?>

Halk, Batman Milletvekillerini ne kadar tanıyor? 

Recep Kavuş

1 yıl önce

 Batmanı TBMM’de temsil eden 5 Milletvekili görevde İkinci yıllarını da neredeyse geride bırakacaklar.

İki yılı devirecekken, halk bazı vekilleri halen tanımıyor.  Batman Sonsöz Gazetesinin sokak röportajlarını yapan gazeteci arkadaşlar bir gün halka mikrofonu uzatıp, ‘Batmanın kaç milletvekili var, isimlerini sıralar mısınız’ diye sorsa büyük çoğunluk bu soruya yanlış cevap verecektir.

Özüne bakarsan milletvekillerimiz, partilerinde üstlendikleri görev ve sorumluluk nedeniyle aslında tanınmayacak gibi değil.
Ferhat Nasıroğlu, Ak Parti iktidarının Batman’daki tek milletvekilidir, şehrimizde büyük yatırımları olan Fernas şirketinin sahiplerindendir.
Keskin Bayındır, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanıdır.
Serkan Ramanlı, Hüda Par Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsüdür.
Rüştü Tiryaki, DEM Parti Yerel Yönetimler Sorumlusu ve Partinin YSK Temsilcisidir.
Zeynep Oduncu Kutevi, Batman’ın sorunlarına duyarlı davranan ve talepleri sık sık mecliste gündeme getiren Batmanın tek kadın milletvekilidir.
Anlayacağınız hepsinin önemli görevleri ve özellikleri var.
Buna rağmen halk kendi seçtiği milletvekillerini yeteri kadar tanımıyor.
Tanımamasının elbette birçok nedeni var.

En önemli nedenlerden biri bana göre, vekillerin sadece belli bir kesime hitap etmeleri ve ayrımcılık yapmalarıdır.

Yani Batmanlıların milletvekilleri olmak yerine, bir kesimin vekili olmalarıdır.
Oysa siyaset ortak akıl ve çoğunluğu esas aldığında toplumsal fayda sağlar.
Kutuplaşma üzerinden sürdürülen bir siyaset tarzı ise topluma hiçbir fayda sağlamaz.
Yanlış siyasetin faturasını da millet öder.

Milletvekilleri şehrin ortak paydalarında buluşmalı, halkla kucaklaşmalı, doğruyu savunmalı ve yanlışa karşı çıkmalıdır.

Tarafsız ve bağımsız bir duruşla, bu ilkelerden ödün vermeden görevlerini yapmaları gerekir.
Siyasette eşit mesafe ve temsiliyetin önemi büyüktür.

Siyaset, toplumun her kesimine dokunmayı gerektiren bir sorumluluktur.

Seçilen temsilciler, yalnızca belli bir grubun değil, tüm toplumun sesi olmalıdır.
Ancak zaman zaman siyasetçilerin belirli sosyal gruplara, politik yapılara, hemşeri ve aşiret derneklerine daha fazla ilgi gösterdiği gözlemleniyor.

Bu durum, kamuoyunda diğer kesimlerin dışlandığı veya yeterince temsil edilmediği algısına yol açabilir.

Bir siyasetçinin belli bir ideolojinin ilke ve prensiplerine bağlı olması doğaldır.
Ancak temsil makamında bulunan kişilerin tarafsızlık ilkesine bağlı kalması gerekir.

Siyaset, yalnızca aynı görüş ve inançta olduğun kişilerin, bir aşiretin, bir siyasi kurum ve kuruluşun ya da belirli bir çevrenin çıkarlarını gözetmek değil, geniş toplumun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak üzerine inşa edilmelidir.

Temsiliyet sorumluluğu, toplumun tamamına eşit yaklaşmayı gerektirir.
Halka hizmet etmekle yükümlü olan kişiler, farklı kesimlerin beklentilerine cevap verebilmeli, her görüşe ve her oluşuma aynı mesafede durabilmelidir.
Bir milletvekili veya belediye başkanının sık sık belli bir gruba yönelik etkinliklerde yer alması, kamuoyunda tarafsızlık ilkesinin zedelendiği izlenimini doğurabilir.
Toplumun farklı kesimlerinin temsilcilerle temas kurma beklentisi doğaldır.

Meslek odaları, vakıflar, spor kulüpleri, çevre gönüllüleri, basın kuruluşları, esnaf ve sanatkârlar, sağlık çalışanları, ekonomik krizden etkilenen sektörler ve dezavantajlı gruplar, özelikle seçilmişlerden ilgi bekler.

Bu kesimlerle düzenli temas kurulması, toplumun bütününe yönelik bir siyaset anlayışının gereğidir.
Adil ve kapsayıcı bir yönetim anlayışı, yalnızca belirli çevrelere yakın durmakla değil, tüm halkın beklentilerine kulak vermekle sağlanır.
Siyasetçilerin toplumun tamamını kucaklaması, kamu vicdanında güven oluşturur ve demokratik sürecin sağlıklı işlemesine katkı sunar.

Batmanın 5 milletvekilinden de beklenen budur.

Bu gerçekleşmediği sürece halkın,  milletvekillerini tanıması beklenemez.
Her milletvekilinin ve siyasetçinin bilinirliği, halkla iç içe ve yaptığı hizmet kadardır.

Bir milletvekili ne kadar halkla iç içe ise, halkın derdini dinliyorsa, sorunlara çözüm için uğraşıyorsa; halk da o kadar kendisini tanır.

Batman’ın beş milletvekilinden en çok tanınanı ve halkın hafızasında iz bırakanı, kuşkusuz en çok halkın yaşamına etki edenidir.

Ayrıca halkın ihtiyaç ve taleplerine karşı  bir  milletvekilinin ‘ben iktidar milletvekili değilim, elimden bir şey gelmiyor’ demesi kadar yanlış bir şey yoktur.

Bir milletvekilin ise ‘ben hangisine yetişeyim, talep ve istekler bitmiyor’ demesi de doğru değildir.
İster muhalefet, ister iktidar milletvekili olsun, halkı dinlemek, talep ve sorununa kulak vermek,  makul cevaplar vermek zorundadırlar.
Bunu yapmadığınızda halkın sizden memnun  olmasını ve sizi tanımasını beklemeyin.

Bence her milletvekili; halk beni ne kadar tanıyor, sorusunun cevabını araştırıp öğrenmelidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI