Batman’ın 75 yıllık şehirleşme serüvenindeki en önemli dönüm noktalarından biri hiç kuşkusuz 16 Mayıs 1990 tarihinde il olmasıdır. O gün sadece idari statünün değişmesiyle ilgili bir karar alınmadı; aynı zamanda bir şehrin kaderini değiştirecek bir adım atıldı.
Batman’ın il olma sürecinde, kabul etmek gerekir ki basının rolü çok büyüktü.
O dönemin tanıklarından biri olarak, bu mücadelenin içinde yer almış bir gazeteci olmanın sorumluluğunu ve gururunu bugün hâlâ hissediyorum.
Batman’ın neden il olması gerektiğini anlatan yazılar yazıyor, halkın duygu ve düşüncelerini yansıtan röportajlar yapıyorduk. Gazeteciler olarak sayımız on kişi kadardı ve amacımız Batman’ın il olma konusundaki sesini Ankara’ya duyurmaktı.
O dönemde genç Belediye Başkanı merhum Ataullah Hamidi’nin çabalarını da unutmamak gerekir. Hamidi, bir yandan Batman’ın il olmayı hak ettiğini göstermek adına şehirleşme alanında önemli adımlar atarken, diğer yandan Ankara’da dönemin Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal başta olmak üzere devletin üst düzey isimleriyle görüşmeler yapıyor, Batman halkının talebini doğrudan Ankara’ya iletiyordu.
Batman’ın il oluşuyla ilgili ilk müjdeyi de bize merhum Ataullah Hamidi vermişti. Batman halkı da daha sonra onu iki dönem milletvekili seçerek vefa borcunu ödedi. Bu, şehrin kendisi için emek verenleri hiçbir zaman unutmadığının bir göstergesiydi.
Batman ilçeyken yaşanan zorlukları ve yetersizlikleri en çok bizler görüyor, fark ediyorduk.
Batman ilçe konumundayken en küçük resmî işlem için bile Siirt yollarına düşmek gerekiyordu. Pasaport işlemleri, mahkemeler, resmî yazışmalar ve devlet kurumlarıyla ilgili işler hep ilçe olarak bağlı olduğumuz Siirt üzerinden yürüyordu. Batman ile ilgili kararlar Siirt’te veriliyordu. Biz gazeteciler de haber yapmak ya da herhangi bir bilgi almak için Siirt’teki yetkililere ulaşmak zorundaydık.
Batman’ın il olmasıyla birlikte bütün bu bürokratik zorluklar geride kaldı. Bir anda valilik kuruldu, vali yardımcıları atandı, milletvekilleriyle birlikte onlarca kurumun il müdürlükleri oluşturuldu. Hizmet ağı genişledi.
Batman’ın il oluşunun üzerinden geçen 36 yılda şehir çok ciddi bir gelişim gösterdi. Sadece nüfus olarak büyümedi; eğitimden sağlığa, ekonomiden şehirleşmeye kadar birçok alanda ilerleme kaydetti.
Türkiye’nin nüfus bakımından en büyük il merkezlerinden biri hâline geldi. Üniversitesi kuruldu, bölge müdürlükleri açıldı ve şehir bugün büyükşehir olma yolunda önemli bir noktaya ulaştı.
Elbette Batman’ın büyükşehir olmasının önündeki en önemli engellerden biri, idari sınırlarının darlığı ve ilçelerinin nüfus bakımından yetersiz oluşudur. Ancak gerçek şu ki; sahip olduğu potansiyel düşünüldüğünde Batman aslında büyükşehir statüsünü çoktan hak etmiş bir şehirdir.
Petrolü, su kaynakları, verimli toprakları, genç nüfusu ve stratejik konumuyla Batman büyümeyi ve gelişmeyi hak ediyor. Spor alanında Batman Petrolspor’un bu sezon 1. Lig’e yükselmesi ve Süper Lig hedefiyle ilerlemesi de şehir adına önemli bir moral ve motivasyon kaynağıdır.
Ancak hâlâ yapılması gereken çok iş var. Özellikle sağlık alanında büyük önem taşıyan tıp fakültesinin şehre kazandırılması için daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor. Sosyal, ekonomik ve şehirleşme alanındaki birtakım sorunlar da çözüm bekliyor.
Batman’ın artık şehirleşmeyle ilgili meselelerine siyaset üstü bakması gerekiyor. Aidiyet duygusunun güçlenmesi, hemşerilik bilincinin artması ve şehrin ortak çıkarlarında birleşilmesi şarttır. Başta milletvekilleri olmak üzere herkesin Batman’ın geleceği için daha güçlü bir irade ortaya koyması gerekiyor.
Çünkü bu şehir geçmişte birçok “imkânsız” denileni birlik ve beraberlik oluşturarak başardı. Bundan 80 yıl önce bir köy olan Batman, önce nahiye oldu, sonra kasaba, ardından ilçe ve 36 yıl önce de il olmayı başardı. Şimdi neden büyükşehir olmasın?
Nasıl ki bir zamanlar “Batman il olamaz” diyenlere rağmen bu başarı elde edildiyse, aynı irade ve sahiplenmeyle büyükşehir hedefi de gerçekleşebilir. Yeter ki bu şehir kendi gücünün farkına varsın, sahip olduğu değerlere sahip çıksın ve ortak bir gelecek hayalinde birleşsin.
Yeter ki o irade ve inanç oluşsun.
Batman çok önemli mesafeler aldı, ancak yetmez. Çünkü Batman daha fazlasını hak ediyor.