Son yıllarda Türkiye’nin farklı şehirlerinde artış gösteren IBAN üzerinden dolandırıcılık vakaları, Batman özelinde adeta toplumsal bir yaraya dönüşmüş durumda.Öyle ki kent, bu suç türünde ülke genelinde ilk sıralarda yer alacak bir hâle geldi.
Tabii mesele yalnızca istatistiklerden ibaret değil; arka planda binlerce insanın hayatını derinden etkileyen ciddi mağduriyetler var. Batman’da özellikle gençler arasında yaygınlaşan “hesap kullandırma” ya da kamuoyunda bilinen adıyla IBAN kiralama, birçok kişinin hayatında telafisi zor sonuçlara neden oluyor.
Üniversite öğrencilerinden işsiz bireylere, hatta okuma yazma bilmeyen vatandaşlara kadar geniş bir kesim, kimi zaman bilinçsizce, kimi zaman çaresizlik nedeniyle bu sürecin parçası hâline geliyor. Bu nitelikli dolandırıcılığın cezası ise bir yıldan başlayıp, dosyanın ve suçun niteliğine göre arttıkça artmaktadır. Öyle ki bu suç nedeniyle Batman’da 40 yıla varan hapis cezası alanlar var.
Batman’da son yıllarda birçok şebekenin, yasa dışı yollarla elde ettikleri paraları transfer etmek için başkalarına ait banka hesaplarını kullanmaya başlamasıyla bu ciddi mağduriyetler oluşmaya başladı.
Gerçekleşen dolandırıcılık vakalarında hesap sahipleri, çoğu zaman suçun doğrudan faili olmasalar bile hukuken sorumlu tutuluyorlar. Çünkü hesap bilgilerini —şifreler, IBAN numarası ya da mobil bankacılık erişimi— üçüncü kişilerle paylaşmak veya kullandırmak doğrudan suç kapsamına giriyor.
Batman’da IBAN’la dolandırıcılık tuzakları oldukça profesyonel yöntemlerle kuruluyor. Sosyal medya platformları ya da çeşitli internet siteleri üzerinden ulaşılan kişiler; sahte iş, düzenli gelir, burs fırsatları ya da yatırım vaatleriyle kandırılıyor. Kimi zaman küçük bir komisyon karşılığında hesap kullandırmayı kabul eden bireyler, kısa sürede kendilerini ağır ceza davalarının içinde buluyorlar.
Konunun hukuki boyutu da giderek daha fazla tartışılır hâle geldi. Batman Barosu başta olmak üzere çeşitli kurum ve uzmanlar vatandaşları sürekli uyarmasına rağmen, dava dosyalarının sayısı her geçen gün artıyor. Bir de soruşturma aşamasında yaşanan aksaklıklar, hem gerçek suçluların tespiti hem de mağdurların korunması açısından ciddi sorunlar yaratıyor.
Türk Ceza Kanunu’nda, özellikle Türk Ceza Kanunu Madde 158 kapsamında değerlendirilen bu suç, “nitelikli dolandırıcılık” olarak tanımlanıyor. IBAN kiralama ya da hesap kullandırma, gerekli unsurların oluşması hâlinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile sonuçlanabiliyor. Ancak uygulamada, birden fazla dosya ve suç isnadıyla bu cezaların çok daha ağırlaştığı görülüyor.
Bugün Batman’da yaşanan tablo yalnızca bir güvenlik sorunu değil; aynı zamanda ekonomik, sosyal ve eğitsel boyutları olan çok katmanlı bir krizdir.Kısa yoldan kazanç elde etme arzusu, işsizlik ve bilinç eksikliği bu sorunu besleyen başlıca etkenler arasında yer alıyor.
IBAN’ını kullandırması nedeniyle ceza alanların siciline işlendiği için ne kamuda ne de özel sektörde iş verilmiyor.Bir yerde hayatları kararıyor.
IBAN’la dolandırıcılıkta Batman’ın ilk sıralarda olmasının elbette birden çok sebebi var. Ama hiçbir sebep, dolandırıcılığa aracı olmak veya dolandırıcılık yapmak için geçerli ve ahlaki bir gerekçe değildir.
Ne dinen ne vicdanen dolandırıcılık meşru bir kazanç yöntemi değildir.
IBAN’ı paylaşmak ya da başkasına kullandırmak, “basit bir yardım” değil, ciddi bir suç ve günahtır.
Batmanlıların bu tür işler ile isimleri gündeme gelmemeli, kimsenin Batman’ın ismini kötüye kullanma hakkı yoktur.
Batman halkı onuru ile emeğiyle helal kazanç elde etmektedir; birkaç kişinin para hırsı uğruna Batman’ın ismini lekelemeye hakkı yoktur.
Bu gerçeğin daha güçlü şekilde anlatılması, hem bireylerin hem de toplumun geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.