Benim yazılarımı takip edenler bilir, ben genelde makalelerimde sadece bir konuya değinirim.
Bugün ise üç farklı önemli konuya köşemde yer vereceğim.
Bu üç önemli konu ile ilgili, benim daha önce yazılar yazmam üzerine bana gelen bazı kaygı, eleştiri, öneri ve taleplerden oluşuyor.
Bu üç önemli konuyu ara başlıklarla, yorumsuz ilgililerin dikkatine sunuyorum;
Barışa toz kondurma sakın…
50 yıllık çatışmalı dönemde nasiplenmiş, her türlü zorluğu, haksızlığı yaşamış, hayatında güzel gün yüzü görmemiş, gençliğinin, çocukluğunun ve şimdi de 50 yaşlarının tadını çıkaramamış tanıdığım birisi, sıklıkla köşemde değerlendirdiğim ve desteklediğim barış sürecine “Sen de toz kondurmuyorsun ama endişelerimiz var” diyor.
Candan gönülden desteklediğim barış süreci ile ilgili endişelerini görüşme esnasında dile getirerek sorularını sıralıyor:
Yarınlarda aynı acıların biz Kürtlere yaşatılmayacağına kefil olabilir misin?
Bu ülkede Kürtler ve Türklerin kardeşçe, barış içerisinde yaşamalarını garanti altına alabilecek bir irade, kararlılık ve yasal güvence oluşmuş mu?
Herkes kendi hataları, yanlışları, günahları ile yüzleşecek mi, bir daha aynı hatalar tekrar edilmeyeceğine dair bir garanti var mı?
Okurum, sorularını, endişelerini sıraladıkça sıralıyor.
Konuşmasının sonunda da “Barışa toz kondurmayın ama bu kaygılarımız ve kafamızdaki sorulara da yanıt verin” diyor.
Uyuşturucu bağımlılarının tedavisi ve engeller…
Düne kadar namazında, işinde olan, gayet sakin bir hayat süren 25 yaşında kardeşinin madde bağımlısı yapıldığını söyleyen bir okur, tedavi için kardeşlerini ikna edemediklerinden dolayı mahkeme kararı ile tedavi edebilmek için yardım istiyor.
Uyuşturucu madde bağımlılığı sebebiyle toplum için tehlike oluşturan ergin kişi, tedavisi, eğitimi veya ıslahı kabul etmiyorsa ailesi tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulmaktadır.
TMK 432. maddesi gereğince, kişisel tedavisinin mahkeme kararıyla sağlanamaması süreci bir ile üç ay arasında ancak sonuçlanabiliyormuş.
Madde bağımlısı kardeşinin dışarda olmasının her dakikası ve saati aile için, toplum için tehlike oluşturduğunu, mahkemeye dilekçelerini verdiklerini, mahkemenin bir an önce karar vermesi noktasında talebini dile getiriyor.
Ne olacak bu çay fiyatları…
“Bir bardak çay 30 lira olur mu, olmaz mı?” yazımdan dolayı Batman Kahveciler Odası Başkanı Seyfettin Göner beni telefon ile arayarak, konuya objektif bir şekilde değindiğim için teşekkür ediyor.
Batman’da sadece kahveci esnafının değil, tüm esnafların ortak sorununun yüksek kira olduğunu söylüyor.
Kiraların işlek caddelerde 300 bin lira gibi fahiş bir rakama ulaştığını belirten Başkan Göner, çay fiyatlarında odanın belirlediği rayiçe uymayan kafe ve çay bahçelerinin bulunduğunu, bunun için denetim ve yaptırımların şart olduğunu söylüyor.
Diğer önemli bir konuda ise fiyat listesi bulundurma zorunluluğuna çoğu kişinin aldırış etmediğini belirtiyor.
Her bir konu farklı ve kendi açısından da içinde önemli mesajlar içeriyor.
Hiçbir yorum eklemeden köşemde verdiğim mesajların, umarım konunun muhatapları tarafından dikkate alınarak gereği yapılır.