Tarih 5 Ocak 2020… Bir üniversite öğrencisi ortadan kayboluyor. Aradan geçen yıllar, acıyı azaltmak yerine büyüdükçe büyüyor. Bir annenin çığlığı hiç susmuyor. Ne bir iz, ne bir haber… Gülistan Doku dosyası, Türkiye’nin hafızasında kapanmayan yaralardan biri olarak kanamaya devam ediyor.
Ancak bu karanlık dosyada, uzun bir sessizliğin ardından bir anda beklenmedik bir hareketlilik yaşandı. Soruşturmayı yürüten savcının kararlılığı, yıllardır üzeri örtülü kalan noktaların yeniden sorgulanmasına kapı araladı. “Hiçbir suç cezasız kalmamalı” anlayışıyla yürütülen bu süreç, sadece bir dosyayı değil, adalet arayışının kendisini de yeniden gündeme taşıdı.
Aslında mesele yalnızca bir kayıp vakası değil. Bu, aynı zamanda bir ülkenin adaletle olan sınavıdır. Eğer geçmişte benzer dosyalarda aynı cesaret ve kararlılık gösterilmiş olsaydı, belki de bugün “faili meçhul” diye anılan birçok karanlık olay hiç yaşanmayacaktı. Bu yüzden yürütülen soruşturma, yalnızca Gülistan Doku için değil, adaletin tesisi adına bir milat olma potansiyeli taşıyor.
Dosyanın bir diğer önemli boyutu ise olayın Batman ile kesişen yönü. Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz da benzer şekilde esrarengiz bir sürecin ardından hayatını kaybetti. 9 Şubat 2024’te evinden ayrılan genç kadının, üç gün sonra Hasankeyf Baraj Gölü’nde cansız bedenine ulaşıldı. Olay, resmî kayıtlara “intihar” olarak geçse de geride cevaplanmamış pek çok soru kaldı.
Ailenin iddiaları, dosyadaki çelişkileri gözler önüne seriyor. Otopsi bulgularına göre Kızmaz’ın, evden ayrıldıktan iki gün sonra hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Bu durum, kayıp olduğu süreçte yeterli arama çalışmasının yapılıp yapılmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Üstelik olay yerinde güvenlik birimleri ve resmî kurumlar bulunmasına rağmen herhangi bir kamera kaydının dosyada yer almaması, şüpheleri daha da derinleştiriyor.
Kızmaz ailesi, bu ölümün de tıpkı Gülistan Doku vakası gibi karanlıkta bırakılmaması gerektiğini savunuyor. İddialar, olayın bireysel bir trajedinin ötesinde olabileceğine işaret ediyor. Bu noktada kamuoyunda dillendirilen bir diğer soru ise dönemin Tunceli eski Valisi ve kayyum belediye başkanı vekili Tuncel Sonel hakkında ortaya atılan bağlantı iddiaları. Özellikle Batman’daki bazı kişilerle geçmişte kurulan ilişkiler, verilen ihaleler ve sonrasında eski Vali Sonel ile ilgili methiyelerle dolu, zamanında paylaşılan ve olayın patlak vermesiyle silinen sosyal medya paylaşımları, şüpheleri artıran detaylar arasında yer alıyor.
Elbette tüm bu iddiaların doğruluğu ancak şeffaf ve kapsamlı bir soruşturmayla ortaya konulabilir. Ancak şu gerçek değişmiyor: Ortada iki genç kadının hayatı var ve cevap bekleyen ciddi sorular bulunmaktadır.
Bugün gelinen noktada en kritik soru şu: Gülistan Doku dosyasında açılan yeni sayfa, Batman’daki şüpheli Rojwelat Kızmaz dosyasını da aydınlatacak mı?
Bu ülkede demokrasiye ve adalete olan güven için hiçbir dosya karanlıkta kalmamalı.Hiçbir şüphe görmezden gelinmemeli.Ve en önemlisi, ucu kime dayanırsa dayansın adalet herkese eşit uygulanmalı.
Çünkü adalet, geciktiğinde yalnızca bir hakkı değil, bir toplumun vicdanını da yaralar.