?>

Batman’da aşiretçiliğe dönüş…

Recep Kavuş

1 yıl önce

Batman’da yaklaşık 20’ye yakın aşiret var.

1980’lı yıllara kadar Batman siyasetinde şehrin kaderini aşiretler belirledi.
1980’lı yıllarda esen devrimci ve siyasi rüzgârın etkisiyle aşiretlerin gücü biraz kırıldı.

Toprak ağalına, aşiret ağalığına, şeyhliğe ve feodalizme karşı başkaldırı şeklinde gelişen hareketlerin etkisiyle bir değişim dönüşüm yaşandı Batman’da.

Bu aşiretler de bazı üyelerin özgür davranması ve kendi kararlarını vermesi için alan yarattı. Bu durum aşiretlerin işine gelirken, aşiretlerle toplumu kontrol altında tutmaya ve yönlendirmeye çalışanların ise çıkarlarına ters düştü.
Bu değişim bir güç kaybı ve dağılma sürecine neden oldu.
Batman’da siyasi dengeler değişmeye başladı.

1990’lı yıllardan sonra devletin de erkisiyle aşiretçilik yeniden toparlama sürecine gidi.

Ancak yine de 80’lı yıllardaki gücüne ve yapısına kavuşamadı. 
Yeniden toparlanma sürecinde bölünmeler ve liderlik anlaşmazlıkları yaşandı.
Aşiretler, gün geçtikçe kendi içinde de bölünme ve eksen kaybı yaşadı.
Aşiretlerin eksenini kaybederken  onların yerini cemaatler, dernekler,  örgüt ve siyasi partiler aldı.
2016 yılında Fethullahçıların darbe girişimi sonrası dengeler bir kez daha değişti.

Çünkü Fethullahçılar en büyük örgütlü yapısını Batman’da kurmuş, sahip oldukları olağanüstü imkanlar sayesinde binlerce kişiyi etrafına toplamayı başarmıştı.

Bu nedenle 15 Temmuz’da gerçekleşen darbe girişimi sonrası darbecilerle bağlantısı olduğu gerekçesi ile Batman’da birçok dernek ve vakıf kapatıldı.
 Fethullahçıların taraftarı olsun ya da olmasın, Batman’da bulunan tarikat, cemaat, örgüt, vakıf ve STK’larda üye olanların çoğu çekildi ve yeni bir arayış içerisine girdi.

Özellikle bu tarihten sonra Batman’da aşiret dernekleri ardı ardına açıldı.

Aşiretler sosyal medya üzerinden örgütlenerek ve dernekleşerek yeniden güçlenme sürecini yaşıyor.

Bunun etkisi de yavaş yavaş hissediliyor.

Ardı ardına dernekler kuruluyor.

Siyasiler de STK’lardan daha çok aşiret derneklerini ve liderlerini ziyaret ediyor.
Aşiret reisleri de bu durumu fırsat görerek yeniden siyasette köşe kapma ve rol almaya başladı.
Her aşiret, sosyal medya platformunda kendi hesabını açıyor.
Özel günlerde buluşmalar ya da düğünler, daha çok haber konusu oluyor.
Son zamanlarda Batman’da aşiret derneklerine her gün bir yenisi ekleniyor.

Alikanlar, Ramanlılar, Recebanlılar , Bekiralılar ve Koçerler Derneğinden sonra şimdi de Timok’lilar Derneği kuruldu.

Sinikan, Hebizbiniler, Deleveriller, Sinikanlar Melefan,  Xiyan, Reşkotan, Duderan, Musi, Çiyayi, Maciri, Hemzuvat, Çello, Şerro, Kendo, Şigo,   Xerzan,  Badiki, Mala Aliye Unis gibi bir çok aşiret  ise henüz dernekleşmemiş olsa da farklı platformlarda bir araya gelip , birlik ve beraberliklerini pekiştiriyor.

Batman’da aşiretçilik, sosyal ve siyasal yaşamı da etmektedir.

Aşiretçiliğin olumlu ve olumsuz birçok özelliğini sayabiliriz.
Örneğin aşiretçilik tam olarak feodalizm ve ağalık değilse de benzer yönleri taşımaktadır.
Aşiretler arası kan davaları ve töre cinayetleri  en olumsuz özellik olarak görülebilir.
Aşiret liderinin verdiği karar sorgulanmaz, herkesin bu kararlara uyma zorunluluğu vardır.
Mesela seçimlerde bir siyasi parti desteklenecekse herkesin buna uyması gerekir.
Seçimlerde blok olarak taraf oldukları ya da çıkarlarının olduğu partiye katılma gibi mecburiyetleri var.

Mezopotamya’da toprağın daha çok sahiplenmesi de kan bağı üzerinden ortaya çıkan aşiretçilik ve ağalık düzeniyle bağlantılıdır.

Aşiretin liderleri geçmişte ru sipi,(aksakkalı), bilge veya yaşlı kişilerden oluşuyordu.
Şimdi ise daha çok varlıklı ve tanınan kişilerden oluşuyor.
Aşiretlerin kolları ve dalları çok olmamakla beraber, halen geleneksel bir yapı ile işleyiş de devam etmektedir.

Toplumsal meselelerden daha çok kendi üye ve tabanlarının ihtiyaç ve sorunları ile ilgileniyorlar.

Aşiret töresi, bazen çok katı ve acımasız olabilir.

Ne hukuk ne de kanun dinliyor bazıları.

Özelikle aşiretler arası veya aşiretlerin kişilerle kavgasında acımasız tutumlar sergilenebiliyor.
Kişiler arasındaki anlaşmazlıkların çözülmesinde de kanaat önderi sıfatıyla aşiret liderleri rol alabiliyor.
Devlet kurallarının olduğu yerde kendi kurallarını sürdüren aşiretler, ilginçtir ki devlet yetkilileri tarafından da muhatap alınıyor.

Aşiret reisleri makamlarda ağırlanıyor. Kamu erkanına talep, görüş ve önerilerini rahatlıkla iletebiliyorlar.   

Aşiretler, özellikle mensupları tarafından güvenli bir yapı olarak görülüyor.
Maddi ve manevi eksiklik ve yetmezlikler, güç birliği yapılarak aşılıyor.
Güvenli bir çatıda olma, maneviyat oluşturma ve öze bağlı kalmanın adresi olarak da aşiretler tekrar canlanmaya başlandı.
Aşiretler denince ilk akla gelen de asalet oluyor.
Bu da bireylere ciddi manada bir sorumluluk yüklüyor.

Giyim, arkadaşlık ilişkileri ve davranışlara kadar birçok alanda sınırlama getirebiliyor.

Ekonomik, sosyal ve manevi çöküşün ve boşluğunun olduğu bir dönemde aşiretçiliğe ciddi bir dönüş var.
Geçmişte köylerde toprak hakimiyeti  üzerinden yürüyen aşiretçilik, şimdi şehirlerde dernek çatısı altında yürütülmeye çalışılıyor.

Dernekleşsen aşiretlerin yönetim biçimi reislikten başkanlığa dönüşmüş olsa da, anlayış ve işleyiş değişmiyor.

Aşiret dernekleri başkanları da genelde liderlik yapacak vasıftakiki kişilerden oluşuyor.
Tüm bu gelişmeler gösteriyor ki, Batman’da aşiretliğe dönüş devam ediyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI