Şehirler, yaşayan birer organizma gibidir. Nefes alır, büyür, gelişir ve bazen de daralan damarlarını açmak için yeni çarelere ihtiyaç duyar. Batman da böyledir. Yılların yükünü sırtında taşıyan bu şehrin, havasını temizlemek, suyunu berraklaştırmak, toprağını verimli kılmak için nice gayretler gösterilmiştir. Bu uğurda fedakârca çalışan ve hiçbir kişisel menfaat gözetmeden, yalnızca kamunun iyiliğini hedefleyen Çevre Gönüllüleri Derneğini takdir etmemek elde midir? Onların yıllardır verdikleri emek, bu şehrin vicdanında derin izler bırakmıştır.
Ne var ki şehirler yalnızca çevreyle değil, aynı zamanda insana hizmet eden projelerle de nefes alır. İşte tam bu noktada, Sayın Valimizin son dönemde başlattığı ve hızla ilerleyen çalışmalar dikkat çekmektedir. Park ve bahçe düzenlemelerinden, STK merkezine; Hükümet Mahallesi’nden, Engelliler için yaşam merkezine; Bat-Ray’den, Diyarbakır Caddesi’ndeki trafik sorununu hafifletme çabasına kadar pek çok proje, Batman’ın çehresini değiştirmektedir. Elbette bunlar sayabildiklerimizin yalnızca bir kısmıdır.
Ancak bilinir ki her büyük adım, beraberinde bazı tartışmaları da getirir. Diyarbakır Caddesi üzerindeki yol genişletme projesi kapsamında refüjdeki ağaçların sökülmesi, işte böyle bir tartışmayı doğurmuştur. Valiliğin bir an önce trafik sıkışıklığını gidermeye yönelik gayreti, Çevre Gönüllülerinin ise ağaçların ziyan olmaması için gösterdiği hassasiyet, bir noktada karşı karşıya gelmiştir.
Oysa bu karşı karşıya geliş, ayrışmaya değil, kaynaşmaya vesile olmalıydı. Çünkü gerçek şudur: Diyarbakır Caddesi’ndeki trafik sıkışıklığı da bir hakikattir, yazın kavurucu sıcağında insanların ağaç gölgelerine sığınma ihtiyacı da. Biri diğerinin karşısına değil, yanına konulmalıdır. Zira şehir dediğimiz şey, yalnızca asfaltla ya da yalnızca ağaçla var olmaz; ikisinin uyumuyla güzelleşir.
Peki, çözüm yok mudur? Elbette vardır. Yolu genişletirken aynı zamanda şehri ağaçsız bırakmamak mümkündür. Mühim olan, meseleye ortak akılla yaklaşmak, iki tarafın da hassasiyetini gözetmektir. Çünkü ortak akıl, ayrışmanın değil, kaynaşmanın ürünüdür.
Netice itibariyle; yapılan tüm çalışmalar da, gösterilen tüm hassasiyetler de Batman içindir. Ve Batman için olan, hepimiz içindir. Öyleyse bize düşen, ne çevreyi ihmal etmek, ne de gelişim hamlelerini küçümsemektir. İkisini aynı potada eritmek, şehri hem daha yaşanılır kılacak hem de geleceğe daha güçlü taşıyacaktır.
Unutmayalım: Kaynaşmak, ayrışmaktan çok daha verimlidir. Çünkü kaynaşan fikirler büyür, ayrışan fikirler ise yalnızca birbirini tüketir. Gelin, hep birlikte bu şehri daha yeşil, daha düzenli, daha yaşanılır kılalım.