Gün geçmiyor ki Batman’ın keşmekeş trafiğinde bir kavga, bir gerginlik yaşanmasın.Otopark sorunu, şehir içi tıkanıklık, aşırı hız, dikkatsizlik ve kural tanımazlık; kazaları da kavgaları da beraberinde getiriyor.Trafik artık sadece araçların değil, öfkenin de hız yaptığı, yarıştığı bir arenaya dönüşmüş durumda.
Yol vermeme, korna ile ikaz, ani fren, el kol hareketleri gibi aslında büyütülmemesi gereken meseleler, büyütüldükçe büyütülüyor.Trafikte işler ters gittiğinde bir anda sinirler geriliyor.Bir bakıyorsunuz tartışma kavgaya, kavga da sopaya, bıçağa, silaha uzanıyor. Batman’da trafikte saygı, hoşgörü ve sabır yerini öfke, nefret ve asabiliğe bırakmış durumda.
Sanki trafikte herkes birbirine düşman, herkes birbirine kan davalı. Kurallar tam anlamıyla uygulansa, öfkesini kontrol edemeyen, kural tanımayan birçok sürücünün ehliyeti çoktan elinden alınmış olurdu.Evet, sürücü belgeleri mutlaka alınmalı da.Direksiyon başında öfkesine hâkim olamayan birinin trafikte yeri olmamalı.
Batman’ın ne Ortadoğu’ya ne de Avrupa’ya benzeyen, kendine has ama sorunlu bir trafik kültürü var.Bu kültürün içinde ne yazık ki öfke ve holiganizm hâkim. Bu ruh hâlinin bedelini ise masum insanlar ödüyor.
Daha dün, Gap Mahallesi’nde iki aracın karıştığı söylenen bir kaza tartışmaya dönüştü ve gencecik bir insan, kavga sonucu silahla vurularak hayatını kaybetti.Peki, yazık değil mi, günah değil mi?
Kaza olabilir, her sürücü hata yapabilir.Trafik yaşanacak şeyler bunlar; kurallar da bunun için vardır.Her kaza yaşandığında sonuç bu mu olmalı?
Kural tanımayan, trafik akışını bozan, kazaya neden olan biri varsa yapılacak şey bellidir: Trafik ekipleri çağrılır, tutanak tutulur, suçlu kimse cezasını çeker. Maddi hasar varsa karşılanır, konu hukuk çerçevesinde çözülür.Kaza anında yapılması gereken en temel kurallar bile çoğu zaman yerine getirilmiyor.
Oysa iki sürücünün önce birbirine “geçmiş olsun” demesi, ardından da kazayla ilgili kuralları işletmesi gerekir.Batman’da ise tam tersi oluyor; öfke devreye giriyor, şiddet çözüm yolu olarak görülüyor.
İşin içine aşiretler giriyor.Ortalık savaş alanına dönüyor.Her seferinde istenmeyen tablolar oluşuyor.
Son yaşanan olayda da basitçe çözülebilecek bir mesele, bir gencin hayatına mal oldu.Ne gerek vardı buna?
Kazaya karışan bir taraf sakin olsa, öfkesini kontrol etse bu yaşanmazdı.Sorunun temelinde öfke kontrolü yatıyor.Ne yazık ki trafikte de öfke kontrolü yok.
Herkes kendini haklı görüyor, kimse karşısındakini dinlemiyor, hak vermiyor.Trafikte zorbalık var, hem de aleni bir şekilde.Kanun, kural ve hoşgörü yerine zorbalık hâkim. Bu medeni bir tutum değil.
Artık bu tutumdan vazgeçmek gerekiyor.Trafikte daha caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı; saldırgan davranış sergileyen, tehdit eden, silaha sarılan sürücüler ağır cezalarla karşılaşmalı.Ehliyete el koyma, araç trafikten men, adli yaptırımlar kararlılıkla uygulanmalı.
Sadece para cezası yetmez; öfke kontrolü, trafik adabı ve empati kültürü de öğretilmeli.Trafikte bir an önce öfkenin yerini hoşgörü almalı.Her şeyden önce yol vermede, hızda, kuralda saygı esas olmalı.
Trafik bir güç gösterisi alanı değil, birlikte ulaşımda uyum içerisinde yaşamın bir parçasıdır.Unutmayalım; direksiyon başındaki bir anlık öfke, geri dönüşü olmayan acılara yol açabiliyor.Öfkenin kimseye bir faydası yoktur, olamaz.