?>

Batman'da uyuşturucuya karşı vicdan hareketi şart…

Recep Kavuş

8 ay önce

Bu sorun artık sadece bir sağlık meselesi değil, toplumsal vicdanı sarsan bir drama, trajediye dönüştü. Eskiden genç erkeklerin ağırlıkta olduğu kullanıcı profili bugün çocuk yaşlara kadar düşmüş durumda. Üstelik artık sadece işsiz, kimsesiz, yoksul kesim değil; varlıklı ailelerin çocukları, üniversiteyi bitirmiş gençler de uyuşturucu bağımlısı oluyorlar ve bu karanlık girdabın içinde hayatları kararıyor.
Uyuşturucu kullanımı Batman’da artık yaş, sınıf, cinsiyet, meslek tanımıyor ne yazık ki.

Eğitimciler, sağlık çalışanları, hatta doktorların bile bu bağımlılığın kurbanı olduğu iddiası var.

Emniyet güçlerinin seri operasyonlarına rağmen madde kullanımı Batman’da hâlâ ciddi bir tehdit olarak karşımızda duruyor.
Belli ki bu sorun yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemez.
Bu, soruna neşter vurulması için topyekûn bir mücadele gerektir.
Geçtiğimiz hafta Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdulkadir Demir’in ‘Madde Bağımlılığına Karşı Sessiz Kalmayacağız’ çıkışı, bu mücadelede umut verici bir dönüm noktası oldu adeta.

Demir’in basın mensuplarıyla yaptığı toplantıda dile getirdiği projeler, sadece bir kurumun değil, bir şehrin vicdanını harekete geçirme çağrısıydı.

BATSO Başkanı Demir, yıllar önce Avrupa Birliği desteğiyle başlatılan ve İtalya’daki örnek bir merkezden ilham alınarak yürütülen projeyi hatırlatırken “O merkezde gençler ilaçsız tedaviyle, üretim ve sosyal yaşamla yeniden hayata kazandırılıyordu. Tarım, hayvancılık, zanaat gibi alanlarda gönüllülük esasına dayalı bir sistemle gençler yeniden umut buluyordu. Batman’da da benzer bir modelin hayata geçirilmesi planlanıyor” dedi.
Batman’da kurulması planlanan AMATEM Tedavi Merkezi, bağımlı bireylerin tedavisinde önemli bir adım olacak.
Demir, bu merkezin ardından daha kapsamlı bir rehabilitasyon merkezi kuracaklarını ve bu mücadeleyi genişleteceklerini açıkladı.

Demir’in vakıf kurma hazırlığı, bu mücadelenin kurumsal bir zemine oturması açısından tarihi bir adım olacaktır.

STK’lar, muhtarlar, uzmanlar ve üniversite temsilcileriyle geniş bir istişare süreci başlatılacak.
Demir’in şahsi taahhüdü ise bu davaya olan inancının en somut göstergesi.
Nitekim, basına yaptığı çağrı da dikkat çekiciydi.
Demir’in açıklamaları şu şekildeydi:

Başkan olayım ya da olmayayım, bu vakfa ömrüm boyunca hizmet edeceğim. Bu mücadele benim vasiyetim olacak. Bu sadece bir proje değil, Batman’ın vicdanı olacak bir mücadeledir”

Medyanın bilinçlendirme gücü, bu toplumsal seferberlikte hayati bir rol oynayacaktır.
Batman’da madde bağımlılığına karşı yürütülen bu mücadele sadece bir sağlık sorununun çözümü değil; bir şehrin geleceğine sahip çıkma iradesidir.

Bu vicdan hareketine herkesin katılması gerekiyor.

Çünkü bu mesele hepimizin meselesidir.

Uyuşturucu bağımlılığı ile mücadelede ne yapılması gerekiyorsa yapılmalıdır.

Uyuşturucunun kökünü kazımak gerekir.

Kim ki bu işin ticaretini yapıyorsa, çocuklarımıza, gençlerimize uyuşturucuyu bulaştırıyorsa cezalandırılması gerekir.

Uyuşturucu belasına bulaşanların bundan kurtulmasının en önemli yollarından birisi de istihdam edilmeleridir.
Çoğu kişi gelecek kaygısı, kendisini boşlukta hissettiği için uyuşturucu bağımlısı oluyor.
Dolayısıyla gençlerin istihdamı, çocukların eğitimi son derece önemlidir.

BATSO Başkanı Demir “Şimdiden söz veriyorum, kim uyuşturucuyu bırakıyorsa işi hazırdır” diyor.

Bu ve bunun gibi gençlere umut olacak açıklamaların bu sorunla mücadeleye önemli katkılar sunacağına inanıyorum.
Tüm Batmanlılar olarak gelin, uyuşturucuya karşı bir vicdan hareketi başlatalım.
Öncelikle gençlerimize, çocuklarımıza sahip çıkalım; onların yaşamını karartacak olan uyuşturucuyu kim satıyor ve bulaştırıyorsa, onların yasalar karşısında cezalandırılması için deşifre edelim.
Toplumumuzun bu derin yarasına hep birlikte merhem olalım.

Bana ne demeyin.

Uyuşturucu bir insanı yıkmak, bir aileyi dağıtmak, bir topluma zarar vermek için en tehlikeli silahtır.

Bu nedenle bu vicdan hareketine Batmanda herkes destek vermeli.
Uyuşturucu belasından bir an önce kurtulmalıyız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI