Batman’da nedir bu şiddet, nedir bu birbirleriyle alıp verilmeyen?
Batman sokaklarında gençler birbirini boğazlıyor; en basit anlaşmazlıklarda, en küçük alacak-verecek meselesinde kesici, yaralayıcı, ateşleyici silahlara el atılıyor.
Taraflar acımasızca birbirinin canına kast ediyor; olayın tarafı olan herkesin hayatı kararıyor.
Kimisi mezara gidiyor, kimisi sakat kalıyor; kimisi ömrünü cezaevinde geçiriyor.
Geriye kalan ise yıllarca süren kan davaları, bitmeyen acılar oluyor.
Dün akşam, iş ortaklıkları olan iki gencin anlaşmazlığı sonucunda yine Batman’da kan döküldü.
Yine toprağa gencecik insanların kanı aktı.
Bu topraklar kana, gözyaşına doymuşken hiçbir gerekçe bir insanın bir diğerine el kaldırmasını, öldürmesini, hatta bir fiske vurmasını haklı kılmaz.
Hayatta karşılaşacağımız haksızlıklar, geciken ödemeler, inkâr edilen borçlar olabilir; ama hak aramanın yolu asla şiddet değildir.
Şiddete başvurmak hiçbir sorunu çözmez, aksine onarılamaz yaralar açar.
Ne oldu da insanlar birbirini öldüresiye şiddet uygulayacak bir kör cesarete ulaştı?
Bireysel silahlanma neden bu kadar arttı?
Sorunların mahkeme yoluyla değil de şiddetle çözülmesi nasıl normalleşti?
Bu sosyolojik soruların üzerine eğilmemiz gerekiyor.
Herkesin, kurumların, sivil toplumun bir ağızdan şiddeti kınaması, şiddet uygulayanların toplum tarafından ayıplanması bu süreçte şarttır.
Can almak, cana kastetmek yiğitlik veya cesaret değil; insanlığa karşı işlenmiş en büyük ihanettir.
Batman’da şiddet kültürü alıp başını gidiyor.
En ufak bir tartışma, trafikteki küçük bir kaza bile insanları birbirine düşman ediyor.
Özellikle genç neslin şiddete eğilimli olduğu görülüyor; bunun sebepleri üzerinde durmak, ailelerin, sivil toplum örgütlerinin, siyasilerin, kanaat önderlerinin konuya el atmaları gerekir.
Toplumu şiddetten, silahtan arındırmanın yollarını ve yöntemlerini bulmak gerekir.
Bir kişinin üzerinde silah veya yaralayıcı bir alet taşıması, o kişinin şiddete eğilimli olduğunun işaretidir ve onun ne zaman ne yapacağı belli olmaz.
Aileler çocuklarına, gençlerine şiddeti değil sevgiyi öğretmeli; çünkü sevgi yaşatır, şiddet öldürür.
Batman’da toplumsal barış ve huzur, son zamanlardaki ölümlerle ciddi şekilde yara aldı.
Her ölüm toplumu derinden yaralıyor, kardeşliği zedeliyor.
Yeter artık: Bu şiddet kültürünü içimizden söküp atmalıyız.
Kanaat önderlerini, sivil toplum kuruluşlarını, siyasi parti temsilcilerini şiddete karşı mücadeleye davet ediyorum.
Bu topraklara ekilmesi gereken şey şiddet tohumu değil, sevgi tohumu olmalı.
Şiddet, insanın canına kıymak hiçbir şekilde yiğitlik ve cesaret işi değildir.
Dün yine Batmanlılar olarak şiddet olayları nedeniyle iki gencimizi, iki canımızı yitirdik.
Evlatlarını toprağa veren acılı ailelerin acısını dindirecek hiçbir söz bulamıyorum.
Ateş düştüğü yeri yakar derler.
Bu olayda yaşamlarını yitiren iki kardeşe Allah’tan rahmet, kederli ailelere sabır ve metanet diliyorum.
Umarım bu, şiddet yoluyla işlenen son cinayet olur.
Umarım bir daha insanlarımız birbirlerinin canına kast etmezler.
Herkesin herkesi kucaklaması ve kardeşlik hukuku ile birbirinin yaşamına saygı duyması gerekir.
Batman geçmişte kardeşlik kavgalarından yeterince çekti.