?>

HDP’den Yeniden Refah’a: Bir yol hikâyesi

Recep Kavuş

6 ay önce

Siyasette yolculuklar bazen düz bir çizgi hâlinde ilerler, bazen de zikzaklarla örülü karmaşık bir rotaya dönüşür.

Batman ve Mardin eski milletvekili Mehmet Ali Aslan’ın HDP’den Yeniden Refah Partisi’ne uzanan siyasi serüveni tam da bu karmaşık rotalardan biri. Aslan’ın geçtiğimiz günlerde YRP’nin 3. Olağan Büyük Kongresi’nde Fatih Erbakan’ın taktığı rozetle yeni partisine adım atması, özellikle sosyal medyada sert tartışmaların fitilini ateşledi.

HDP’ye yakın kesimlerden “dönek”, “nankör”, “ihanetçi” gibi ağır ithamlar yükselirken, Aslan’ın bu tercihi kamuoyunda da merak konusu oldu. Ben de kendisine ulaşarak şu üç soruyu sormak istedim ama geri dönüş alamadım:
HDP’ye ne zaman, kimin davetiyle ve hangi gerekçeyle katıldınız?
HDP’den ne zaman ve neden ayrıldınız?
Yeniden Refah Partisi’ne geçme kararının temel sebepleri neler?
Yazı yayına hazırlanırken kendisinden bir geri dönüş alamadım. Bu nedenle siyasi geçmişini ve bu geçişin arka planını, yıllara dayanan gazetecilik deneyimime dayanarak kaleme almaya karar verdim.

Mehmet Ali Aslan, siyaset sahnesine çıkmadan önce Mıhallemi toplumunun içinde aktif bir isimdi. Öğretmenlik yapıyor, Mıhallemi Derneği’nin kuruculuğunu yürütüyor, Anadolu Arap Birliği’nin oluşumunda rol alıyor, Arapça radyo programları hazırlıyordu. Yaşayan Diller ve Lehçeler kapsamında Mıhallemi dili dersleri vererek kültürel faaliyetlerde bulunuyordu.

HDP ile yolu kesiştiğinde aktif bir siyasetçi değildi. Ancak HDP’nin 2015 seçimlerinde Arap seçmene dönük açılımı sayesinde Arap kotasından Mardin Milletvekili olarak Meclis’e girdi. Erken seçim kararıyla bu kez Batman’dan aday gösterildi ve yeniden milletvekili seçildi. Batman’da adaylığı parti içinde tartışmalara yol açsa da seçim sonucunda elde edilen başarı itirazların önüne geçti.
Aslan’ın HDP’deki siyasi duruşu hiçbir zaman tam bir aidiyet hissi yaratmadı. Parti ideolojisine uzaklığı biliniyordu; HDP ile ilişkisi daha çok ittifak temelliydi. Bu durum hem parti tabanında ona mesafeli bir yaklaşım üretti hem de Aslan’ı temkinli bir pozisyona itti.

İlişkilerin kopuşunda en önemli kırılmalardan biri de Hasankeyf’te Ilısu Barajı’na karşı yaptığı açlık grevi oldu. Bu eylem, bölge için tarihi önemde olmasına rağmen HDP’den beklediği desteği görmedi. Aslan, parti içinde giderek yalnızlaştı; bir yanda radikal ve sol kanadın dışlayıcı tavrı, diğer yanda HDP kimliği nedeniyle hakkında açılan soruşturmalar, onu hiç alışık olmadığı bir baskı ortamına sürükledi.

Selahattin Demirtaş’ın cezaevine girdiği dönem ise HDP içinde farklı kimlik ve inanç gruplarının da partiden uzaklaşmasına yol açtı. Arap ve muhafazakâr kimliğiyle Aslan da bu kopuşun doğal bir parçasıydı. Nitekim 2018 seçimlerinde yeniden aday gösterilmemesiyle HDP defteri fiilen kapandı.
Yeni Arayışlar, Açılmayan Kapılar
Aslan’ın siyasetten tamamen çekildiğini söylemek zor. Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nin kuruluş aşamalarında katılım görüşmeleri yaptığı biliniyor. Ancak çevresinden gelen tepkiler nedeniyle geri adım attı; Ak Partiye katılacağı yönünde yıllarca iddalar öne sürüldü; fakat bu kapı da kendisine hiçbir zaman açılmadı.
Ve nihayet Yeniden Refah Partisi… Milletvekili rozetini bizzat Genel Başkan Fatih Erbakan’ın taktığı Aslan’ın bu geçişi, uzun süredir fiilen bitmiş olan HDP ilişkilerinin resmen sona erdiğini ilan etti.
Bir HDP eski milletvekilinin sağ-muhafazakâr bir partiye geçmesi elbette alışıldık bir durum değil. Tepkilerin büyüklüğü biraz da bu yüzden. Ancak Aslan’ın siyasi kimliğine yakından bakanlar için Yeniden Refah’a geçişi aslında şaşırtıcı değil. Çünkü kendisi tarihsel olarak HDP geleneğine bağlı biri değildi; partiden aday olması bir ittifak ve kontenjan tercihiyle sınırlıydı.

Bu nedenle yaşananları “ihanet” ya da “dönemsel hesap” olarak nitelemek bana göre ağır bir ithamdır. Eleştirilecek bir şey varsa, o da HDP’nin aday belirleme süreçlerinin yıllardır tartışmalı ve sorgulanmaya muhtaç yapısıdır. Nitekim bu sistem sadece Aslan örneğinde değil; geçmişte Kozluk Belediye Başkanı’nın AK Parti’ye geçişinde, bu yıl iki Gercüş-Köprü Belediye Başkanı’nın Dem’den istifa edip AK Parti’ye katılmasında da karşımıza çıkmıştı.

Sonuç

Mehmet Ali Aslan’ın HDP’den Yeniden Refah’a uzanan yolculuğu, kişisel tercihlerden çok Türkiye siyasetinin karmaşık ittifaklar ve temsil arayışlarıyla ilgili bir hikâyedir. Arap kimliği ve muhafazakâr duruşuyla HDP içinde zaten uzun ömürlü olması beklenmeyen bir aktörün, yıllar sonra doğal gördüğü bir siyasi adrese yönelmesi olarak da okunabilir.
Geriye tartışılması gereken asıl soru kalıyor:

Bu geçiş, Aslan’ın tercihlerinden çok HDP’nin aday belirleme sisteminin bir sonucu değil mi?

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI