Evet, takvimler bir yılı daha geride bırakırken, sadece günler eksilmiyor; farkında olmadan ömrümüzden, dünyamızdan da bir yılı daha eksiltiyoruz.
Geride kalan eski bir yıl, bizi bekleyen yeni bir yıl…
Aslında değişen sadece rakamlar mı, yoksa dünyamızla birlikte biraz daha mı yaşlanıyoruz?
Bilmiyorum farkında mısınız, bir yıl daha yaşlandı dünyamız.
Bir yıl daha geçti hayatımızdan.
Ama biz, tükettiğimiz zamanın ve tükettiğimiz değerlerin ne kadar farkındayız?
Artık sadece zamanı değil; suyu, gıdayı, havayı, toprağı da hoyratça harcıyoruz.
Su kıtlığı kapıda, gıda krizi kapıda, temiz hava artık bir lüks.
Buzullar eriyor, küresel ısınma inkâr edilemez bir gerçek olarak kapımızda duruyor.
Aşırı tüketim ve israf, çağımızın en büyük günahı hâline gelmiş durumda.
Her geçen yıl, dünyanın ömründen bir sayfa daha koparıyoruz.
Her geçen yıl, yeryüzündeki yaşamdan biraz daha eksiliyoruz.
Geride bıraktığımız yıl da ne yazık ki savaşlarla, krizlerle, gözyaşlarıyla anıldı.
Güçlü devletler, güçsüzleri yutmak için her yolu mubah sayarken; mazlumlar, zalimin pençesinden kurtulmaya çalıştı.
Fakir için hayat daha da ağırlaştı, zengin ise lüksün ve konforun sınırlarını zorladı.
Gelir dağılımındaki uçurum büyüdü, insanî değerler ise küçüldü.
Dayanışma azaldı, insan ilişkileri zayıfladı.
Dünyada tebessüm azaldı, sevgi eksildi.
İşte bu duygularla bir yılı daha uğurladık.
Umutsuzlukla yoğrulmuş bir veda bu…
Ama hayatın gerçeği tam da burada başlıyor.
Ne kadar mutsuz ve yorgun olursak olalım, yeni bir yıla “merhaba” derken umutlarımızı da yenilemekten vazgeçmiyoruz.
Çünkü umut, insanın en son terk ettiği limandır.
Yeni yıl, yeni bir takvim yaprağından ibaret olmamalı.
Umut ediyoruz ki insanlar dünyaya karşı daha sorumlu davransın.
Savaşsız, çatışmasız, baskısız bir yıl diliyoruz.
“Sağlık her şeydir” sözünü sadece dilimizle değil, yaşam tarzımızla da savunalım istiyoruz.
Doğa ile barışık, ölçülü, kanaatkâr bir yaşamın mümkün olduğuna inanmak istiyoruz.
Ekonomik istikrarın sağlandığı, herkesin ihtiyacı kadar gelire sahip olduğu, kimsenin açlık ve yoksullukla sınanmadığı bir düzen hayal ediyoruz.
Dayanışmanın yeniden filizlendiği, huzurun hâkim olduğu bir toplumsal yenilenmenin oluşmasını diliyoruz.
Ülkemizde çatışmaların ve ölümlerin sona erdiği, devam eden çözüm sürecinin başarıya ulaşarak mutlu sonla neticelenmesini temenni ediyoruz.
2025 ve diğer eski yıllar bize çok şey kaybettirdi belki…
Ama yeni bir yıl, hâlâ kazanabileceklerimiz olduğu umudunun bir işaretini veriyor.
Yeni yılın; insanlığa huzur, sağlık ve mutluluk getirmesini diliyorum.
Umut, yeni yılda umutsuzluktan güçlü olsun diye…