Batman'ın son yıllarda hayata geçirilen en büyük kamu yatırımlarından biri hiç kuşkusuz Vali Ekrem Canalp'in "Devlet Mahallesi Projesi" oldu. Kamu kurumlarını tek bir kampüste toplayarak hizmetlerin daha hızlı, daha koordineli ve daha verimli yürütülmesini amaçlayan bu proje, sadece Batman'da tek değil, Türkiye’de benzerine rastlanmayan bir projedir.
Yaklaşık 160 dönümlük alanda yükselen Devlet Mahallesi'nin ilk adımı olan yeni Hükümet Konağı kısa sürede önemli bir aşamaya geldi. Projelendirme süreci, ihalesi ve inşaat çalışmalarının bu kadar hızlı ilerleyeceğini doğrusu pek az kişi tahmin ediyordu. Çevre düzenlemeleri ve ulaşım yolları da büyük ölçüde tamamlandı. Görünen o ki Devlet Mahallesi sonbaharda hizmete açılabilecek duruma gelecek.
Tabii Hükümet Konağı tamamlanırken kamuoyunun aklında önemli bir soru var: Mevcut Hükümet Konağı'nın akıbeti ne olacak?
Şimdiye kadar yapılan açıklamalara göre mevcut bina yıkılacak, alt kısmı otopark, üst bölümü ise kent meydanı ve yeşil alan olarak düzenlenecek. Elbette şehirlerin nefes alacağı meydanlara ve parklara kimsenin itirazı olamaz. Batman'ın da merkezi bir noktada geniş bir kent meydanına ihtiyacı olduğu açıktır.
Fakat mesele yalnızca bir binayı yıkıp yerine bir kent meydanı veya park yapmak değildir.
Asıl mesele, kamu kaynaklarının nasıl daha verimli kullanılacağıdır.
Henüz 25 yıl önce milyonlarca lira harcanarak yapılan bir kamu binasının tamamen ortadan kaldırılması gerçekten en doğru tercih olur mu?
Bence bu soru üzerinde ciddi şekilde düşünmek gerekiyor.
Çünkü yıkım yerine yerinde dönüştürme ile ilgili alternatifler de var.
Mesela neden bu bina Batman'ın yıllardır özlemini çektiği Tıp Fakültesi'ne dönüştürülmesin?
Şu an Batman'ın en önemli ihtiyaçlarından biri tıp fakültesidir. Sağlık alanında büyüyen bir şehir olmamıza rağmen hâlâ böyle bir eğitim kurumuna sahip değiliz. Oysa mevcut Hükümet Konağı, yapılacak bazı düzenlemelerle hem eğitim hem de idari birimlerin kullanılabileceği modern bir yapıya dönüştürülebilir.
Üstelik mevcut otopark alanıyla birlikte düşünüldüğünde oldukça işlevsel bir kampüs ortaya çıkabilir.
Böylece iki önemli hedef aynı anda gerçekleşmiş olur.
Birincisi; milyonlarca liralık kamu yatırımı korunmuş olur.
İkincisi; Batman'ın yıllardır beklediği Tıp Fakültesi için önemli bir adım atılmış olur.
Şimdiden böyle bir irade ortaya konulup bina üniversiteye tahsis edilirse, Batman'ın tıp fakültesi hayali sanıldığından çok daha kısa sürede gerçeğe dönüşebilir.
Diyelim ki Tıp Fakültesine tahsis edilmesi önerisi hayata geçirilmedi...
Yine de mevcut Hükümet Konağı'nın korunması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü Batman hızla büyüyor. Nüfusu artıyor. Yarın büyükşehir statüsüne kavuştuğunda yeni kamu hizmet binalarına ihtiyaç duyulması kaçınılmaz olacaktır. Bugün yıkılan bir binayı yarın yeniden yapmak, çok daha büyük maliyetler doğuracaktır.
Kaldı ki geniş bir kent meydanı oluşturmak için mutlaka binayı yıkmaya da gerek yoktur. Çevresindeki yüksek duvarların ve güvenlik bariyerlerinin kaldırılması, açık otoparkın yeşil alana dönüştürülmesi bile önemli ölçüde açık ve yeşil bir alan elde edilebilir.
Asıl ihtiyaç yıkmak değil; planlamak, dönüştürmek ve mevcut imkânları en doğru şekilde değerlendirmektir.
Binanın geleceği ile ilgili olarak proje ve fikir yarışması da düzenlenebilir. Kamu mallarını korumak, onları en verimli biçimde geleceğe taşımak yöneticilerin temel sorumluluklarından biridir. Bu nedenle böylesine önemli bir karar verilmeden önce üniversitenin, meslek odalarının, şehir plancılarının, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların görüşü mutlaka alınmalıdır.
Evet, Batman büyüyor, ihtiyaçlar çeşitleniyor. Ama büyürken sadece yeni binalar yapmak yetmez.
Şehrin hafızasını, kamu kaynaklarını ve geleceğini de korumak gerekir.
Belki de en doğru çözüm, mevcut Hükümet Konağı ile yeni Hükümet Konağı'nı birlikte değerlendirerek Batman'a uzun yıllar hizmet edecek yeni bir vizyon ortaya koymaktır.
Çünkü bazen en büyük yatırım, yeni bir bina yapmak değil; var olanı doğru değerlendirebilmektir.