?>

Özlenen barışa az kaldı

Recep Kavuş

1 yıl önce

Bir gün bu topraklara da barış gelir mi?

Hayalini kurduk hep.

Özlenen, umut edilen o barışa adım adım yaklaşıyoruz.

Tarihi bir süreçten geçiyoruz.

Kardeşlik için, barış için hiç bu kadar umutlanmamıştım.
Çok önemli gelişmeler yaşanıyor ve tarihi adımlar atılıyor.

PKK, resmen kendini lağvedeceğini ve silahları bırakacağını ilan etti.

İktidar ve siyasi partiler süreci destekliyor.

Umarım bu süreç ve fırsat heba edilmez.
Çünkü yarım asrı bulan silahlı bir mücadelenin devri kapanır.
Silahların susması, her açıdan önemli ve yararlıdır.

Yarım asırlık çatışmalı dönemin faturası hepimiz için çok ağır oldu. Evet, telafisi mümkün olmayan acılar, kayıplar yaşandı.

Türkiye’de yaşayan herkes, ama herkes, bir şekilde çatışmalı ortamdan etkilendi.
En çok da çatışmaların yaşandığı bölgede yaşayan ve çocukları dağda, cezaevlerinde olan bölge insanı etkilendi.
Sıkıyönetim, Olağanüstü Hal, terörle mücadele yasa ve uygulamaları ile geçen bir yaşamımız oldu.

Bu çatışmalı sürecin bu kadar uzun sürmesinin en önemli nedenlerinden biri de kaostan ve çatışmalardan siyasi ve ekonomik olarak her iki taraftan da beslenen, rant elde edenler oldu.

Kimileri bu sayede kendine saltanat kurdu; hak etmediği konuma geldi, büyük bir rant elde etti.
Olan ise evlat acısı yaşayan Türk ve Kürt anne babalara oldu.
En çok da Anadolu’nun gariban ailelerinin ocağına ateş düştü.
Şiddet sarmalı nedeniyle toplumsal barış zedelendi, kin ve nefret tohumları serpildi halk arasına.

Sadece elinde silah olanlar değil, masum insanlar da—yani kurunun yanında yaş da yandı.

Çok ocaklar söndü, çok acılar yaşandı.
Bu acıların son bulması için atılan barış adımları bu nedenle çok önemlidir.
Elbette sağlanacak barış ortamı için atılan adımlar, varılan anlaşmalar herkesi tatmin etmeyebilir.
Ama silahların susması, barışın sağlanması herkesin yararına olacağı kesindir.
Barışın sağlanması adına silahların bırakılması, toplumsal barışın tesisi tarihi bir gelişmedir.

Barışa en çok da yarım asırlık çatışma sürecinden etkilenenler, bu adımların önemini bilerek sevinmektedir.

Barışın neden önemli olduğunu ve bu vesileyle barışı istemeyenlere bir hatırlatmada bulunalım:

1. Çocuklarını askere gönderirken sağ salim döneceğinden endişe ettiniz mi?

2. Gözaltına alınıp işkence görüp ömrünüzün en güzel yıllarını cezaevinde geçirme korkusunu yaşadınız mı?

3. Şehirde bir bombanın, dağda bir mayının her an patlama korkusunu yaşadınız mı?

4. Çocuğunuz, kardeşiniz, anneniz, babanız için şehir şehir cezaevi kapılarında bekleyip mağduriyetler yaşadınız mı?

5. Doğduğunuz köyünüz boşaltılıp, eviniz yakılıp yıkıldı mı?

6. Aileniz, kardeşleriniz faili meçhul cinayetlere kurban gitti mi?

7. Aileniz darmadağın oldu mu?

8. Siyasi düşünceniz yüzünden sürgün edilip işinizden oldunuz mu?

9. Dağa çıkıp bir daha haber alamadığınız yakınlarınız oldu mu?

10. Mezarı olmayan ölüleriniz oldu mu?

11. Diliniz ve kimliğiniz nedeniyle ötekileştirilip, diliniz yasaklandı mı?

12. Kürt olduğunuz için metropollerde linç edilme tehdidiyle karşılaştınız mı?

13. Bir gece ansızın kapınız zorla kırılarak baskın yediniz mi?

14. Çatışmaların ortasında kalarak kör bir kurşunun hedefi oldunuz mu?

15. Babasız kalan çocukların dramına şahit oldunuz mu?

16. Ailesi dağılan çocukların uyuşturucuya ya da fuhşa sürüklendiğine şahit oldunuz mu?

17. Milyonlarca insanın yerinden, yurdundan göç etmek zorunda kaldığını biliyor musunuz?

18. Türkiye ekonomisinin yarısının neredeyse askeri harcamalar için kullanıldığını biliyor musunuz?

19. Ormanlarınız yakılıp, doğanız çatışmalardan tahrip oldu mu?

20. Günlerce iş yeriniz kepenk kapatma eylemi nedeniyle kapalı kaldı mı?

21. Özgürlükleriniz kısıtlanıp, sokağa çıkma yasağına maruz kaldınız mı?

22. Oylarınızla seçerek meclise gönderdiğiniz vekilleriniz yaka paça içeri atıldı mı?

23. Öğretmen iken savaşın bir tarafı sayılıp öldürüldünüz mü?

24. Cumartesi ve Diyarbakır annelerinin acısını yaşadınız mı?

İşte ben bütün bunların yaşandığının bir tanığıyım.
Bu nedenle her platformda ve her yerde barışı destekliyor ve ısrar ediyorum.
Bunlar, 40 yılı aşan bir savaşta yaşanan acı ve hakikatlerdir.
40 yılda etrafımızı saran şiddet sarmalından, ötekileştirmeden, nefretten, insan hakları ihlallerinden kurtulmalıyız.
Bu ülkenin kaynakları kalkınma, huzur, yoksullukla mücadele ve eğitim için kullanılmalı, doğru yönetilmelidir.
Bunun için bizim barışa ihtiyacımız var.

Barış yolunda kim bir katkı sunduysa ya da sunacaksa, minnettarız kendilerine.

Barış, herkesin yararına olacaktır.

Bu bilinç ve düşünceyle, herkesin bu önemli sürece destek vermesi gerekir.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI