?>

Fitre oranı ve ekonomik gerçekler

Recep Kavuş

3 ay önce

İslam dini açısından yılın en hayırlı ve mübarek ayı olan Ramazan ayını bayramla buluşturmaya sayılı günler kaldı. Ramazan ayının sonunda, oruç tutan ya da mazereti nedeniyle tutamayan Müslümanların yerine getirmesi gereken önemli ibadetlerden biri de fıtır sadakası, yani fitredir.

Bu yıl için fitre miktarı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 240 TL olarak belirlendi. Böylece 2026 Ramazan ayından 2027 Ramazan ayına kadar geçerli olacak fitre miktarı kişi başı 240 lira olarak ilan edilmiş oldu.

Bu oran ilk kez özellikle dar gelirli olanlar arasında tartışma konusu oldu. Bu konuya gelmeden önce fitrenin İslam dininde yeri ve önemine bir göz atalım önce.
Fitrenin hükmü mezheplere göre farklılık gösterilse de tüm Müslümanlar buna çok büyük önem veriyor.

Fitre Hanefî mezhebine göre vacip kabul edilirken, Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerine göre farz sayılmaktadır. Hanefî mezhebinde fitreyi para olarak vermek caiz görülürken, Şafiî mezhebine göre ise fitrenin buğday, arpa, hurma veya üzüm gibi gıda maddeleri olarak verilmesi gerekir; parasal karşılığının verilmesi uygun kabul edilmez.

Şafiî mezhebine göre fitre genellikle buğday üzerinden hesaplanır ve yaklaşık 2,5–3 kilogram buğday miktarına tekabül eder. Bugünkü piyasa fiyatlarıyla hesaplandığında buğdayın kilogramının 15–20 lira civarında olduğu düşünülürse, bu miktarın parasal karşılığının yaklaşık 50–60 lira civarında olacağı ifade edilmektedir. Bu da doğal olarak bazı kesimlerde “fitre miktarı fazla mı belirlendi?” tartışmasını beraberinde getirmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu ise fitre miktarını belirlerken yalnızca gıda fiyatlarını değil, mevcut sosyo-ekonomik şartları ve bir kişinin günlük gıda ihtiyacını esas aldığını açıklamıştır. Ayrıca kurul, belirlenen 240 liranın asgari bir miktar olduğunu belirtmiş; bunun aşağısında ödeme yapılamayacağı anlamına geldiğini ifade etmiştir. Tabii ki dileyenler kendi günlük gıda harcamalarını dikkate alarak daha yüksek miktarda fitre verebilirler; burada bir engel yoktur. Fitrenin nakit olarak verilebileceği gibi gıda maddeleri şeklinde aynî olarak verilmesi de mümkündür. Ancak genelde fitre nakit olarak verilmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamasından sonra belirlenen oranın tartışma konusu hâline gelmesinin nedeni ise özellikle dar gelirli ve kalabalık ailelerden gelen bazı itirazlar oldu. Ekonomik sıkıntıların yoğun şekilde hissedildiği bir dönemde, hanedeki kişi sayısı arttıkça fitre miktarı da bazı aileler için ciddi bir rakama ulaşabiliyor. Bu nedenle bazı vatandaşlar, güncel buğday fiyatlarını esas alarak daha düşük miktarda fitre verip veremeyeceklerini imam ve din âlimlerinin görüşüne başvurarak öğrenmeye çalışıyor ve daha düşük oran için yol yordam arıyorlar.

Elbette ki fitre ve zekât, İslam toplumlarında yardımlaşma ve dayanışmanın en önemli araçlarından biridir. Varlıklı insanlar çoğu zaman belirlenen miktarın çok üzerinde fitre vererek ihtiyaç sahiplerine destek olmaktadır. Ancak görünen o ki ekonomik şartlar bazı aileler için fitre gibi dinî bir yükümlülüğü yerine getirirken bile bütçelerini zorlayacak noktaya getirmiştir.

Diyanet’in belirlediği rakam muhtemelen enflasyon oranı ve artan gıda fiyatları dikkate alınarak ortaya konmuştur. Bununla birlikte bu kararın tartışılması da doğaldır. Maddi imkânı sınırlı olanların imam ve din âlimlerine danışarak hadislerde belirtilen ölçüler doğrultusunda hareket etmeleri dinen mümkündür.

Belki de burada en makul çözüm, hem dinî ölçüleri hem de toplumun ekonomik gerçeklerini gözeten bir yöntem olabilir. Örneğin hadislerde belirtilen gıda miktarlarını esas alan bir “taban fitre” ile sosyo-ekonomik şartlara göre belirlenen bir “tavsiye edilen fitre” miktarının birlikte açıklanması, özellikle dar gelirli vatandaşların gönül rahatlığıyla bu ibadeti yerine getirmesine yardımcı olabilir.

Diyanetin belirlediği fitre oranının günümüz ekonomik gerçekleriyle örtüşmesi ve özellikle dar gelirlilerin durumunun gözetilmesi gerekir.
Fitrenin özü, rakam ve orandan daha çok dayanışma ve yardımlaşmayı amaçlamaktadır. Ramazan’ın anlamı, önemi ve bereketi de tam olarak burada ortaya çıkar: İhtiyacı olanla imkânı olanı aynı inanç ve duyguda buluşturan büyük paylaşım ruhudur.
Zengin, fakir herkesin fitresini gönül rahatlığı ile verebileceği kararlar alınmalıdır.

İlk kez bu sene Diyanetin fitre oranları ile ilgili tartışmaların göz ardı edilmemesi gerekir. Fitre oranları belirlenirken tartışmalara mahal verilmemesi için tüm etkenlerin göz önünde bulundurulması gerekir öncelikle.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI