?>

Bu kadar enerjiye yazık

Ekrem Işık

7 ay önce

Batman genç bir şehir.

Sokağa çıktığınızda bunu hemen fark edersiniz.
Her köşe başında enerjisi taşan, umudu tükenmemiş, ama yönünü bulamamış bir gençlik var.
Ne yazık ki bu genç nüfusun enerjisi üretime değil, oyalanmaya yönelmiş durumda.

Bir kahvehaneye, bir kafeye girin...

Gencecik insanlar saatlerce aynı masada oturuyor. Dedikodu, gırgır, şamata…

Oysa bu enerjiyle neler yapılmazdı! Lastikten aküye, tekstilden medikale, gıdadan yazılıma kadar her alanda üretim yapılabilir. Batman’ın gençleri, potansiyellerinin farkına varsalar bu şehir üretim üssüne dönüşür.

Ama olmuyor.

Bir türlü üretim kültürünü benimseyemiyoruz. Tüketmeyi marifet, üretmeyi zahmet görüyoruz. Çin, 40 yıl önce bizimle aynı noktadaydı. Bugün dünyanın atölyesi haline geldi. Biz hâlâ “biri yapsın, biz kullanalım” anlayışındayız. Hâlbuki bu şehirde, bu ülkede üretim için her şey var: genç beyin, enerji, coğrafi avantaj, girişim ruhu… Eksik olan tek şey yönlendirme ve inanmışlık.

Yalnız gençler değil, emeklilerimiz de atıl durumda. Kahvehaneler dolusu insan, sabahtan akşama kadar aynı sandalyede oturuyor. Kimisi yıllarca çalışıp yorulmuş, ama şimdi hayatın kenarında seyirci gibi duruyor. Oysa bu insanlar da tıpkı şarjı dolu piller gibi. Sadece enerjilerini doğru yere kanalize etmeleri gerekiyor.

Küçük bahçelerde sebze yetiştirilebilir, meyve üretimi yapılabilir, kooperatifler kurulabilir. Emekliler, hem sağlıklarını korur hem de yeniden üretimin bir parçası olurlar.
Bir ağacın meyve vermesi için toprağa bağlı kalması gerekir. İnsan da üretime bağlı kalmazsa kurur.

Bu kadar enerji, bu kadar potansiyel heba edilmemeli.

Gençlerimizi kafe köşelerinden, emeklilerimizi kahve kürsülerinden alıp üretim masalarına oturtmak zorundayız.
Çünkü bu şehir, bu ülke enerjisini harcamamalı, yönlendirmeli.

Yoksa bir gün, “bu kadar enerjiyi neden boşa harcadık” diye hayıflanırız — ama iş işten geçmiş olur.

Bu kadar enerjiye yazık!

YAZARIN DİĞER YAZILARI