?>

Rohan’ın bir enstrümanı neden yok?

Recep Kavuş

9 ay önce

Bir çocuğun taşıyamayacağı kadar ağır bir yükün, zorunlu bir göçün ve görmezden gelinmiş bir yeteneğin sahibi olan Rohan, henüz 10 yaşında bir çocuk.

Suriye’de Kürt bir ailenin çocuğu olduğu için savaşın en kırılgan taraflarından biri olmuş.
Zorunlu göçe maruz kalarak mülteci olarak geldiği Batman’da, sesiyle dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

Kürtçe söylediği şarkılar sadece notalardan ibaret değil,içinde bir halkın yüzyıllardır bastırılmış acısı, kaybolan kimliği, hasreti ve haykırışı var.

Yanık sesli Rohan’ın en önemli ve kırılgan bir yönü daha var.
Her şeyden önce o, bir Kürt ve mülteci.

Bu iki dezavantajlı yönü de, o müthiş yeteneğine ve sesine rağmen bir dünya starı olma ihtimalini neredeyse imkânsız kılıyor.

Eğer o bir İtalyan, bir İspanyol
ya da herhangi bir Batılı çocuk olsaydı, belki de şimdi en ünlü hocalardan konservatuvar eğitimi almış, profesyonel olarak mesleğini sürdürüyordu.

Ya da yaşadığı şehirde Kürtçe değil de başka bir dilde türküler söyleseydi, belediyenin, ya da kültür müdürlüğünün veya bir devlet kurumunun desteğiyle çoktan hünerini geliştirmesi açısından destek alıyor olacaktı.

O güzel sesinin yanında şimdi saz da çalabiliyor ve belki de bir enstrümana kavuşmuştu.
Ama Rohan’ın ne eğitim gördüğü bir konservatuvarı var, ne bir müzik aleti ne de onu destekleyen bir kamu kurumu mekanizması var.

Çünkü onun kendi dilini, kültürünü destekleyen, kendi dilinde söylediği eserlerle star olmasını teşvik eden bir devlet yok.

Onun özgür ve güvende olduğu bir vatanı da yok.

O, mülteci bir Kürt çocuk.

Ve bir çocuğun, kendisini destekleyen bir devlet desteğinin olmadığını hissetmesi kadar çok daha ağır bir gerçek yoktur.
Kürtler, Suriye’de kimliksiz bir halk olarak yıllardır yaşıyor.

Rohan’ın doğduğu topraklarda ataları yüzyıllardır vardılar ama hiçbir zaman eşit yurttaş olmadılar.

Kendi dillerini konuşmaları yasaktı, kendi kültürlerini yaşatmaları suç sayıldı.
Şimdi Suriye’deki belirsizliğin gölgesinde, yaşama tutunmaya çalışan bu halkın çocukları gelecek açısından hâlâ güvende değiller.
Rohan’ın sesi, Kürt halkının ortak sesidir.

Onun söylediği her bir ağıt, başka bir çocuğun yitirilmiş geleceğine, başka bir annenin yersiz yurtsuz kalışına, başka bir halkın görmezden gelinen kimliğine tanıklık ediyor.

Bu nedenle Suriye’de yeni kurulacak idari sistemde, Kürtlerin haklarının tanınması sadece siyasi bir mesele değil, Rohan gibi çocukların geleceğini belirleyecek temel bir insan hakkıdır.
Rohan’ın bir daha mülteci olmaması, bir daha kimliksiz kalmaması ve hak ettiği bir enstrümana sahip olması bile bu hakların varlığına bağlıdır.

Çünkü bazen bir çocuğun çığlığı, yaşadığı bir halkın yaşadıklarını ve haklarını hatırlatmasına yetebiliyor.

Suriye'de yaşayan milyonlarca Kürdün, insanî olarak hakları verilirse, bir gün Rohan da kendi toprağında, kendi dilinde, sahip olduğu bir enstrümanın eşliğinde özgürce şarkı söyleyebilir.
Şimdi anladınız mı Rohan’ın neden bir enstrümanı yok?

Ve şimdi anladınız mı bir enstrümanın Rohan için neden çok önemli olduğunu?

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI