmaması bize tuhaf gelmişti.
Havalanından çıkışta otobüse binerek kalacağımız Otele gittik. Havalanın da otobüsün hareketini beklerken örnek bir manzara ile karşılaştık.

Dışarıda bavulunun içindeki tozlarını çöp bidonuna dökmeye çalışan bir kadın gördük. Kadın bavulun içindeki tozların yere dökülmemesi için çok özen gösteriyordu.
Bize çok tuhaf geldi. Çünkü bizde olsa  bırakın bavuldaki tozları çöpleri dahi çöp bidonu kenarına dökerlerdi. Gezimiz boyunca çöp bidonları etrafında çöp göremedik.

Sadece çöp bidonları kenarında değil yerlerde de çöp göremedik. Yollarda ne toz,ne çamur,ne poşet ne de kağıt vardı.

İkinci gün tarihi mekanların çok olduğu “Gamla Stan” bölgesini gezdik. Kral Sarayı(Önceden yaşanılan ve şu anda müze olan) etrafındaki askerlerin nöbet değişimini, Savaşta top güllesinin isabet edip ve halen üstünde olan binayı, Giyotinle düzinelerce insanların katlettirdiği “Kanlı Meydanı” ziyaret ettik.

Seyir tepesi üzerinde Stockholm çok güzel görünüyordu. Cuma namazı vaktinde Merkez Camiinde namaz kıldık. Değişik renk ve ırklardan Müslümanlar vardı. İmam, hutbeyi Arapça okudu.  Akabinde başka biri İsveç dilinde hutbe okudu. Söylenilene göre Caminin kurulduğu yer Trafo Merkezi olarak düşünülüyormuş. Bu alan zengin bir Arap işadamı tarafından satın alınarak Cami yaptırılmış.

Yemeğe “Amid Grill” denilen yere gittik. Bu lokanta Diyarbakırlılar tarafından  açılmış sonradan Konyalılar tarafından devr alınmış. Yemek yediğimizde de isminin “Diyarbakır” olduğunu söyleyen biri esasında Konyalı olduğunu ve Konya’ya gelen bir Diyarbakırlı tarafından doğduğu zaman kendisine bu ismin verildiğini söyledi.

Bizi gezdiren kişi de 28 şubat döneminde sıkıntılar yaşadığını ve İsveç’e yerleşmek zorunda kaldığını ilk dönemlerde İsveç’te zorluklar yaşadığını söyledi.

Mühendis olmasına rağmen Rehabilitasyon merkezinde çalıştığını ifade etti. “Down sendromu” gibi genetik hastalıklara sahip çocukların ailelerinin başvurusu ile öncellikle teşhis konulduğunu, akabinde ailenin tercih etmiş olduğu mahallenin rehabilitasyon merkezine çocukların yerleştirildiğini söyledi. Çocuklara teşhis konulduktan sonra her türlü sorumluluğu ve masrafı devletin üstlendiğini aktardı. Hafta sonları çocuklarını almak isteyenlerin yaptığı masrafları dahi Devletin üstlendiğini zikretti.

Diğer bir konu ise kirada oturup ev değiştirmek isteyenlerin kaldıkları yerlerden dolayı her gün için belirli bir puanladıklarını ve geçmek istedikleri eve puanları yettiğinde çağrılarak(puanı yeten ilk 10 kişi) boşalan evi gezdiklerini puanı en yüksek ilk kişiden başlayarak beğenen kişiye o evin tahsis edildiğini belirtti.

Ev talebinde bulunan kişinin talep edilen eve maaşının uygun olup olmadığı gibi bazı kriterler de göz önüne alınarak Belediye tarafından değerlendirmeler yapılmaktadır.
Sitelerde bakım ve işletme; ya belediye tarafından ya da belediye tarafından yapılan ihale sonucu ihaleyi kazanan firma tarafından yapılmaktadır. Firmanın veya belediyenin yaptığı masraflar sitede oturanlara taksitler halinde ödettirilmektedir.

İnsanlar ormanlık ve gölet olan şehir merkezlerinden uzak yerlere yerleşmiştir. Şehir merkezleri ile yerleşim yerleri arasında metro hatları bulunmaktadır. Toplu taşıma ağları ile mahalleler ve şehir merkezleri arasında bağlantılar kurulmuştur.

İsveç’te toplumsal yaşam için tıkır tıkır işleyen sistemler kurulmuş ve denetim mekanizmaları tesis edilmiştir. Kurallara maksimum düzeyde uyulmaktadır. Örneğin yayaların geçiş üstünlüğü bariz bir şekilde görülmektedir.
Yaya geçidine ayak basan veya kaldırımda yaya geçidine yetişen kişiyi arabalar beklemektedir. Kesinlikle bu kural uygulanmaktadır.

Akıllı kavşaklarda bulunan araçların geçiş üstünlüğüne kesinlikle uyulmaktadır. Bulunduğumuz süre içerisinde 2 veya 3 defa korna sesi duyduk.

İsveç sessiz ve sakin bir şehir olarak anılabilir. Toplam 10 milyon nüfusa sahip İsveç’in başkenti Stockholm ise beldeleri ile beraber 2 milyon nüfusa sahiptir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI