?>

Çiftçi yine ziraat odasına mecbur bırakıldı…

Recep Kavuş

6 ay önce

Meslek odaları, üyelerinin sorunlarını çözmek yerine gittikçe bir kazanç sağlama kapısına dönüşüyor. Bazı odaların işleri güçleri üye aidatları ve belge parası almak olmuş durumda.

Mevcut sistem içerisinde neredeyse meslek erbapları, odalara üye olmadan adım atamıyor. Üye oldukları anda da aidat ve diğer borçlarını ödememeleri durumunda ne oda seçimlerinde oy kullanabiliyorlar ne de resmi bir iş ve işlem yapabiliyorlar.

Odalara bağlı üyeler, hangi kuruma en ufak bir işlem için giderlerse gitsinler, önce “odanda borcun olmadığına dair temiz kâğıdı getir” deniliyor. Odalarda “borcu yoktur” belgesini almak da öyle kolay değil; çünkü bu belgeyi almak tamamen odanın inisiyatifine bırakılmış durumda.
Batman’da uzun süredir, odaların aldıkları üyelik ve belge paralarıyla ilgili dile getirilen ciddi bir rahatsızlık var. Odalara bağlı üyelerin bitmek bilmeyen aidat ve belge parası yükü her geçen gün artıyor.

En basiti, bir ticaret erbabı bankada hesap açacaksa, kart veya çek alacaksa odalardan belge getirmek zorunda. İhaleye girecekse yine güncel üyelik belgesi şart.

Belge mecburiyeti yükünün en ağırını ise zorla ayakta kalma mücadelesi veren çiftçiler taşıyor. Kuraklık, artan mazot ve gübre fiyatları, düşük alım fiyatları derken şimdi bir de yeniden kapısı çalınan ziraat odaları gerçeğiyle karşı karşıyalar. Üstelik bu kez mesele sadece bir belge değil, adeta bir mecburiyet zinciri.

Eski Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci döneminde hayata geçirilen ve çiftçiye nefes aldıran önemli bir düzenleme vardı. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) işlemleri e-Devlet üzerinden yapılabiliyor, her yıl ziraat odasına gidip belge alma zorunluluğu kaldırılmıştı. Çiftçi, ürün çeşitliliği değiştirmediği sürece ne kapı kapı dolaşıyor ne de her yıl aidat ödemek zorunda kalıyordu. Bürokrasi azalmış, zaman ve para kaybı önlenmişti. Kısacası çiftçi ilk kez “rahat bir nefes almıştı.”

Ancak bakan değişti, tablo da değişti. Bugün gelinen noktada e-Devlet üzerinden yapılan ÇKS başvuruları fiilen ziraat odalarına bağlanmış durumda. Ziraat odasında üyeliğini yenilemeyen ya da belge almayan çiftçinin kaydı sistem tarafından otomatik olarak yenilenmiyor. Yani kâğıt üzerinde kaldırılmış olan zorunluluk, uygulamada yeniden hayata geçirilmiş oldu. Yönetmelik duruyor ama çiftçi lehine olan bazı maddeler yok sayılıyor.
Günlerdir çiftçilerden gelen şikâyetler üzerine telefonum susmuyor. Herkes aynı dertten yakınıyor: “Zaten zor durumdayız, bir de aidat eziyetiyle karşı karşıyayız.” Tekrar çiftçi odaya gitmeden işlem yapamıyor; aidatını ya da borcunu ödemeden ÇKS işlemlerini gerçekleştiremiyor.
Oysa meslek odalarının asli görevi üyelerinin sorunlarını çözmek değil mi? Ekonomik ve sosyal refah için destek olmak değil mi? Batman’daki hangi oda, üyelerinin ekonomik ve sosyal haklarını layıkıyla savunuyor?
Ne yazık ki bugün gelinen noktada birçok oda, sorun çözen değil, sorun üreten bir yapıya dönüşmüş durumda. Herkes seçimden seçime koltuğunu nasıl korurum derdinde.

Üyeler; aidatlar, giriş ücretleri, belge paraları derken odalar, üyeleri için bir destek kapısı olmaktan çıkıp bir külfet kapısı hâline geliyor. Özellikle Batman’da tarımla ayakta kalmaya çalışan küçük çiftçi için bu yük artık taşınamaz noktada.

Yeni uygulamayla birlikte çiftçiye her yıl ziraat odasından özlük ve tarımsal faaliyet bilgilerini içeren belge alma zorunluluğu tekrar getirildi. Aksi hâlde ÇKS’ye kayıt yapılamıyor, dolayısıyla destekleme ödemelerinden de yararlanılamıyor. Yani çiftçi ya aidat ödeyecek ya da destekten mahrum kalacak. Bu çiftçiler için bir tercih değil, açık bir dayatma.

Bu kararın çiftçi lehine mi yoksa Türkiye Ziraat Odaları Birliği lehine mi olduğu sorusu ise kamuoyunda giderek daha yüksek sesle soruluyor. Çiftçiyi rahatlatması beklenen tarım politikalarının, onu yeniden bürokrasiye ve aidat yüküne mahkûm etmesi kabul edilebilir değil. Batmanlı çiftçi açık konuşuyor: “Biz üretmek ve ülke ekonomisine katkı sunmak istiyoruz, ağır bürokratik işlemler için kapı kapı dolaşmak değil.”

Tüm odalarda belge parası ve aidat eziyetine bir son verilmesi gerekiyor. Ziraat odaları çiftçiye mali yük değil, sorunlarını çözen bir işleve sahip olmalıdır. Aidata dayalı uygulamalar, üretimi desteklemek yerine çiftçiyi ekonomik olarak zor durumda bırakan bir anlayışın simgesi olarak hafızalarda kalacaktır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI