?>

Ömür boyu koltuk sevdası

Ekrem Işık

9 ay önce

Makamlar kimsenin babasının malı değildir.

Hiç kimseye miras kalmamıştır, kalamaz da.
Koltuk, kişiye emanet edilen geçici bir görevdir.
 Bugün sizindir, yarın başkasına devredilir.

Ama nedense bizde bazı yöneticiler o koltuğa öyle bir yapışıyor ki, sanki ömürlerinin sonuna kadar orada oturacakmış gibi davranıyor.

On yılını aynı makamda geçirenler var. Hâlbuki her görevin bir ömrü vardır. Yönetim, devredildikçe kurumlar gençleşir, nefes alır.
Değişim olmazsa, koltuk hantallık üretir, kurumlar köhneleşir, toplum ise durağanlığa mahkûm olur. Aynı isimler, aynı yöntemler, aynı bakış açıları…
Bu kısır döngü içinde ilerleme mümkün mü?

Siyasetçiler de bu durumdan şikâyet ediyor gibi görünüyor. “Değişim lazım” diyorlar.

Peki, öyleyse neden değiştirmiyorlar?

Neden yeni yüzlere, farklı fikirlere, liyakatli insanlara yol açılmıyor?

Cevap aslında çok basit: Uzun süre makamda kalanlar güçlü bir çevre oluşturuyor. Bu çevre, siyasetin de işine geliyor. Böylece bürokratla siyasetçi arasında karşılıklı bir çıkar dengesi kuruluyor. Herkes memnun oluyor, ama kaybeden toplum oluyor.

Oysa yönetimler taze kana muhtaçtır. Farklı bakış açıları, genç fikirler, cesur adımlar kurumları diri tutar. Bir görevi yıllarca aynı isimle sürdürmek, ne kuruma fayda sağlar ne de millete. Çünkü koltuk, insanı gençleştirmez; aksine insan koltuğu yaşlandırır.

Unutmayalım: Kimseye ömür boyu koltuk yok. Dün başkasındaydı, bugün sizde, yarın bir başkasına geçecek. Asıl mesele, o koltuktan kalktığınızda arkanızdan ne denileceğidir. Geride bıraktığınız iz, oturduğunuz koltuktan daha kalıcıdır.

Koltuk geçicidir; iz kalıcı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI