Bir yılı daha geride bıraktık, yeni bir yılın ilk günlerini yaşıyoruz.
Takvimler değişirken sadece günler değil; sorumluluklar, beklentiler ve umutlar da yeniden masaya yatırılmalı.
Her yılın sonunda yapılması gereken en temel şeylerden biri, hiç kuşkusuz geçmiş olan ve gelecek olan yıl ile ilgili bir muhasebe yapmaktır.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik adına; kamuoyuna açık biçimde tüm kurum ve kuruluşların, odaların, siyasi partilerin, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının bir yıl boyunca ne yaptıklarını kamuoyuna açık bir biçimde anlatmaları gerekir.
Hangi projeleri hayata geçirdiler, nerelerde aksadılar, hangi sorunlarla karşılaştılar ve yeni yıl için hangi hedefleri belirlediler?
Ne kadar, neye para harcadılar?
Ne kadar hizmet verip ne kadar kazandılar?
Bunları bilmek, vatandaşın en doğal hakkıdır.
Kamuoyuna hesap vermek bir lütuf değil, bir zorunluluktur.
Bunu yapmayan kurumların ya bir planı ve programı yoktur ya da halka hesap verme gereği duymuyorlardır.
Nasıl olsa karşılarında hesap soran yoktur rahatlığını yaşıyorlar ve belki de ileriye dönük hiçbir hedefleri yoktur; günü kurtaran, spontane bir anlayışla hareket ediyorlardır.
Oysa kamu yararına hizmet eden her kurum ve kuruluşun hem kendi içinde hem de kamuoyuna karşı net, ölçülebilir ve izlenebilir planları olmalıdır.
Bir yıl bittiğinde de çıkıp açıkça “Neler yaptık, neleri yapamadık ve neden yapamadık?” diyebilmelidir.
Ne yazık ki bugüne kadar bu konuda somut bir adım atarak bir basın toplantısı gerçekleştiren kurum ve kuruluşlara pek rastlamadık. Kimsenin hesap verme derdi olmadığı Batman’da, taşralı bir gazeteci-yazar olarak hesap verme sorumluluğunu kendimde hissettim.
Bir yıl boyunca gazeteci-yazar olarak neler yaptım, kısaca paylaşmak istiyorum:
Batman Sonsöz Gazetesi’nde 250 köşe yazım yayımlandı.
Yaklaşık 100 özel habere katkı sundum. Sonsöz Web TV için iki belgesel çekimi gerçekleştirdim.
Genel Yayın Yönetmeni Hatice Türkan hakkında 7 özel köşe yazısı kaleme aldım.
İki okulda davet edildiğim söyleşilere katıldım.
Kentimizde düzenlenen panel, konferans ve benzeri 10 etkinliği takip ettim.
Gazeteciliğe başladığım ilk günkü duruşumu bozmadım.
Gazetecilikten maddi olarak 2025 yılı içerisinde de tek kuruş gelir elde etmedim.
İlk kez yazılarımı kaleme alabileceğim taşınabilir bir bilgisayarım oldu.
Bunu da özel sektörde çalışan kızım, gazetecilikteki 35. yılım anısına hediye etti.
Köşe yazılarımdan derleyeceğim bir kitap çalışmasına başladım. Yazılarımın tashihi için yapay zekâdan destek almaya başladım. Bana ulaştırılmak istenen hediyeleri geri çevirdim.
Dolaylı baskı ve tehditler maalesef devam etti.
Güncel konulara objektif bir şekilde değindiğim için yazılarımla ilgili daha fazla olumlu geri dönüş aldım ve okur sayımın en çok arttığı yıl oldu.
Peki, 2026 yılı için hedeflerim neler?
Öncelikle tüm zorluklara rağmen mesleğimi ilkeli ve onurlu bir şekilde sürdürmek.
Yazılarıma ara vermeden devam etmek.
İkinci kitabımın baskısını yapmak.
Yurt içinde ve yurt dışında bir gazeteyi ziyaret ederek deneyim kazanmak.
İlkeli gazetecilik yapacak en az bir genç meslektaş yetiştirmek. Kent hafızasına katkı sunacak en az beş belgesel hazırlamak. Kültürel ve sosyal etkinlikleri daha yakından takip etmek.
Batman Sonsöz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hatice Türkan ile köşe yazılarım üzerinden polemiği devam ettirmek.
Evet, 2025 yılında yaptıklarım ve 2026 yılında yapacaklarım kısaca bunlar.
Hesap verebilirlik ve şeffaflık, bireysel bir tutum olmanın ötesinde bir toplumsal kültür hâline gelmelidir. Ben bir birey olarak hesap verme mecburiyeti hissediyorsam, kamu adına görev yapan herkesin de bunu yapması gerekir.
Bu tutum, gelişim ve ilerleme için son derece önemlidir ve her yıl tekrarlanmalıdır.
Eğer hesap veremiyorsanız ya kendinize güvenmiyorsunuzdur ya da muhataplarınızı yok sayıyorsunuzdur.
Ben, okurlarıma ve takipçilerime duyduğum saygıdan dolayı hesap veriyorum. Umarım bu duruş, başkaları için de örnek olur.