Gece yarısı bir arkadaşın telefonla aramasıyla, Mustafa Mesut Tekik’in acı ölüm haberini öğrendim.
Yıllarca Batman’da barış, demokrasi ve emek mücadelesi vererek büyük emek ve bedel ödeyen birinin, tam da barış bu kadar yaklaşmışken ölüm haberini duymak kadar acı veren bir haber olamaz.
Tam Anneler Günü’nde bir anneye, bir eşe ve çocuklarına verilecek en acı haberdir ölüm haberi.
Çok üzgünüz ve çok kederliyiz bu nedenle.
Emek mücadelesinin öncüsü olduğundan, her zaman kendisine "Mustafa Başkan" diye hitap ettiğimizde, o da büyük küçük demeden bizlere hep "abe" diye karşılık verirdi.
Çok bilgili, nezaketli, saygılı; şehrine ve halkına sevdalı biriydi.
Petrol-İş Sendikası’nda verdiği emek mücadelesinde ve son dönemde siyaset kulvarındaki uzlaşmacı, bilgili, ilkeli duruşundan dolayı sadece değil, kendisini kardeşleri gibi yetiştiren örnek insan Şirin Tekik abe ve akrabalık bağlarımızdan da yakın görüyor ve iyi tanırdım onu.
Henüz genç denecek yaşta yaşamını yitirmesi hepimizi derinden üzdü.
Tabii gençliğinden beri verdiği barış, demokrasi ve emek mücadelesi; bedenen kendisini yıpratmış ve sağlığını ciddi biçimde olumsuz etkilediğinden bu ölüm "erken oldu" diyebiliriz.
Çünkü dikenli ve zor bir yolda yürüdü yaşamı boyunca.
Sağlığını, ailesini, özel yaşamını ihmal etmek zorunda kaldı.
Hak savunuculuğu kolay değil bu coğrafyada elbette.
Zorluklara rağmen önemli görevler üstlendi.
Petrol-İş Batman Şube Başkanlığı, Petrol-İş Genel Merkezi’nde yönetim kurulu üyeliği ve örgütlenmeden sorumlu genel sekreter görevlerinde bulundu.
Siyasette de HDP ve DEM Parti’de merkezi ve yerel düzeylerde önemli görevlerde bulundu, son olarak da Batman DEM Parti Eş Başkanıydı.
Kitap okumayı, sanat ve kültürle ilgilenmeyi seven entelektüel biriydi.
Mustafa Mesut Tekik yalnızca bir siyasetçi değil; aynı zamanda emekçilerin hakları için yıllarca ön saflarda mücadele eden bir sendikacıydı.
Demokratik yollarla adalet arayışına gitti.
Ömrü mitingler, grevler, yürüyüşler, gözaltılar, cezaevi kapılarında geçti.
Okuyan, araştıran, anlayan, sorgulayan, hakikatin peşinden koşan, cesur, müzakere eden ve demokratik yol ve yöntemleri benimseyen Batman’ın önemli bir değeriydi.
Kısaca; yaşamını demokrasiye ve emeğe adamış bir mücadele insanıydı.
Bu uğurda ciddi manada bedeller de ödedi.
Yılmadı, bıkmadı; ömrünün son anına kadar da değerleri ve inançları peşinde koştu.
Batman’da bu yapıdaki insanlar çok azdır.
Bunların kıymeti ne yazık ki ölümünde ancak biliniyor.
Hatta yaşamlarında bu tür değerleri itibarsızlaştırmak için her yola başvuruluyor.
Henüz acılar taze. Bugün belki yeri ve zamanı değil ama…
Çok değil, bir sene önce rahmetli Mustafa Mesut Tekik DEM Parti İl Eş Başkanı olduğunda, ona karşı belli çevreler tarafından sosyal medya üzerinden "ihanetçi" denilerek saldırılar yapıldı.
Petrol-İş Genel Merkezi adına, emekçilerin haklarını savunmak adına, genel başkanla birlikte TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin tümüne yaptıkları ziyaret esnasında MHP Genel Başkanı ile çekilmiş genel bir fotoğraf üzerinden hakarete varan söylemlerde bulunuldu.
Kendisine denmedik söz bırakmadılar.
O gün Mustafa Tekik’e her türlü hakarette bulunanların çoğu, bu sıralar DEM Parti ile MHP arasında gelişen siyasi diyalogu ve müzakereleri alkışlıyor.
Batman’da belli bir siyasi kesimde yer edinmiş bir çevre, çifte standart yaklaşımını insanın niyetine, amacına bakmadan çoğu kişi için uygulayıp itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Bunu en çok da henüz erken yaşta aramızdan ayrılan Mustafa Mesut Tekik gibi değerlere karşı yapıyorlar, ne yazık ki.
Umarım, art niyet, siyasi hesaplar ve çifte standart yaklaşımlarla Mustafa Başkan’ı bir yıl önce itibarsızlaştıranlar, şimdi gerçeklerin farkında olup geçmişte yaptıklarından utanıyorlardır.
Tabii emek mücadelesi denince, ilk akla gelen isimler arasında olan Mustafa Başkan hakkında yazılacak çok şey var.