Batman son yıllarda kara para ve hesapların başkalarına kullandırılması ile ilgili birçok gencin batağa sürüklendiği, hapse girenler, sicili bozulan, ceza alanlar olduğu bir tabloyla karşı karşıya.
Yapılan araştırmalarda, son iki yılda banka hesaplarını başkalarına kullandırdığı veya başkasının hesabını dolandırıcılıkta kullandığı için açılan dosya sayısı 30 bine dayanmış.
Evet, yanlış okumadınız:
30 bin dosya…
On binlerce genç yaşta kişi ise bu dosyalarda suç ortağı.
Bu korkunç bir tablo.
Bu tablo sadece bir adli istatistik değil, resmen sosyal bir patlama, toplumsal bir felakettir.
Batman Barosu Başkanı Av. Abdülhamit Çakan’ın bu can alıcı konuda her fırsatta yaptığı uyarılar aslında durumu çok net özetliyor:
Gençler birkaç bin lira için banka hesaplarını açıp kartlarını başkalarına veriyor; bu hesaplar dolandırıcılıkta kullanılıyor ve her bir dosya için en az üç yıl hapis cezası ile karşı karşıya kalıyorlar. Kimisi de dolandırıcılık şebekesi ağına girerek haksız kazanç elde ederken başına ileride ne geleceğini bilmiyor.
Kara para aklama ve hesabını kullandıran gençlerin hayatları kararıyor.
Üstelik bu gençlerin arasında hâlâ üniversitede okuyanlar, sonradan doktor, avukat, öğretmen olanlar da var.
Bir “kolay para” kazanma tuzağı, bir ömür boyu taşıyacakları kara bir lekeye dönüşüyor.
Suç şebekeleri gençlerin hesaplarını kullanarak yaptıkları büyük vurgunlardan sonra sadece üç beş kuruş verip “Merak etme sana bir şey olmaz” diyorlar.
Ama işin aslı hiç de öyle değil.
Dolandırıcıların hedefinde her kesimde çalışanlar var; özellikle lise mezunu gençler, dershane öğrencileri ve üniversiteye hazırlananlar bulunuyor.
Bu tekliflerle gençler tuzağa düşürülüyor:
“Birkaç kart çıkart, sen de oturduğun yerde para kazan”
“Sana hiçbir şey olmaz, biz her şeyi hallederiz”
“Zaten kimseyi dolandırmıyorsun, sadece hesabını kullanacağız”
Gençlerin bir kısmı ihtiyaçları olduğu için, bir kısmı da çalışmadan para kazanma hırsıyla, masumane bir düşünceyle, hukuki sonuçları bilmeden kartlarını dolandırıcılara teslim ediyor.
Oysa kart dolandırıcılıkta kullanıldığında devletin muhatabı kart sahibi oluyor. Para aklama, nitelikli dolandırıcılık ve bilişim yoluyla suç işleme suçları gençlerin üzerine kalıyor.
Batman Barosu Başkanı Abdülhamit Çakan’ın söylediği gibi:
“Gençlerimiz farkında olmadan bir suç örgütünün üyesi ve aracısı hâline geliyor”
Bu hikâyelerde en çok karşılaşılan ayrıntı acı ama gerçek:
Aileler, çocuklarının içine çekildiği suçtan habersiz, durumu ancak evlerine savcılık celbi geldiğinde öğreniyor.
Ebeveynle genç arasındaki iletişim kopukluğu, ergenlik döneminin kapalı kutu hali ve dijital dünyanın görünmezliği birleşince sonuç kaçınılmaz oluyor.
Çakan’ın uyarısı bu yüzden önemli:
“Çocuklarınıza sorun, gidin bankalarda araştırın; birine kart verdiler mi, hesap açtılar mı mutlaka öğrenin”
Bu gerçeği erken öğrenmeniz, belki de çocuklarınızın hayatını kurtaracak.
Hafta içerisinde Batman Üniversitesi, Baro ve İl Emniyet Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği Siber Güvenlik Farkındalık Paneli aslında gelinen noktayı gösteriyor:
Siber suçlar artık sadece teknik bir mesele değil, doğrudan gençlerin kaderini belirleyen bir toplumsal mesele.
Panelde; siber zorbalık, dijital dolandırıcılık, kişisel veri güvenliği, kart kullandırma, yasa dışı bahis ve sahte hesaplar konuşuldu.
Tüm konuşmacılar aynı noktada birleşti:
Kolay para kazanma yok. Kolay para teklif edenin niyeti asla temiz değil.
Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir’in sözleri ise gençler için önemli ve yerinde bir uyarı niteliğinde:
“Finansal bilgileriniz değerlidir. Bunları başkalarına kullandırmak sizi suç ortağı yapar. Bir anlık kazanç, bir ömür boyu sürecek kayıplara yol açabilir”
Batman’da 20 bin dolandırıcılık dosyası…
Bu sadece gençlerin değil, şehirlerin, ailelerin, toplumun geleceğinin kararması demektir.
Bu nedenle Baro Başkanı Çakan’ın çağrısı oldukça net:
“Hukuken suç olabilir ama insani olarak gençlerimizin hayatlarının kararmasına seyirci kalamayız. Yasal düzenleme şart”
Bu dosyaların çoğunda kasıt değil; bilgisizlik ve kandırılma var. Hukukun gençleri koruyan, iyi niyeti ayrıştıran bir yaklaşım geliştirmesi artık zorunlu hale geliyor.
Siber suçlar artık her kapının eşiğinde.
Gençlerimizin, ailelerimizin, eğitim kurumlarımızın ve kanun koruyucularının bu konuda ortak hareket etmesi gerekiyor.
Çünkü mesele sadece dolandırıcıların yakalanması değil, bir kuşağın heba olmasını engellemektir.
Unutmayalım:
Her bir gencin geleceği parayla ölçülemeyecek kadar önemli ve değerlidir.