?>

Sırrı Abe’yi bu sevgi yaşatır

Recep Kavuş

1 yıl önce

Sırrı Süreyya Önder, hastanede yaşam mücadelesi veriyor.

Sanatçı, siyasetçi, yazar, entelektüel, barış sevdalısı, iyi ve temiz kalbiyle halkın gönlünde taht kurdu Sırrı Süreyya Önder.

Sözüyle, yaşam mücadelesiyle, duruşuyla halkın gönlünde taht kurmuş bir kişilik.
Sırrı Süreyya Önder’in, geçirdiği kalp krizi sonucu hastaneye kaldırıldığını, riskli ameliyat sonucu makineye bağlı olarak uyutulduğu ve hayati tehlikesinin olduğu haberini büyük bir üzüntüyle öğrendik.
Has Anadolu insanı, bu toprakların vicdanı, halkları birleştiren bir güç olmayı başardığı için bu haber herkesi üzüntüye boğdu.
Herkes, onun gerçek bir akil insan olduğuna hemfikir…
Ötekilerin ve ezilenlerin umudu olan bu güzel yürekli insan, ömrü boyunca büyük bir servet edinmemiş ama çok sayıda dost ve sevgi kazanmış.
Sağcı, solcu, muhafazakar, sosyalist, kısacası her kesimden insan, Sırrı Süreyya Önder’in iyileşmesi için dualarını eksik etmiyor. Bu da onun ne kadar büyük bir barış insanı olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de halkların birleştirici gücü olmak, herkesin harcı değildir.

Kürt’e sorarsan, o bir Kürt’tür.

Türk’e sorarsan, o bir Türk’tür.

Arap’a sorarsan, o bir Arap’tır.

Aslında o, hepsinin ortak vicdanıdır.

O Türkiye'dir.

O gerçek bir Anadolu'dur.

Sırrı Süreyya Önder’ın hastalığına, birkaç marjinal ve ırkçı haricinde herkes çok üzüldü.
Hiç kimse kendisinin bu kadar sevildiğini tahmin edemezdi.
Bu kadar büyük bir sevgiye sahip olmak, herkese kolay nasip olmaz.
Bu  büyük sevginin, o güzel kalbe şifa olmasını umuyoruz.
‘Sevgi yaşatır’ diyorlar.
Şayet bu söz gerçek ise, Sırrı abenin yaşama tutunacağına inancım tamdır.
Sayın Önder’e, Batman’dan da sevgi ve dualarımızı gönderiyoruz.
O sıradışı bir siyasetçi olduğu için klasik siyasetçiler gibi sokak sokak, il il gezmezdi.

Bu nedenle Batman’a da sanırım iki ya da üç kez gelmişliği var, ya da yoktur.

Bir festival zamanında Batman'a geldiğinde Hasankeyf'i görmek istemişti.

Hasankeyf gezisine benim de eşlik etmem istenildi.

Hasankeyf’e vardığımızda antik kente hayran kalmıştı.
Hasankeyf çarşısını gezdiğimiz  sırada, biri yanımıza gelerek önce ‘hoş geldiniz’ dediz

Sonra da bana ‘ben seni ilk günden beri Sırrı ebeye benzetmiştim, senin onun kardeşi olduğunu biliyordum’ dedi.

Sırrı abe elini omzuma atarak ‘niye arkadaşlardan, kardeşim olduğunu gizlemişsin?’ diyerek gülümsedi.

Yine İstanbul’da Uluslararası Af Örgütü’nün bir genel kurulunda divan başkanlığı görevi bana verilmişti.

Toplantı arasında tanımadığım biri yanıma gelerek ‘hem konuşma aksanınız hem görünüşünüzle bana Sırrı Süreyya Önder’i hatırlatıyorsunuz’ demişti.

Bu iki benzetme beni memnun etmişti.

Tabi Sırrı abe ile ortak bir yönü olmayan, yolu kesişmeyen ve o güçlü mizahi anlatımlarına tebessüm etmeyen yoktur.
Kendisine olan büyük sevgi de işte buradan geliyor.

Yeri kolay kolay doldurulamayacak ender insanlardan biri olan bu büyük şahsiyet için dua etmekten başka şansımız yok.

Dualarımız kendisiyle…

Umarım kendisine duyulan bu büyük sevgi, onun kalbine iyi gelir ve şifa olur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI