Gazetecilik, halkla iç içe yapılması gereken bir meslektir.
Bu nedenle, bizim gibi yüzünü halka çevirmiş olanlara gelen soruların sınırı da yok.
Kimi zaman toplumu ilgilendiren sorularla, kimi zaman ise kişisel tavsiye isteyenlerle karşılaşıyoruz. -Çözüm süreci başarıya ulaşır mı?-Selahattin Demirtaş serbest bırakılır mı? gibi toplumsal soruların yanında bir de:
-Hangi marka beyaz eşyayı satın alayım?
-Hangi doktoru önerirsiniz? gibi ilginç sorulara da alışığız artık.
Ama bazen öyle sorular geliyor ki, şaşırmamak elde değil.
Geçtiğimiz akşam, emekli maaşıyla geçinmeye çalışan ve kirada oturan bir dostum aradı.
Sözlerine “Senin fikrin benim için çok değerli” diyerek başladı ve şu soruyu yöneltti:
-Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan 500 bin sosyal konut projesine başvurmak dinen caiz mi?Elbette ben din âlimi değilim, fetva verecek bilgiye sahip biri de değilim. Ancak dostumun içinde bulunduğu maddi sıkıntıları bildiğim için hiç düşünmeden “Senin için caiz, ama ikinci evi almak isteyen veya ihtiyacı olmayan biri için değil” dedim.
O da daha önce bir âlime danışmış, benzer cevabı almış.
Böylece gönül rahatlığıyla başvurusunu yapacağını söyledi.
Bu örnek aslında toplumda birçok insanın aklındaki ortak sorudur.
TOKİ’nin sosyal konut projeleri faiz içeriyor mu ve dinen caiz mi?
Özellikle kredi kartı dahi kullanmayan, faize bulaşmamış dindar vatandaşların bu konuda ciddi tereddütler yaşıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, devletin bu projeyi ihtiyaç sahiplerini ev sahibi yapma ve sosyal destek sağlama amacıyla yürüttüğünü belirterek, TOKİ’nin uyguladığı modelin klasik anlamda faizli işlem olarak değerlendirilemeyeceğini, yapılan işlemde amacın kâr elde etmek değil, barınma ihtiyacını karşılamak olduğunu belirtmiştir.
Bazı din görevlileri de benzer şekilde beyanatlarda bulunarak, peşin fiyata alım gücü olmayan vatandaşlara kolaylık sağlamak amacıyla yapılan taksitli satışlarda vade farkının, enflasyon kaynaklı değer kaybını telafi etme amacı taşıdığını, bu nedenle faiz kapsamına girmediğini ifade ediyor.
Yani temel ihtiyaç ilkesine göre TOKİ’den konut almak, İslam fıkhına uygun olarak değerlendiriliyor.
Buna rağmen hâlâ bazı kişiler bu projelere kuşkuyla yaklaşıyor.
İlginç olan ise bu kuşkuyu ve kafa karışıklığını yaratanların en çok, TOKİ’yi yıllardır ticari kazanç kapısına dönüştüren fırsatçılar olması.
Bu kişilerin, defalarca TOKİ projelerine başvurarak adlarına çıkan konutları kısa sürede yüksek fiyatlarla sattıkları iddia ediliyor.
Ardından yeniden başvuru yapabilmek için “kafa karıştırma” yoluna gidiyorlar.
“Enflasyon farkı faizdir, caiz değil” diyerek insanların başvuru yapmasını engellemeye çalışıyor, böylece kura çekiminde kendi şanslarını artırıyorlar.
Bu noktada TOKİ’nin de üzerine düşen bir sorumluluk var.
Eğer bir kişi TOKİ’den ev aldıktan kısa süre sonra o evi ticari kazançla satabiliyorsa, sistemde bir açık var demektir.
Bu nedenle TOKİ’nin, konutların tapu devrini en az 10 yıl engelleyecek düzenlemeler yapması gerekiyor.
Ancak bu şekilde gerçekten ihtiyaç sahipleri korunabilir ve fırsatçılar devre dışı bırakılabilir.
Batman özelinde konuşacak olursak, şehirde yapılacak 3 bin 810 sosyal konut dar gelirli vatandaşlar için büyük bir umut kapısı.
Her bir proje, altyapısıyla, parkıyla, okulu, camisi ve sağlık ocağıyla birlikte planlanıyor.
Bu kadar kapsamlı bir proje, hem Batman’daki konut ihtiyacını hafifletecek hem binlerce ihtiyaç sahibi aileyi güvenli bir yuvaya kavuşturacak.
Konut ihtiyaç sahiplerinden, dini hassasiyetleri nedeniyle tereddüt eden vatandaşlar için hem Diyanet’in hem birçok din âliminin açıklamaları ortada.
Bu projeler, temel bir ihtiyacı karşılamaya yönelik.
Gerçekten ev ihtiyacı olan, dürüstçe başvuran herkes için TOKİ projelerine katılmak dinen de vicdanen de uygundur denilmektedir.
Birilerinin yanlış yönlendirmelerine kanmadan, bu fırsatı değerlendirmek gerekiyor.
Çünkü bu konutlar sadece bir ev değil, aynı zamanda dar gelirli vatandaşlar için yeni bir hayatın kapısı da olacaktır.
Bu nedenle, konut ihtiyacı olan her dar gelirli vatandaşın gönül rahatlığıyla başvurusunu bir an önce yapması gerekir.