?>

Katliam gibi cinayetlere artık "Dur" denilmeli...

Recep Kavuş

9 saat önce

Pazar akşamı Asri Mezarlık yerleşkesinde yaşanan korkunç cinayet, bir kez daha Batman'ı yasa boğdu.
Bir baba, oğlu ve yeğeninin yaşamını yitirdiği saldırı, sadece bir aileyi değil, bütün kenti derinden sarstı.

Olayla ilgili farklı iddialar ve senaryolar konuşuluyor.

Hangisi doğru olursa olsun, ortaya çıkan tablo insanın kanını donduruyor.

İddiaya göre insanlar bir ihbarla olay yerine çağrılıyor ve ardından silahlı saldırıya uğruyor. Beş kişiden üçünün olay yerinde hayatını kaybetmesi, saldırının ne kadar acımasız ve planlı olduğu yönündeki endişeleri artırıyor.
Hayatını kaybedenlerin cenazesine binlerce kişi katıldı. Batman halkı acılı aileyi yalnız bırakmadı. Vefat edenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz.
Böylesine büyük bir acının ardından Direk ailesine düşen en önemli görev, metanetini korumaktır.
Çünkü adalet, öç almayla değil, mahkeme salonlarında aranmalıdır.
Cinayeti işleyenlerin hak ettikleri cezayı vermek devletin görevidir.

Kolluk kuvvetleri ve yargı makamları olayın üzerine kararlılıkla gitmeli, sorumlular en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Ancak bu olayı yalnızca iki aile arasında yaşanmış bir husumet olarak görmek büyük bir yanılgı olur.
Bu tür cinayetler sadece tarafları değil, bütün Batman'ı yaralıyor. Toplumsal barış zarar görüyor, insanlar kendilerini güvende hissetmiyor. Daha da önemlisi, her yeni cinayet başka intikamların ve yeni acıların kapısını aralıyor.

Kan, kanla temizlenmez. Hiçbir gerekçe, bir insanın yaşam hakkını elinden almayı meşru kılamaz.

Ne yazık ki bu ilk olay değil. Bu yıl içerisinde yaşanan kaçıncı kanlı saldırı, kaçıncı katliamı andıran cinayet... Her defasında aynı acıları yaşıyoruz.

Bu yaşanan katliamlarla ilgili tarafları suçlamak da yeterli değildir. Taraflar arasındaki husumetleri çözmek için zamanında devreye giremeyen herkesin sorumluluğu vardır. Siyasi partiler, kanaat önderleri, aşiret temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve âlimler; toplumsal barışı sağlamak adına daha etkin rol üstlenmek zorundadır.

Olayın ardından sosyal medyada paylaşım yapan ve Direk ailesini yakından tanıyan Eşref Tarhan'ın sözleri, aslında yaşanan trajedinin özeti niteliğinde:

"İrfan Direk, tanıdığım en barışsever ve yufka yürekli insanlardan biriydi. Hac dönüşünde birçok kişiyi devreye sokarak başlarındaki bir husumeti barışla bitirmeye çalıştı ancak başarılı olunamadı. Dün gece aynı aileye kanlı pusu kuruldu ve üç kişi hayatını kaybetti. Batman kan ağlıyor. Bu katliamı lanetliyor, barış için yeterince çaba gösteremeyen tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve kanaat önderlerini eleştiriyorum. Ölüme ve öldürmeye engel olamadık."

Bu sözler üzerinde herkesin düşünmesi gerekiyor. Çünkü gerçekten de zamanında gerekli çaba gösterilebilseydi, bugün belki üç insan hayatta olacaktı; başka insanlar da katil sıfatıyla anılmayacaktı.
Artık bu acı döngüyü kırmak zorundayız.
Bunun yolu yalnızca suçluları cezalandırmaktan geçmiyor. Bireysel silahlanmanın önüne geçilmeli, şiddeti meşrulaştıran anlayış terk edilmeli, gençleri suça sürükleyen çeteleşmeyle etkin mücadele edilmeli ve insanların kendi adaletini kendilerinin sağlamaya çalıştığı anlayış sona ermelidir.

Batman, geçmişte aşiret çatışmalarıyla, kan davalarıyla ve kardeş kavgalarıyla yeterince bedel ödedi. Bu şehir artık yeni mezarlar değil, yeni umutlar görmek istiyor.

Batman'ın kana, gözyaşına ve cinayetlere değil; huzura, kardeşliğe ve barışa ihtiyacı var.
Katliam gibi cinayetlere artık hep birlikte "dur" demenin zamanı çoktan geldi.
Husumetleri ve aileler arasında yaşanan sorunları mahkemelerde çözemiyorlarsa, bu şehrin vicdanları seferberlik ruhuyla devreye girip bunları çözmelidir.

Bir daha bu tür acılar yaşanmasın şehrimizde. Katliam gibi cinayetlere artık "dur" denilmesi gerekir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI