?>

Uyuşturucu ile ilgili bir feryat...

Recep Kavuş

1 gün önce

Bu köşe yazımda, bir vatandaşın yüreğinden kopup gelen birkaç satırlık mektuba yer vereceğim.
Geçmişte zarflarla gönderilen mektuplar, bugün sosyal medya aracılığıyla daha hızlı ve aracısız ulaşıyor.

Okur mektuplarının ulaşma şekli değişse de Batman'ımızın sorunları ve insanların dertleri bitmiyor, değişmiyor.

Geçtiğimiz günlerde kardeşi uyuşturucu batağına girmiş bir ağabeyden gelen mesajda yardım talebi, feryat, keder ve çaresizlik vardı.
Ne yapacağını bilmeyen mağdur durumdaki ağabey, çareyi bana mektup yollamakta bulmuş. Mektubu ile kentimizin en büyük sorunlarından birini yeniden gözler önüne serdi.
Yazdığı satırlarda sadece kendi kardeşinin değil, yüzlerce ailenin yaşadığı çaresizlik vardı.

Şöyle başlamış mektubuna:

"Bugün Batman'da ne ekonomi, ne siyaset ne de başka bir gündem maddesi, uyuşturucu kadar yakıcı ve yıkıcı bir sorun değildir. Çünkü uyuşturucuya bulaşan her gençle birlikte bir aile dağılıyor, anneler gözyaşı döküyor, babalar çaresizlik içinde kıvranıyor.

Artık neredeyse her mahallede, her sokakta, her çevrede bu sorunun izlerine rastlamak mümkündür.
Eskiden belirli kesimlerle sınırlı olduğu düşünülen uyuşturucu kullanımı, bugün yaş, eğitim, meslek, siyasi görüş, inanç ve cinsiyet ayrımı gözetmeden toplumun her kesimine yayılmış durumda."
Evet, her bir satırında çaresizlik ve yardım feryadı var.

Mektubu gönderen okurumun kardeşi madde bağımlısı. Ağabeyin sözleri oldukça çarpıcıydı. Kardeşinin evli, eğitimli ve çocuk sahibi olduğunu; buna rağmen bağımlılık girdabına sürüklendiğini anlatıyordu. Bu durum, sorunun yalnızca bireysel değil, toplumsal bir tehdit hâline geldiğini gösteriyor.

Batman'da topyekûn uyuşturucuyla mücadele edildiği söyleniyor. Elbette güvenlik güçleri önemli çalışmalar yürütüyor. Ancak bu mücadele yalnızca narkotik ekiplerinin omuzlarına bırakılabilecek bir mesele değildir. Sorun bu kadar büyümüşken, çözüm de topyekûn bir seferberlik gerektirir.
Öncelikle yaptığımız işin haritalanması gerekir ve elimizde sağlıklı veriler olmalıdır.

Kentte uyuşturucunun boyutu nedir?

Hangi yaş grupları risk altındadır?

Bağımlılığın temel nedenleri nelerdir?

Gençleri, çocukları bu batağa iten sosyal ve ekonomik faktörler hangileridir?

Bu soruların cevapları bilimsel araştırmalarla ortaya konulmalı ve kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Mahallelerin gerçek durumunu en iyi bilenler arasında muhtarlar bulunmaktadır. Sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları, siyasi partiler, aileler ve yerel yönetimler de bu mücadelenin doğal paydaşlarıdır. Herkesin bildiği ama kimsenin yüksek sesle konuşmadığı bir sorunu çözmek mümkün değildir.

Uyuşturucu yalnızca bir madde bağımlılığı değildir. Aynı zamanda insanın iradesini, kişiliğini ve özgürlüğünü elinden alan bir esaret biçimidir. Bağımlı hâle gelen birey, yalnızca kendisini değil, çevresindeki herkesi etkileyen bir yıkıntıdır.

Uyuşturucunun Batman'a verdiği zarar, bir sel felaketinin ve yıkıcı bir depremin verdiği tahribattan daha büyüktür.
Bu nedenle meseleyi hafife almamak gerekir. Yalnızca kullanıcılar üzerinden değil, uyuşturucu ticaretini sürdüren ve gençleri bu batağa sürükleyen yapılar üzerinden de durmak lazım.
Toplum, çocuklarının geleceğini çalanlara karşı ortak bir tavır geliştirmeli; hukukun öngördüğü cezalar kararlılıkla uygulanmalıdır.

Batman'ın uyuşturucuyla mücadelede pilot il olarak seçilmesi tesadüf değildir. Bu durum, sorunun ciddiyetini açıkça göstermektedir. Bu mücadelede tek tek vakalarla uğraşmak yeterli değildir. Bataklığı kurutmadan sivrisineklerle mücadele etmek sonuç vermez.

Bu sorunun önüne geçmek için ihmale, ertelemeye ve sessizliğe yer yoktur. Bu mesele için kapsamlı bir eylem planına, güçlü bir toplumsal dayanışmaya ve kararlı bir mücadeleye ihtiyaç vardır.
Çünkü uyuşturucu batağına saplanan her birey, toplumsal felakete doğru bir adım daha yaklaşmamıza yol açıyor.
Çünkü uyuşturucu kullanan, sadece kendisine değil; çevresine, ailesine ve topluma da zarar veriyor.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI