?>

Dayik a min i Dilovan

Recep Kavuş

1 yıl önce

Anne hasreti biriktirmeye başlayalı bir sene oldu.

İçimde yer edinen hasret, günden güne büyüyor.

Bir gün olsun bile annemi unutmuyorum.

Bu devirde cenneti hak eden biri varsa eminim annem, o cennetin en iyi köşesindedir.

Emekçi annemi 1 Mayıs Emekçiler Gününde kaybetmiştim.

Annem, tam çilekeş bir Kürt kadınıydı.
Bir Kürt kadınının yaşayabileceği bütün ağır yükü omuzlamış ve acıları yaşamış biriydi.
Ömrü çalışmakla geçti, ömrü acılarla geçti.
1 Mayıs sabahında gözlerini yumdu yaşama.

Annemin elleri buram buram emek kokuyordu.

Buram buram sevgi kokuyordu.

Buram buram keder kokuyordu.

Günlerce yoğun bakım kapılarında elini tuttum.

Bir türlü  tepki vermiyordu, nasır tutmuş parmakları.

Yüreğinde ve içinde birikmiş hasretlerin acısı ile yaşama direndi günlerce.

Ama veda zamanı gelmişti.

Umut ve hasretin kambura dönüştürdüğü bedeni daha fazla direnemedi.
Daimi ikametgahı olan mezarına taşıdı hepsini.
O yüzden tabutu çok ağırdı.

Yorgun ve kederli gitti.

Gözü arkada açık gitti.

1 Mayıs 2024 tarihinde dağlara dönüşecek anne hasreti başladı.

Dayık a min zahf dilovan bu…

O kadar merhametliydi ki herkesi düşünürdü.
Herkesin acısına, derdine, yoksulluğuna üzülürdü.

Derdi ve kederi olan herkese ağlardı.

Bu dünyada felaketler, savaşlar ve acılar yaşanmasın diye dualar ederdi sürekli.
Belki de tespih taneleri ile  dünyanın en çok salavat çeken kadınıydı.
Her seferinde barış ve kardeşlik için temennilerde bulunurdu. 
Kardeş kardeşe zulüm yapmasın, birbirini öldürmesin diye  “Xwedê  ava kê li vi agiri ke“ (Allah bu ateşe bir su döksün) duasını yapardı hep.
En zalim olana bile bedduası “Allah onu hidayet etsin” idi.
Dünyanın en iyi yürekli annesiydi benim annem.

En merhametli ve en adaletlisiydi.

Barış içerisinde, güllük gülistanlık bir memleketti.
Hepimiz için dünyanın en güçlü dayanağıydı.

Bizi efsunladığına inanırdık.

Onunla huzur bulurduk.

Tam bir yıl oldu aramızdan ayrılışı…
Ama acısı ilk gün ki kadar taze halen.
Sanki bu gün yine ölmüş annem.

Anne acısı ve hasreti ne zormuş.

Çocukken elimi tuttuğu gibi yine elimi tutmasını özledim.

Yüreği kadar temiz ve beyaz tülbentinin kokusunu özledim.

Ona Dilovan demek geldi içimden.

Çünkü herkese yetecek sevgi vardı yüreğinde.

Dayik a min i Dilovan, pir şerinu delal bu.

Ti car ji bir a me naçe.

Ölümünün birinci yılında özlem, hasretle, minnet ve saygıyla anıyorum kendisini…
YAZARIN DİĞER YAZILARI