Batman'da yol kenarlarına, boş arazilere, park, yeşil alan, meydan, bulvar, cadde ve sokaklara çöp atarak çevreyi kirletenler yüzünden ciddi bir kirlilik oluşuyor.
Yeteri kadar çevre bilincinin olmadığı şehrimizde bir rüzgârda her taraf çöp içerisinde kalıyor.
Belediye temizlik görevlileri her gün Batman’ı baştan aşağı temizliyor, topladıkları çöpleri bertaraf ediyor ama aradan bir gün geçmeden bakıyorsun, her taraf çöp içerisindedir.
Batman’da sanırsın kirlilik ayıp değil,
Sanırsın kirlilik suç değil,
Sanırsınız kirlilik günah değil,
Sanırsınız bu şehir bizim değil,
Sanırsınız ki bu şehirde biz yaşamıyoruz...
Böylesi acayip bir durum ile karşı karşıyayız.
Bu acayip durumdan da anlaşılıyor ki doğanın korunmasına ve temiz tutulmasına dair yeteri kadar bir bilinç oluşmamış.
Ayrıca çevreyi korumak, kirletilmesini önlemekle mükellef kurum ve kuruluşların iş ve işleyişi ile ilgili de kamuoyu ve STK’ların yeteri kadar bilgi sahibi değildirler.
Bu kurumların; kısa vadede ve uzun vadede kirlilik ile ilgili ne tür stratejileri, hedefleri var?
Toplumda çevre bilincini geliştirmek için (sadece okullarda verilen seminerleri kast etmiyorum) ne tür çalışmalar yapıyorlar?
Şehrimizde kirliliğin türü, boyutu ve etkileri ile ilgili bir araştırma yapmışlar mıdır bugüne kadar?
Çevre ile ilgili kuralları ihlal edenlere uygulanan yaptırımlar nelerdir?
Öncelikle ekosisteme büyük zarar veren endüstriyel ve sanayi tesisleri ile ilgili bir envanter var mıdır?
Şehrimizde sürekli hastanelerin dolup taşmasında hava, su ve toprak kirliliğinin bir etkisi var mıdır?
Kirletmeme kültürünün gelişimine yönelik bugüne kadar yeteri katkı sunulmuş mu?
Çevreyi temiz tutmanın görevinin sadece kurumlara ait olmadığı yeteri kadar anlatılmış mı?
Doğrusu bunların cevabını merak ediyoruz.
Şayet kurumların iş ve işleyişinde sorun yoksa, demek ki suçu başka yerde aramak gerekir.
Peki, sorun nerede? Neden kaynağı bulunamıyor?
Aslında sorun belli; bugüne kadar yeteri kadar yaptırım ve cezalar uygulanmamış.
Elbette hiç kimse cezanın tek başına bir çözüm olduğunu iddia edemez.
En etkili çözüm, kuşkusuz insanları bu konuda bilinçlendirmek, ikna etmektir.
Toplum üzerinde etkili iletişim kaynağı olan sosyal medya üzerinden ve farklı yollarla öncelikle yeteri bilinçlendirme ve caydırma yoluna başvurulmalıdır.
Bu yöntemin etkili olmadığı kişi ve kurumlara ise cezai işlemler ve yaptırımlar uygulanmalıdır.
Anayasası'nın 56. maddesinin 2. fıkrasına göre:
“Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir”
Çevreyi kirletenlere yönelik TCK'nin 181. maddesinin 1. fıkrasında:
“İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” denilmektedir.
Çevreye zarar verenlerle ilgili olarak hem Kabahatler Kanunu’nda, hem yerel yönetimlere bu konuda her türlü kirliliğin cezalandırılması için yetki verilmiş durumdadır.
Ayrıca belediyeler, meclis kararları ile çevreye, izmaritten tutun, en ufak atığı sokağa atana kadar cezai yaptırım uygulayabilmektedir.
Uyarılara aldırış etmeden çevreyi kirletenlere yönelik en caydırıcı yöntem yaptırımlardır.
Yaptırımların en etkilisi ise hapis ve para cezasıdır.
Ama maalesef şehrimizde yaptırımlar yeteri kadar uygulanmıyor.
Eminim ki uygulansa, şehrimiz ve doğamız bu denli kirletilmezdi.
Dolayısıyla şehri her gün temizlemenin yanında, kirletenleri de tespit edip haklarında gerekli işlemleri yapmak gerekir.
Ancak bu şekilde Batman’ın temiz bir şehir olacağına inanıyorum.