Batman’daki eğitim altyapısına ilişkin rakamlara baktığımızda, karşımıza hem verilen büyük bir emek hem de ciddi bir yük çıkıyor.
Batman merkezinde 23 ilkokul ve ortaokul, 26 lise ile 18 mesleki ve teknik eğitim kurumu bulunuyor. İl genelinde ise toplam 715 okul ve kurumda eğitim-öğretim faaliyetleri sürdürülüyor. 6.622 derslikte 8.629 öğretmen görev yaparken, sadece merkezde 168.499 öğrenci eğitim görüyor. Bu veriler, Batman’da eğitim alanındaki yoğunluğu ve ihtiyacın boyutunu açıkça ortaya koyuyor.
Geçtiğimiz günlerde TBMM’de Batman’ın sorunlarına ilişkin açıklama yapan DEM Parti Milletvekili Zeynep Oduncu Kutevi, özellikle sınıf mevcutlarının 40’ı aştığına dikkat çekti. Hızla büyüyen bir şehir olan Batman’da; yeni okul yatırımlarına ve öğretmen atamalarına duyulan ihtiyaç, artık ertelenemez bir noktaya gelmiş durumda.
Ancak Batman’da eğitim alanındaki sorun yalnızca kalabalık sınıflar değil. Türkiye genelinde olduğu gibi Batman’daki okullarda da temizlik ve güvenlik hizmetleri, personel yetersizliği nedeniyle ciddi biçimde aksıyor. Yıllardır İŞKUR aracılığıyla Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında geçici personel görevlendirilerek okulların temizlik işleri yürütülmeye çalışılıyor.
Fakat geçici ve güvencesiz istihdam modeliyle ne hijyen sorunu kalıcı olarak çözülebiliyor ne de güvenlik ihtiyacı sağlıklı biçimde karşılanabiliyor. Okul güvenliği çoğu yerde nöbetçi öğretmen sistemiyle ya da öğrencilerin kapıda görevlendirilmesi gibi geçici yöntemlerle sağlanmaya çalışılıyor. Oysa güvenlik; uzmanlık ve süreklilik gerektiren ciddi bir konudur.
Hijyen eksikliği yalnızca fiziki bir sorun değildir; doğrudan öğrenci sağlığını etkileyen bir meseledir. Bu durum salgın hastalık riski, devamsızlık oranlarının artması ve eğitim kalitesinin düşmesi gibi sonuçlar doğurur. Temizlik ve güvenlik gibi temel hizmetlerin düşük ücretli ve iş güvencesi olmayan personelle yürütülmeye çalışılması sürdürülebilir değildir. Batman’da okullara kadrolu ve daimi temizlik ile güvenlik personeli istihdam edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Sınıflardaki öğrenci yoğunluğu eğitim kalitesini doğrudan etkiliyor. Birçok mahallede eğitim alanı ayrılmış olmasına rağmen ödenek yetersizliği nedeniyle okul inşaatlarına başlanamıyor. Bu noktada yalnızca devletten beklenti içinde olmak yerine, şehirdeki tüm dinamiklerin harekete geçirilmesi gerekiyor. Batman’da cami, külliye ve Kur’an kurslarının hayırsever destekleriyle yapılabildiğini görüyoruz. Aynı model neden eğitim kurumları için de uygulanmasın?
Şehrimizde faaliyet gösteren TPAO ve TÜPRAŞ gibi büyük kurumların, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında okul yapımına destek vermesi sağlanabilir. Ayrıca Batman Organize Sanayi Bölgesi esnafı ve iş insanları da tahsis edilecek arsalar üzerinde okul inşa edilmesi konusunda teşvik edilebilir. Batmanlı iş insanlarına, eğitime yatırım yapmanın şehrin geleceğine yapılacak en değerli katkı olacağı anlatılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki bir şehrin geleceğini belirleyen en önemli unsur eğitimdir. Eğitimde tasarruf olmaz; kaynaklar öncelikli olarak okullara aktarılmalıdır. Okulların fiziki yapısı, sınıf mevcudu, hijyen koşulları ve güvenliği doğrudan eğitim kalitesini belirler. Bu nedenle hem merkezi yönetim hem yerel kurumlar hem de toplumun tüm kesimleri sorumluluk almalıdır.
Batman büyüyor, nüfus artıyor ve genç nüfus oranı çoğalıyor. Eğer bugünden eğitim sistemindeki sorunları dikkate alarak yatırımlar planlamazsak, yarının sorunları daha ağır olacaktır. Eğitim yalnızca Milli Eğitim’in değil, hepimizin meselesidir. Batman’ın geleceği, bugün eğitim alanında atılacak doğru adımlara ve stratejilere bağlıdır.