?>

Çözüm için mükerrer

Ekrem Işık

3 ay önce

Her gün aynı manzara.

Her akşam aynı çile.

Ve ben, daha önce yazdığım bir meseleyi yeniden kaleme almak zorunda kalıyorum. Evet, bu yazı mükerrer. Çünkü sorun da mükerrer.

Hasankeyf yolu ile Batı Raman yolunu birleştiren kavşaktan söz ediyorum. Sözüm ona “akıllı kavşak.” Fakat aklın en temel ölçüsü olan işlevsellikten yoksun.

Bir kavşakta bu kadar bekleme olur mu?

Bir kavşak bu kadar geniş yapılıp araç geçişini bu kadar zorlaştırır mı?

Ortadaki ada neredeyse Kıbrıs Adası büyüklüğünde. Oysa ihtiyacımız olan şey gösteriş değil, akışkanlık. Bu ada, Akdamar Adası ölçülerine indirilmeli. Alan daraltılmalı ve en az iki şerit daha ilave edilecek bir düzenlemeye gidilmelidir. Yol genişliği doğru kullanılmadıkça genişlik çözüm üretmez; tam tersine karmaşayı büyütür.

Bugün akşam saatlerinde yaşanan manzara, adeta Hindistan trafiğini andırıyor. Kimse kimseye yol vermiyor. Çünkü kuralsızlık, kuralsızlığı doğuruyor. Dört yönlü trafik ışıkları konulmadığı sürece bu keşmekeş bitmez. Her akşam kavşağa bir trafik polisi dikmek geçici bir pansumandır. Peki nereye kadar? Bir kavşağı insanlar değil, sistem yönetmelidir. Kalıcı çözüm ışıklandırmadır.

Esentepe kavşağı nasıl kaldırıldıysa, bu kavşak da aynı cesaretle yeniden ele alınabilir. Ya küçültülmeli ya da tamamen farklı bir planlamaya gidilmelidir. Aksi halde ileride çok daha büyük izdihamlar kaçınılmaz olacaktır.

Sorun yalnızca bu kavşakla sınırlı değil. Bu noktaya bağlanan Güney Çevre Yolu üzerindeki kavşaklarda da ciddi riskler bulunmaktadır. Şehirlerarası yoldan yüksek hızla gelen araçlarla, kavşakta durup dönmeye çalışan araçlar karşı karşıya gelmektedir. Bu durum her an ciddi kazalara davetiye çıkarabilir. Bu güzergâhta bat-çık projeleri artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Yakında Şehir Hastanesi’nin açılacak olması ve bölgede hızla artan yeni yerleşim alanları, buranın yükünü katlayacaktır. Bugünkü yoğunluk, yarının fragmanıdır. Eğer şimdiden yol genişletme ve kavşak düzenleme çalışmaları yapılmazsa, bugünü arar hale geliriz.

Şehir planlaması günü kurtarma sanatı değildir.
Şehir planlaması geleceği öngörme sorumluluğudur.
Her akşam aynı sıkıntıyı yaşayan binlerce insan adına soruyorum:

Trafik polisi mi kalıcı çözüm, yoksa bilimsel bir trafik düzenlemesi mi?

Bu yazı mükerrer olabilir.

Ama çözüm bulunana kadar yazmaya devam etmek de bir vatandaşlık görevidir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI