?>

Kavramların iflası: Modern dünyanın vicdan sınavı

Ekrem Işık

2 ay önce

Bugün dünya, sadece bir coğrafyanın işgaline değil, insanlığı insan yapan tüm değerlerin, kavramların ve hukuki metinlerin toplu bir tasfiyesine tanıklık ediyor. Yüzyıllardır ilmik ilmik örülen "İnsan Hakları", "Evrensel Beyannameler" ve "Uluslararası Hukuk" gibi kavramlar, Filistin’de yaşananlar karşısında yalnızca birer "kelime oyunu" haline gelmiş durumda. Eğer hukuk, güçlünün elinde bir kılıç; sessiz yığınların üzerinde ise bir yük haline gelmişse, orada artık adaletten değil, sistemli bir çürümeden bahsedilir.

​KUTSAL SAYILAN METİNLERİN SESSİZLİĞİ

​"İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi" veya "Çocuk Hakları Sözleşmesi" gibi metinler, belli bir zümrenin konforunu korumak için mi yazıldı, yoksa her insanın onurunu savunmak için mi? Eğer 8 milyarlık dünya, bir avuç azınlığın hukuk tanımaz tavırlarına seyirci kalıyorsa, bu metinlerin artık hükmü kalmamış demektir. Yargısız infazların, hukuksuz idam kararlarının ve sivillere yönelik sistematik baskıların olduğu bir dünyada; kadın haklarından veya yaşam hakkından bahsetmek, kurbanın yüzüne karşı söylenmiş ağır bir ironiden öteye geçemez.

​İNSANLIĞIN ORTAK İDAMI

​Bir toplumu; savunma hakkından, itiraz hakkından ve en temel insani güvencelerden mahrum bırakarak ölüme mahkum etmek, sadece o insanları öldürmez. Bu kararlar; merhameti, vicdanı ve adaleti de aynı darağacına gönderir. Verilen her hukuksuz karar, aslında tüm insanlığın özgürlüğüne vurulmuş bir prangadır. Eğer bugün bu zulme "dur" denilmezse, yarın dünyanın hiçbir yerinde hiçbir birey kendini hukukun güvencesinde hissedemez. Çünkü ahlaki sınırlar bir kez yerle bir edildiğinde, geriye sadece "güçlünün haklı olduğu" karanlık bir kaos kalır.

​LÜGATLERDEN SİLİNEN ANLAMLAR

​Belki de dürüst olmanın vakti gelmiştir: Eğer bu kavramlar sahada bir canı kurtarmaya, bir çocuğun hayata tutunmasını sağlamaya yetmiyorsa, onları sözlüklerden ve parlak kürsülerden çıkarmak gerekir. İçi boşaltılmış her kelime, zulmü gizleyen bir perdeye dönüşür. Modern dünya, kendi eliyle inşa ettiği "uygarlık" illüzyonunun altında kalmaktadır.

​SONUÇ: VİCDANIN SESİ, HUKUKUN ÖNÜNDEDİR

​Dünya tarihi, zulmün ebedi olmadığını ancak sessizliğin utancının asırlar boyu sürdüğünü yazar. Bugün mesele sadece siyasi bir çekişme değil, insan kalabilme meselesidir. Evrensel beyannamelerin yeniden anlam kazanması, ancak çifte standartların son bulması ve adaletin herkes için eşit işlemesiyle mümkündür. Aksi takdirde, insanlık kendi yazdığı kanunların enkazı altında kalmaya mahkumdur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI