Yıllar önce Batman Belediyesi, içme suyunda tespit edilen fenol karışımı nedeniyle suyun kullanılmasını yasaklamıştı. O günlerde yaşanan bu olay, Çevre Gönüllüleri Derneği’ni harekete geçirmiş; derneğimiz, Batman’ın havasını, suyunu ve toprağını izlemeyi kendine görev edinmişti. Çünkü yaşam kalitemiz, çevremizin sağlığıyla doğrudan bağlantılıdır.
Bugün hâlâ aynı hassasiyetle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha temiz bir Batman için toplantılar yapıyor, raporlar hazırlıyor, gerektiğinde basın açıklamalarıyla kamuoyunu bilgilendiriyoruz. Son toplantımızda gündeme gelen en önemli konu, içme suyundaki fenol oranı oldu. Dernek başkanımız, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Batman Belediyesine bireysel başvuruda bulunarak fenol ölçümünün yapılıp yapılmadığını sordu. Belediyeden gelen yanıt, “fenol ölçümünün kapsamda bulunmadığı” yönündeydi.
Bu cevap bizleri ciddi şekilde endişelendirdi. Çünkü fenol, kanserojen özellik taşıyan bir kimyasal maddedir. Üstelik Batman Rafinerisi’nin şehir merkezinde bulunması, bu maddenin içme suyuna karışma ihtimalini güçlendirmektedir. Bu nedenle belediye ve ilgili kurumların su kaynaklarında düzenli fenol ölçümü yapması ve sonuçları kamuoyuyla paylaşması büyük önem taşımaktadır.
Ancak sorun yalnızca suyla sınırlı değil. Batman Rafinerisi’nin havayı kirletme olasılığı artık bir ihtimal olmaktan çıkıp gözle görülür bir gerçeğe dönüşmüş durumda. Özellikle Şirinevler Mahallesi yönünde hissedilen ağır kokular, atık gazların atmosfere salındığını göstermektedir. TÜPRAŞ’a ait atık su ünitelerinden buharlaşan yakıt kalıntıları ve zehirli gazların ölçümü yapılmalı; eğer bu ölçümler zaten yapılıyorsa, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından şeffaf bir biçimde kamuoyuna açıklanmalıdır.
Bir başka önemli çevre sorunu ise yıllardır dile getirdiğimiz asbestli borular meselesidir. Asbest, bilindiği gibi insan sağlığı için son derece tehlikelidir. Bu boruların hâlâ hangi oranda kullanıldığını, nerelerde bulunduğunu bilmek her Batmanlının hakkıdır. Batman Belediyesi’nin bu konuda kapsamlı bir açıklama yapması ve şeffaf davranması gerekmektedir.
Netice itibariyle, sağlığımızın tehlikede olup olmadığını bilmek istiyoruz. Bu şehirde yaşayan insanlar olarak, nefes aldığımız havanın, içtiğimiz suyun ve üzerinde yürüdüğümüz toprağın temiz olmasını istemek en doğal hakkımızdır. Bu hakkın korunması için yetkililerden beklentimiz açıktır:
Gerekli ölçümleri düzenli olarak yapın, sonuçları kamuoyuyla paylaşın ve bizleri bilgilendirin.
Çünkü sağlığımızı kaybedersek, hiçbir kazanımın anlamı kalmaz.