?>

Bayramlar en önemli kültürel mirasımızdır

Recep Kavuş

3 ay önce

Bayramlar, yalnızca dini ibadetleri yerine getirilmesi değil bir toplumun ruhunu, hafızasını ve kültürel sürekliliğini taşıyan önemli bir kültürel mirastır.

Bayramlarda din açısından inancın toplumsal olarak güçlendirilip pekiştirildiği gibi o güne farklı bir anlam katan ise gelenek ve göreneklerin yaşatılmasıdır. Çünkü gelenekler yaşadıkça bayramların coşkusu artar, sevinci derinleşir ve toplumsal bağlar daha da güçlenir.

Bayramlar siyasi görüşler, farklı düşüncelerin bir tarafa bırakılıp birlik olunarak güçlü bir şekilde sahiplendiği önemli günlerdir.  
İslam dini açısından önemli bayramlardan birisi olan Ramazan Bayramı’nın toplum katında anlamı ve etkisi son derece büyüktür. Bir ay boyunca tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin ardından gelen bu mübarek gün; bayramla bayram sevinci ile taçlandırılır.   Bayram aynı anda şükür ve sevinç günüdür. Müslüman müminler, Allah’ın rahmetine nail olma ümidiyle geçirdikleri bu ayın ardından bayrama ulaşmanın huzurunu yaşar. Bu nedenle bayram, yalnızca bireysel bir ibadet sürecinin sonu değil; aynı zamanda toplumsal bir sevinçtir. İslam’da bu günlerde neşeyi paylaşmak, sevinci çoğaltmak esastır.

Bayramların en önemli yönlerinden biri de toplumsal dayanışmayı güçlendirmesidir. Bayram öncesinde ya da bayram sabahı verilen fitre sayesinde, ihtiyaç sahipleri gözetilir; toplum içinde birlik ve beraberlik duygusu pekişir. Bayram namazında omuz omuza saf tutan insanlar, namaz sonrası birbirlerine güler yüzle selam verir, bayramlaşır. Bu görüntü, aslında bir toplumun en sade ama en güçlü birlik tablosudur.

Ancak bayramı asıl anlamlı kılan, onun etrafında şekillenen geleneklerdir. Gelenek ve görenekler; kuşaktan kuşağa aktarılan, yazılı olmayan ama toplumun hafızasında derin izler bırakan değerlerdir. Bayramlar ise bu değerlerin en yoğun şekilde yaşatıldığı özel günlerdir.
Bu nedenle Bayram heyecanı günler öncesinden başlar. Evlerde temizlik yapılır, çeşit çeşit tatlılar hazırlanır, yeni giysiler alınır, bayramlık tıraşlar olunur. Bu hazırlıklar sadece bir dış görünüm değil, bayrama duyulan saygının ve verilen önemin bir göstergesidir.

Bayram sabahı erkenden uyanmak ise adeta değişmez bir ritüeldir. Tertemiz ve özenle seçilmiş kıyafetler giyilir, bayramın ilk saatleri büyük bir özenle karşılanır. Kahvaltı sofraları her zamankinden daha zengin hazırlanır; aile bireyleri bir araya gelerek bu özel anı paylaşır. Ardından camiye gidilir, bayram namazı kılınır ve toplu halde bayramlaşmalar gerçekleştirilir.

Bayramın en anlamlı yönlerinden biri de ziyaretlerdir. Akrabalar, komşular ve dostlar tek tek ziyaret edilir; büyüklerin elleri öpülür, duaları alınır. Hayatta olmayan büyükler ise unutulmaz; mezarlık ziyaretleri ile anılır. Bu ziyaretler, geçmiş ile bugün arasında kurulan güçlü bir köprüdür.
Çocuklar için bayram ise ayrı bir heyecandır. Şeker toplamak, bayramın en neşeli geleneklerinden biridir. Büyüklerini ziyaret eden çocuklar hem bayramlaşır hem de şeker ve harçlık alarak bu mutluluğu doyasıya yaşar. Bu nedenle Ramazan Bayramı, halk arasında “Şeker Bayramı” olarak da anılır.

Bayramların belki de en kıymetli yönü, kırgınlıkların sona ermesidir. Küs olanlar bir araya getirilir, barışmalarına vesile olunur. Çünkü bayram; affetmenin, yeniden başlamanın ve gönülleri onarmanın zamanıdır.

Geleneklerle güzelleşen bir bayramın sevincini tekrar yaşayacağız.  Bu gelenekleri mutlaka yaşatmak gerekir. Bayramlar sadece sıradan bir güne değil, paylaşmanın, hatırlamanın, ziyaretlerde bulunmanın aradaki mesafeleri kaldırmanın ve birlik olmanın adıdır. Geleneklerimizi yaşattığımız sürece bayramlar daha da önemi büyüyecek ve anlam kazanacak, kuşaktan kuşağa aynı coşkuyla aktarılacaktır.
 Tüm İslam aleminin mübarek Ramazan bayramını kutlarım bu bayramın yaşanabilir bir dünyaya, barışa, huzura vesile olmasını diliyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI