?>

Batman’ın raylı sistemle imtihanı

Recep Kavuş

4 ay önce

Batman Belediyesinin 2026 yılı için en önemli projelerinden biri olarak anılan ve “Bat-Ray” adı verilen raylı sistemin hayata geçmesi, göründüğünden çok daha uzun ve ince bir yol hikâyesini barındırıyor. Hedef olarak 37,7 kilometrelik bir hat… Ama işin mutfağına girildiğinde, bu mesafenin yıllara yayılan bir sabır ve planlama sürecine karşılık geldiği görülüyor.
Proje, dört etap halinde hayata geçirilmek üzere planlanmış durumda.
Birinci etap Balpınar–Güvercinlik hattını kapsıyor;
9 bin 750 metre uzunluğunda, 12 duraklı ve günlük 16 bin 500 yolcu kapasiteli.

İkinci etapta Güvercinlik–Yeni Hastane hattı yer alıyor; 16 bin 850 metre uzunluğunda, 11 duraklı ve günlük 27 bin 500 yolcu kapasitesi öngörülüyor.

Üçüncü etap Güvercinlik–TPAO Bulvarı arasında, 6 bin 280 metre uzunluğunda ve 2 duraklı.
Dördüncü etap ise TPAO Bulvarı–Yeni Devlet Hastanesi hattı; 4 bin 820 metre uzunluğunda, 5 duraklı.
Toplamda 30 duraktan oluşacak bu sistemin yılda 20,6 milyon yolcuya hizmet vermesi hedefleniyor.
Bat-Ray için rakamlar iddialı, beklenti büyük.

Ancak her büyük projede olduğu gibi, Bat-Ray’in de kendine özgü bir ilerleme süreci var.

Her şey bir ihtiyaç ve talep tespitiyle başlıyor.
Bu noktada en önemli kriter, planlanan güzergâh üzerindeki günlük kişisel seyahat sayıları.
Ardından toplu ulaşım master planı hazırlanıyor.
Bu planın Raylı Sistem Dairesi Başkanlığına gönderilmesi ve onaylanması şart.
Batman için süreci biraz daha karmaşık hâle getiren bir detay var:

Hem mevcut DDY (Devlet Demiryolları) güzergâhının kullanılacak olması hem de yeni planlama alanları için iki ayrı onayın gerekmesi.

Raylı sistem için hat genişliğinin en az 8 metre olması zorunlu.
Mevcut DDY rayları bu şartı sağlıyor.
Ancak farklı güzergâhlarda imar planlarında en az 25 metrelik alan ayrılması gerekiyor.
Daha önce DDY raylarının iyileştirilerek tramvay hattı olarak kullanılacağı konuşuluyordu. Son durumda, mevcut raylara paralel yeni bir hat çekilmesi planlanıyor.
Bunun için yaklaşık 8 metrelik bir alan yeterli.
Tabii bu da yine DDY Raylı Sistem Dairesi Başkanlığının iznine bağlı.

Planlama ve onay süreçlerinin 1 ila 2 yıl sürebildiğini düşünürsek, tramvay projesinin kesinlik kazanmasının neden “ince ve uzun bir yol” olduğu daha net anlaşılıyor.

Bu süreçte durak yerleri, durakların yapısı, jeolojik koşullar, şantiye alanları, çevreye verilecek olası zararlar, gürültü, halkın günlük yaşamına etkiler ve şehir içi karayolu trafiğinde yaratacağı sonuçlar tek tek hesaplanıyor.
Projelendirme ve izinler tamamlandıktan sonra ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından onay alınması zorunlu. Bu aşamada maliyet ve sürdürülebilirlik detaylı biçimde inceleniyor.

Yeni hatlar için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci de gündeme gelebiliyor.

Maliyet hesapları, yaklaşık bütçe, ihtiyaç listesi ve iş programı hazırlanıyor.
Dış krediyle finansman sağlanacaksa, bunun da ayrı bir zaman gerektirdiği ortada.
Belediyelerin borçlanmasının bütçenin yüzde 10’unu geçemeyeceği gerçeği de bu süreci daha hassas hâle getiriyor.

Kısacası, raylı sistem meşakkatli, maliyetli ama bir o kadar da kente değer katacak bir yatırımdır. Umarım Batman Belediyesi bu uzun ve ince yolun altından kalkar ve Bat-Ray tramvayı bir gün gerçekten raylara iner.

Çünkü bu şehir, modern ve sürdürülebilir bir toplu ulaşım sistemini fazlasıyla hak ediyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI