?>

Çiftçinin hayal kırıklığı senesi...

Recep Kavuş

10 saat önce

Batman bir tarım şehridir. Bu nedenle Ekonomisi tarıma ve hayvancılığa dayalıdır.
Batman ekonomisinin döngüsü tarımsal gelirlere bağlı olması nedeni ile istihdam ve geçimin geneli çiftçilik üzerinedir.
Çiftçi kaybettiği zaman Batman ekonomisi de geriliyor, işsizlik ve yoksulluk artıyor.  

Batman dört tarafı akarsular, su kanalları ile çevril olmasına rağmen genelde kuru tarım yapılmaktadır. Hububat ekimi yapan Batmanlı çiftçiler   bir hasat sezonunu daha geride bıraktı. Ancak geride kalan yalnızca biçilen tarlalar değil; umutlar, emekler ve bir yıl boyunca verilen mücadelenin sonunda yaşanan büyük hayal kırıklığı oldu.

Hasat dönemi, çiftçi için normalde bayramı demektir. Emeğinin karşılığını aldığı, borçlarını kapattığı, yeni sezonun hazırlığını yaptığı dönemdir. Ne var ki bugün birçok üretici için hasat, sevincin değil, hayal kırıklığı ve kaygının başlangıcına dönüşmüş durumda. Çiftçi artık ürününü sattığında ne kadar kazanacağını değil, gelecek yıl tarlasını hangi parayla ekeceğini düşünüyor.
Son yıllarda tarımsal üretimde en büyük sorunlardan biri hızla artan girdi maliyetleri. Gübre, mazot, tohum, zirai ilaç ve arazi kiraları sürekli yükselirken ürün fiyatları aynı hızla artmıyor. Bunun sonucunda üretici her geçen yıl biraz daha yoksullaşıyor.
Yaptığım analiz, bu gerçeği rakamlarla da ortaya koyuyor.

Bir dekar buğday üretiminde yalnızca temel girdiler dikkate alındığında ortaya çıkan maliyet tablosu şöyle: Buğday tohumu: 704 TL, Taban gübresi: 875 TL, Üre gübresi: 875 TL, CAN gübresi: 625 TL, Yabancı ot ilacı: 350 TL, Pas ilacı (iki uygulama): 700 TL, Süne ilacı: 100 TL, Mazot: 544 TL, Arazi kirası: 3.000 TL

Toplam temel girdi maliyeti 7.773 TL'ye ulaşıyor.

Üstelik bu hesaplamada işçilik, biçerdöver ücreti, sulama giderleri, traktör bakım ve amortismanı, finansman maliyetleri ile üreticinin kendi emeğinin karşılığı yer almıyor. Yani gerçek üretim maliyeti bunun da üzerinde.
Peki, bu maliyetin karşılanabilmesi için üreticinin ne kadar ürün elde etmesi gerekiyor? Bu sene   16,52 TL/kg olan TMO alım fiyatında ise 471 kilogram ürün alınması gerekiyor.
Oysa birçok bölgede ortalama verim 400 kilogramın çok altında gerçekleşiyor.  
Bu tablo açık bir gerçeği ortaya koyuyor. Serbest piyasa ve TMO  fiyatları  üretici maliyetini karşılayamıyor.

Çiftçinin içinde olduğu ekonomik zorluklar  yalnızca bu yılın sorunu değil. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir alarm söz konusu. Çünkü üretici kazanmıyorsa üretime devam etmesi de her geçen gün zorlaşıyor. Bugün üretimden vazgeçen her çiftçi, yarının gıda güvenliği açısından da önemli bir kayıp anlamına geliyor.

Bu nedenle çözüm yalnızca alım fiyatını artırmakla sınırlı olmamalıdır. Girdi maliyetlerini düşürecek politikalar hayata geçirilmeli, gübre ve mazot destekleri gerçek maliyetleri karşılayacak seviyeye çıkarılmalı,  alım fiyatları açıklanırken gerçek üretim maliyetleri esas alınmalıdır.
Çiftçi hibe veya destek beklemiyor; emeğinin karşılığını almak istiyor.
Batman gibi ekonomisi tarıma dayalı şehirlerde üretici para kazanamazsa üretim azalır. Üretimin azaldığı yerde ise sadece çiftçi değil, toplumun tamamı kaybeder.

Hasat bitti. Ancak çiftçinin hesabı hâlâ kapanmadı. Çünkü bu yıl da birçok üretici ürününü satarken yine hayal kırıklığı yaşadı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI