Sarı Şeytan
Trump seçilmeden önce; kimileri “Trump yeniden başkan olursa, Biden’dan daha iyi olur.” dedi.
Oysa ben biliyordum ki; Biden, Obama, Trump... Hepsi aynı oyunun farklı maskeleri.
Hepsi aynı eller tarafından oynatılan kuklalar. Hepsi aynı karanlık aklın hizmetinde.
Amerika denen imparatorluk, artık bir ülke olmaktan çok, Yahudi lobisinin devasa bir şirketi haline gelmiştir. Sermayesi kara para, yönetim kurulu medya baronları, ortakları tefeciler, finansçılar ve kirli örgütlerdir. Derin devlet denilen o görünmez yapı, adeta Siyonist planların hizmetkârıdır.
Ve bu planın sahnedeki en şımarık aktörü, hiç şüphesiz “Sarı Şeytan” Donald Trump’tır.
Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan eden Trump, yalnızca bir karar almadı — yeryüzünün en büyük zulmüne ortak oldu. Bu karar, sadece bir şehrin statüsünü değil, insanlığın vicdanını da yerle bir etti.
Gazze yanarken, çocuklar toprağa gömülürken, “Sarı Şeytan” övünüyordu.
Zulüm artık şaha kalkmıştı.
Ve Trump, bu zulmün tepesine dikilen taç gibiydi.
Ne ironidir ki, barışa düşman olan bu adam, “barış ödülüne” aday gösterildi.
Dünyanın bu kadar utanmazlaştığı bir çağda, zulüm alkışlanıyor, katiller ödüllendiriliyor.
İsrail Parlamentosu Knesset’te yaptığı konuşmada ayakta alkışlanan Trump, sahte bir gururla Netenyahu’ya övgüler dizdi. “Benden silah istedi, verdim. O da çok iyi kullandı.” dedi.
Bu cümledeki “iyi kullanmak”, Filistinli çocukların kanına bulanmış bombalar anlamına geliyordu.
Ama o farkında bile değildi; çünkü o, insanlığını çoktan şeytana satmıştı.
Sarı Şeytan…
Bir unvan değil, bir semboldür bu.
Kibirle, zulümle, ahlaksızlıkla beslenen bir zihniyetin sembolü.
Tarihte lanetlenen kavimlerin mirasçısı, bugün başka suretlerle yeniden sahnede.
Ama bilsin ki, her lanetli gücün bir sonu vardır.
Firavunların, Nemrutların, Hitlerlerin, Bush’ların ve Trump’ların sonu hep aynıdır:
Tarihin çöplüğü ve cehennemin karanlık çukurları.
Bir gün mazlumların duası, zalimlerin saraylarını yerle bir edecek.
Bir gün “Sarı Şeytan”ın temsil ettiği o kibir düzeni de çökecek.
Ve o gün geldiğinde, dünya yeniden insan yüzü görecek.