Batman’da spor konuşulunca akla ilk gelen branş genellikle futbol oluyor. Tamam, futbola olan ilgi ve son yıllarda Batman Petrolspor ile elde edilen başarılar inkâr edilmez; ancak spor, yalnızca çoğunluğun ilgi duyduğu, taraftarı çok olan bir takımın sahaya çıkıp galip gelmesinden ibaret değildir. Spor; bir şehrin sosyal hayatını, gençliğin geleceğini, hatta toplumsal huzurunu doğrudan etkileyen önemli bir güçtür. Bu nedenle spor tesisleri de sadece toprak sahalar ve betonarme yapılar değil, toplumsal yararlar gözetilerek geleceğe yapılan önemli yatırımlardır.
Batman, spor tesisleri bakımından tamamen yoksul bir şehir sayılmadığı gibi, gelişen nüfusu, genç potansiyeli ve artan ihtiyaçları düşündüğümüzde mevcut tesislerin artık yeterli olmadığı da ortadadır. Özellikle Malatya gibi şehirlerle kıyaslandığında Batman’ın yeni statlara, çok amaçlı spor komplekslerine ve farklı branşlara hitap edecek tesislere ihtiyaç duyduğu açıkça görülüyor.
Bu anlamda son dönemde gündeme gelen projeler elbette umut vericidir. Birinci lige çıkma başarısı gösteren Batman Petrolspor için planlanan idman sahaları ve çok amaçlı kompleks, yine 33 bin kişilik yeni stat projesi ve ilçelere kazandırılması düşünülen spor tesisleri küçümsenecek yatırımlar değildir. Kuşkusuz ki sporun gelişebilmesi için önce altyapının güçlü olması gerekir.
Ancak burada asıl mesele yalnızca tesis yapmak değildir. Asıl mesele; yapılan tesisleri doğru işletmek, yaşayan mekânlara dönüştürmek ve bu alanlardan başarı üretebilmektir. Batman’ın yıllar önce yapılan olimpik yüzme havuzu bunun en somut örneklerinden biridir. “Olimpik” denildiğinde insanın aklına uluslararası organizasyonlar, millî sporcular ve büyük başarılar geliyor. Fakat gelinen noktada o havuzun daha çok yaz kurslarının düzenlendiği sıradan bir kurs merkezine dönüşmesi düşündürücüdür.
Elbette çocukların yüzme öğrenmesi önemlidir ama böyle büyük yatırımlar için vizyonun çok daha geniş olması gerekirdi. Çünkü spor tesisleri yalnızca bir kompleks değildir; doğru yönetilirse yetenekleri ödüller ve başarılarla taçlandırır, yanlış yönetilirse atıl bir yapıya dönüşür.
Bugün Batman’da lisanslı sporcu sayısı var ama ne takım düzeyinde ne de bireysel anlamda ulusal ve uluslararası başarılar konusunda yeterli bir tablo ortaya çıkmıyor. Şehrin sportif başarı yükünü büyük ölçüde hâlâ Petrolspor ve TPAO bünyesindeki branşlar taşıyor. Eğer TPAO’nun geçmişten bugüne sağladığı sportif katkılar olmasaydı, bu şehre gelen birçok kupa ve madalya da belki hiç gelmeyecekti.
Zaten Batman’da spor denildiğinde TPAO’nun katkısını inkâr etmek mümkün değildir. Yıllarca tesisleşmeden sporcu yetiştirmeye kadar önemli sorumluluklar üstlendi. Ancak zamanla sporun içine siyasetin fazla müdahil olmasıyla birlikte bazı yatırımların gerçek ihtiyaçtan çok kişisel tercihlere göre şekillendiği yönündeki eleştiriler de arttı.
Yıllar önce büyük iddialarla yapılan tenis kortu bunun örneklerinden biri olarak hafızalarda duruyor. Onlarca ağacın kesildiği, olimpik standartlarda olduğu söylenen bu tesis sayesinde bugüne kadar Batman’a sportif anlamda büyük katkı sağlayan bir hikâye duymadık. Daha da üzücü olanı ise bugün bu tesisle ilgili farklı iddiaların gündeme gelmesidir.
Bir okurun gönderdiği mesaj aslında sorunun özeti gibi:
“Hocam, TPAO tenis kortu tam anlamıyla atıl ve başıboşluk alanına dönmüş. Lütfen bu konuya bir el atınız…”
Bu iddiaların doğru olmamasını temenni ederim. Çünkü kamuya ait spor tesislerinin amacı gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, topluma kazandırmak ve spor kültürü oluşturmaktır. Eğer bir tesis bu misyonundan uzaklaşmışsa orada sadece bina değil, vizyon da kaybedilmiş demektir.
Sporun toplumsal önemi de burada ortaya çıkıyor. Spor; gençleri sokaktan kurtaran, disiplin kazandıran, kötü alışkanlıklardan uzaklaştıran, özgüven oluşturan en önemli alanlardan biridir. Bir şehirde spor gelişirse sadece madalya sayısı artmaz; o şehirde umut artar, birlik duygusu güçlenir, başarı hikâyeleri çoğalır, sosyal sorunlar azalır.